Friday, 12 June 2009

SIGARA HAKKINDA HERSEY

A-Z’ye Sigara
Sigara hakkında öğrenmek istediğin birşeyler varsa..
Sigara hakkında arşatırma yapmak istiyorsan..
Sigarayla iligili sormak istediklerin varsa..
Sigarayı bırakmak istiyorsan..
Sigarayı çok seviyorsan..
Sigarayla ilgili bir sunum hazırlıyorsan..
Sigara konusu ilgini çekiyorsa..
Sigarayla iligili bildiklerini paylaşmak istiyorsan..
Sigarayla ilgili komik bir hikayen varsa..

A
Alkol ve Sigara
Allen Carr, sigarayı bırakmanın kolay yolu
Aman yavrum sigara içmesin
Azaltarak asla sigara bırakma
Ara sıra sigara içenler
Acaba sigarayı ne zaman bıraksam?
Ayşe Arman sigara hakkında ne yazdı?


B
Bağımlılık ve Sigara
Beynin sigara yalanlarıyla yıkanmış
Bırakmak neden zordur?


C
Sigara Cezaları
Can sıkıntısı ve sigara

Ç
Çantada Sigara
Çocuklar Sigara içiyor

D
Damarlarda Sigara
Dişler de sigara içiyor
Dünya Sigarasızlık Günü

E
Enerjini çalan sigara
Emre Üstünuçar- “sigarayı bıraktıran çocuk”
Esir ettin beni sigara


F
Fazla sigara içtim..
Filmlerde sigara

G
Gizli gizli sigara içenler
Gülse Birsel sigara içenleri uyarıyor


H
Her derde deva Sigaralar


İ
İndirmli sigara bırakma
İradem sigarayi bırakmaya yetmiyor
İşyerlerinde sigara

K
Karikatürle sigara bırakma
Keyifli sigaralar
Kilo ve Sigara
Konsantrasyon ve sigara


L
Leke yapan yine sigara
Lütfen sigara içme!

M
Maç izlerken sigara içmek
Meslekler ve sigara
Mobil terapi ile sigara bırakma

N
Neden Sigara içeriz?
Nefes alma ve sigara
Nice mutlu sigarasız yıllara
Nikotin ve sigara

O
Okullarda sigara içiliyor
Olimpiyat ve Sigara

Ö
Özel sigaralar
Özgüven ve sigara


P
Pahalı sigaralar
Pasif sigara içme
Patlicanda sigara

R
Rahatlama ve sigara
Resmi dairelerde sigara

S
Sabah sigaraları
Sigarasız hayat
Sigarayı bırakmak zor mu?
Sigara ve Stres
Sigara içmenin avantajları
Sigara özlenir mi?
Sigarayı bırakmanın kolay yolu
Sigara içmeyenlere öneriler
Sigara yasakları
Sigarasız ofisler
Sigara istatistikleri
Sigara vakıfları
Sosyal Baskı ve sigara
Son sigara
Spor ve sigara

Ş
Şarkılarda sigara
Şeker ve sigara
Şirketlerde sigara bırakma seminerleri

T
Tek bir sigara
Telefon ve sigara
Trafikte sigara
Türk gibi sigara içmek


U
Uçakta sigara içmek
Uyku ve sigara

V
Veliler sigara bırakıyor
Vergi ve sigara


Y
Yakmadan ucunu sigara içmek
“Yarın sigarayı bırakacağım”
“Yatmadan sigara içmezsem uyuyamam”
Yeşilay sigara bıraktırıyor
Yılbaşı gecesi sigarayı sakın bırakma!

Z
Zaman ve Sigara
Zararlarını bile bile sigar içmek
Zor zamanlarda sigara


A-Z’ye Sigara

A
Alkol ve Sigara
Alkol içerken içilen sigara, bazı sigara içicilerine daha özelmiş gibi gelir. Ve pek çok sigara içicisi alkol aldığında içtiği sigara sayısı artar. Aramızda yok mu hiç alkol aldığı anlarda daha çok sigara yakan?
Bunun 3 sebebi vardır:
1. Alkol içtiğimiz anlar genelde rahatladığımız, sakin olduğumuz anlardır. Bazen buna sevdiğimiz insanlarla sohbet etmekte ve/veya yemek de eklenebilir. Dolayısıyla asıl özel olan o an’ın kendisidir, o sırada sigara içerek kendini zehirlemek değil.
2. Alkol aldığımız zaman bir şey yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlar. Ne? Alkol aldığımız anlarda korkularımız yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlar. Alkol sigaranın ne kadar ölümcül bir hastalık olduğunu bir süreliğine bize unutturur ve sigara içmenin yarattığı sağlık korkusunu hissetmemizi önler. Yani alkol, “sigara içmenin yarattığı korku ve suçluluk duygusunu” hissetmemizi önler. Bu sebeple alkol aldığımız anlarda hem korkmadan hem de bir suçluluk duygusu yaşamadan kendimizi bol bol sigarayla zehirleyebiliriz. Alkollü anlarda sigara içmeyi daha özelmiş gibi hissettiren diğer sebep budur.
3. Her insanın vücudunun sigaranın içindeki zehirlere belli bir tolerans gücü vardır. Kimisinin vücudu 5 adet, kimisinin 20 adet, kimisinin ise 50-60 adet sigarayı kaldırır. Alkol aldığımız anlarda daha çok sigara yakmamızın ve alkol yanındaki sigaraları daha özel zannetmemizin diğer bir sebebi ise, alkolün vücudumuzun hassasiyetini uyuşturmasıdır. Bu sebeple alkol alan herkes, vücudunun kaldırabileceğinden daha çok zehiri, zorlanmadan vücuduna sokabilir. Ve vücudunun uyuşmuş olması sebebiyle zehirlerin ağırlığını hissedemez. O yüzden alkollü anlarda yakılan sigaralar daha özelmiş gibi gelir. Bu nasıl bir hobi-keyiftir ki, ne kadar az hissedersem o kadar özel oluyor! Ne zaman alkolün etkisi gider (genelde ertesi sabahları) ne kadar çok “sigara içmişim”i o zaman fark ederiz, boğazımızda hissederiz.


Allen Carr, sigarayı bırakmanın kolay yolu
Allen Carr, sigarayı bırakmanın kolay yolu yöntemi dünyanın en başarılı sigara bırakma yöntemidir. 40 ülkede, 25 yıldır, 10 milyon insan Allen Carr yöntemiyle sigaradan kurtuldu.
devamı için tıklayınız.

Aman yavrum sigara içmesin
“Aman yavrum içmesin” diye tüm anne babaların içinden geçer.

Yarunuzun sigara içmesi sadece içinizdeki bir endişe olarak kalmasın. Sigara veya herhangi başka bir tütün ürünün çocuğunuzun hayatına girmesine izin vermeyin.
Anne babalar çocuklarını sigaradan korumaya çalışırken, bazen hatta içmelerine sebep olabiliyorlar. Bu konuda öğrenebileceğiniz birkaç önemli ve bilinçli davranışla yavrunuzun sigaraya başlama ihtimalini düşerebilirisiniz!
Sakın “çocuğum sigarayı denemek için daha çok küçük..” yanılgısına düşmeyin. Sigaraya başlama yaşı ülkemiz dahil tüm dünyada 11’e düştü ve araştırma sonuçlarına göre deneyen her üçüncü çocuk sigara bağımlısı oluyor. Arkadaşları çocuğunuza en az bir kez, muhtemelen birkaç kez (genelde denetene kadar) sigara ikram edecektir.
Sigarayla çocuğunuzun arasındaki en güçlü duvar “SİZ” olabilirsiniz.
Anne baba olarak çocuğunuzla sigara arasındaki en güçlü duvar olduğunuzun bilincine varmanız, bu konuda sorumluluk almanız ve bilinçli davranmanız son derece önemlidir.
Bazı konuları çocuklarımızla konuşmak çok zordur, örn. uyuşturucu, alkol, sigara veya cinsellik. Bu zorlanma hatta konuşmaktan kaçınmamıza bile sebep olur.
Halbuki araştırma sonuçlarına bakıldığında, bu konuları doğru, bilinçli ve samimi konuşabilen ailelerin çocukları bu konularda sorun yaşamalarını yarı yarıya indiriyor.
Ve ne kadar sık ve erken konuşulursa o kadar da etkili olduğu biliniyor.
Çocuğunuzun sigaraya başlamasını önlemek ve sağlıklı, özgür bir hayat yaşamasını istiyorsanız, çocuğunuza yaşayabileceği tehlikeleri fark ettirmek sizin sorumluluğunuzdır.
Sigaraya başlamasını önlemek için size ipuçları:
Sigaradan korumak için Olmazsa Olmazlar..

1. Sigara içilmeyen bir ortam yaratın.
 Evinizde sigara içmeyin. Pasif sigara içiciliğini engelleyin.
 Yakınlarınız, arkadaşlarınız, misafirleriniz istedikleri yerde sigara içebilirler ama çocuğunuzun yanında sigara içmelerine asla izin vermeyin.
 Sigara içmek normal bir davranışmış gibi davranmayın.
 Evinize gelenleri sigara konusunda uyarın.
 Hem fiziksel hem görsel olarak sigaranın olmaması son derece önemli!
2. Kendiniz sigara içiyorsanız hemen bırakın.
 Sigara konusunda örnek olun, sigara içiyorsanız hemen kurtulun.
 İyi çocuklarınız olsun istiyorsanız, iyi bir yetişkin olun. Çocuklarınızın insanları sevmelerini istiyorsanız, siz insanları sevin. Çocuklarınızın kibar olmalarını istiyorsanız, siz kibar olun. Çocuklarınızın ne olmasını istiyorsanız siz de o olun.
 Söyledikleriniz de önemlidir, ama davranışlarınız daha önemlidir.
3. Sigara Hakkında Eğitin.
 Mümkün olduğu kadar sigara konusunu ele almaya erken başlayın,
 Öğretmenleriyle işbirliği içinde olun (sigara konusunun düzenli ele alınmasını hatırlatın, projeleri destekleyin, veli toplantısında gündem yaratın)
 Onun sigara içmesi sizin için nasıl bir hayal kırıklığı olacağını açıkça ifade edin, ama lütfen tüm bunları yaparken ona ders verirmiş gibi değil, anlayışlı, kararlı ve sakin olun..
 Gençlerin genelde neden sigaraya başladıklarını çok iyi anladığınızı da ifade edin (bir gruba ait olma, havalı ve büyük görünme, merak ve deneme arzusu, bir veya birkaç arkadaşları var içen, isyan etme/yasaklara karşı olma/ farklı olma)
4. Sigaranın “çok normal” bir şey olduğunu asla yaşatmayın.
 Örn. yolda birilerini sigara içerken gördünüz, tam yakmak üzere veya sigarasını yola attı, bu gördüklerinizle ilgili ne hissediyorsanız söyleyin,
 Örn. Süpermarkette veya bakkalınızda ki sigara raflarının önünden geçerken bunların satışları hakkında düşündükleriniz paylaşın,
 Örn. Trafikte sigara içilen araçlar gördüğünüzde, ne kadar pis kokuyor olacağını dile getirin ve
 tüm bu konularda kendisinin de fikri ne sorun.
5. Sigara hakkında konuşma fırsatları yaratın.
 Bir film sahnesinde veya televizyonda güçlü, havalı, gösterişli, sportif ve benzeri olumluluklarla gösterilen sigara içicileri aslında tam tersi kişiler olduğunu hemen vurgulayın,
 Antramandan alırken, yemek yerken, alışveriş merkezinde bir dinlenme molasında, ve benzeri durumlarda sigara içilmeyen bölümleri tercih edin ve neden burada oturmayı tercih ettiğinizi açıklayın,
 Akşam yatmadan önce sohbetinde gençlerin sigara içme konusunda ne düşündüğünü kendisine açıkça sorabilirisiniz
6. Çevresiyle baş etmeyi öğretin.
 En güçlü sigaraya başlama sebeplerinden biri arkadaş baskısıdır.
 Sigaraya “Hayır” diyebilmesi için onun da hoşuna gidebileceği birkaç cümle bulun birlikte. Hazırlıksız yakalanmsın Bazen yoğun baskı altında yaratıcı bir cevap aklına gelmeye bilir, ama ufak bir hazırlık ile bu tarz durumlarla daha rahat baş edebilirler.
 Mizah kullanmayı öğretebilirsiniz:
“Yok sağol…
…Dişlerim beyaz kalsın istiyorum”
…Sigara bu kıyafetime uymuyor”
…Kız arkadaşım kül tablasıyla öpüşmeyi sevmiyor”
 Baskıyı tersine çevirmeyi öğretebilirisiniz:
“Havalı gözükmek için sigaraya ihtiyacın mı var senin?”
 Soru sorarak cevap vermeyi öğretebilirsiniz:
“Bu kadar kötü kokan bir şeyi neden deneyeyim ki?
“Sen sigara içen bir atlet tanıyor musun?
“Neden ciğerlerime öyle pis bir şey göndereyim ki?
 Konuyu değiştirmeyi öğretebilirisiniz
“Abi geçen gün harika bir film seyrettim”
“Yeni açılan …..’e gittin mi?”
7. Pasif içiciliği her ortamda engelleyin.

8. Konuyla iligili daha fazla bilgi almak için lütfen Allen Carr Türkiye Uzmanlarını arayın 0212 – 358 53 06-07.
Geçen yüzyılın insanı olmayı bırakın artık, sahte oluşturulmuş bir modaydı o zamanlar sigara!
21.yüzylın Anne Babaları olun artık!
21.yüzyılın Anne ve Babaları sigara içmiyor 


Azaltarak asla sigara bırakma!

Sigarayı Azaltmak?
Aman Dikkat Tuzak!

Tiryakilerin çoğu sigarayı ya bırakmaya hazırlık olsun diye ya da Nikotin bağımlılığını kontrol etmek amacıyla azaltırlar. Azaltmak maalesef birçok doktor ve kitap tarafındanda yardım olarak önerilir. “madem bırakamıyorsun o zaman az içmeyi dene…bırakmak senin için bu kadar zor ise o zaman günde en fazla 3-5 tane iç…”
Ne kadar az sigara içerseniz o kadar iyi tabii ama sigarayı azaltmak tamamen bırakmak isteyenler için bir işkencedir. Sigarayı azaltma çabaları yaşam boyunca bırakamamanıza neden olur.
Genellikle sigarayı bırakma girişimlerinden biri başarısız olduğu zaman daha az sigara içmeye yönelinir. Tiryaki birkaç saat ya da gün sigarasız kaldıktan sonra kendisine, “Tamamen sigarasız yaşamaya dayanamayacağım, bundan sonra yalnızca en sevdiğim sigaraları içeceğim veya günde sadece on sigara içeceğim. Bunu başarırsam ya bu düzeyde kalırım ya da daha da azaltırım,” der.
Fakat feci şeyler olur.
1. Yapabileceğiniz en kötü şeyi yapmış olursunuz çünkü Nikotine olan bağımlılığınız devam ederken psikolojik bağımlılığınız artar.
2. Bütün hayatınız bir sonraki sigarayı düşünerek geçirmeye başlarsınız.
3. Sigarayı azaltmadan önce canınız ne zaman isterse bir sigara yakıyor ve özlemini hiç değilse kısmen gideriyorken, şimdi yaşamın doğal stresine ve sıkıntısına bir de nikotin eksikliğinin verdiği özlem duygusu eklenir. Sinirli ve perişan olmanıza kendiniz neden olursunuz.
4. İsteğinize hep boyun eğdiğiniz zamanlar içtiğiniz sigaraların çoğundan zevk almazsınz, çoğunu içtiğininizi bile fark etmezsiniz. Otomatik içtiğiniz bir sürü sigaranız olur gün boyunca. Keyif aldığınıza inandığınız sigaralar yalnızca bir süre sigarasız kaldıktan sonra içtiklerinizdi(örneğin günün ilk sigarası, sindirim sigarası, mola sigarası vs.) Şimdi ise her birini belli bir aradan sonra içeceksiniz ve hepsini özel yapacaksınız.
Artık içeceğiniz sigaralar için bir saat daha fazla beklediğinizden hepsinden “zevk” almaya başlarsınız. Ne kadar çok beklerseniz aldığınız “zevk” o kadar büyükmüş gibi gelir. Bu “zevke” aslında sigara değil gerginliğin sona ermesi neden olur. Bu gerginlik de Nikotin eksikliğinden ya da insanın zihninde yarattığı özlemden kaynaklanır. Ne kadar uzun süre sigarasız kalırsanız sigaradan alacağınız “zevk” o kadar artar.
Sigarayı bırakmanın en zor yanı kimyasal bağımlılık değildir. Onu atlatmak kolaydır. Tiryakiler bütün gece sigarasızlığa dayanırlar, sigara özlemi yüzünden uyanmazlar bile. Birçok tiryaki ilk sigarasını yakmadan önce yatak odasından çıkmıştır. Birçoğu önce kahvaltı yapar. Bazısı işe gidene kadar bile bekler.
On saat boyunca sigara içmezler ve bu onları rahatsız etmez fakat gündüz on saat sigarasız kalsalar çıldırırlar.
Çoğu tiryaki yeni bir araba alınca içinde sigara içmek istemez. Tiryakiler sigaranın eksikliğini fazla duymadan süpermarketlere, tiyatroya, doktora, hastanelere vs. giderler. Metrodaki sigara yasağı yüzünden bile ayaklanma çıkmadı. Tiryakiler sigara içmeleri kısıtlandığı zaman neredeyse sevinirler. Aslında uzun süre sigarasız kaldıkları için gizliden gizliye bir keyif alırlar. Bu onlara bir gün sigara içmek istemeyecekleri umudunu verir.
Sigarayı bırakmanın en zor yanı Nikotinsizlik değildir beynimizi kazılmış yanlış inanışladır! Örn. sigaranın bir tür destek veya ödül olduğuna inanmak veya sigarasız yaşamın aynı zevki vermeyeceğini zannetmek veya yemek sonrası sigaralarının tadı güzel olduğuna inanmak v.s.
Sigarayı azaltmak size sigarayı bıraktıracağı yerde özgüveninizin kaybolmasına, perişan bir hale düşmenize ve dünyadaki en değerli şeyin bir süre sonra içeceğiniz sigara olduğuna ve onsuz artık mutlu olamayacağınıza inanmanıza yol açar.

Sigarayı azaltmaya çalışan tiryakiler acınacak duruma düşerler. Daha az sigara içtikleri zaman canlarının sigarayı daha az isteyeceği yanılgısına düşerler. Aslında durum tam tersidir. Daha az sigara içtikleri zaman daha çok sigara özlemi çekerler; sigaradan aldıkları “zevk” artar. Böylece azaltmak sigarayı hem bıraktırmaz hem de bırakmamızı zorlaştırır, çabaların tümü hem başarısızlıkla sona ermeye mâhkumdur hem de büyük bir işkencedir. Başarısızlıkla sonuçlanır çünkü tiryaki daha az içmeye alışınca sigarayı daha az isteyeceği yanılgısına düşer. Fakat söz konusu olan bir alışkanlık değil, bağımlılıktır ve bağımlılığın temelinde giderek daha az değil daha fazla istemek vardır. Tiryaki sigarayı azaltabilmek için yaşam boyu irade gücüne ve disipline gereksinim duyar. Sigarayı bırakacak kadar iradeniz yoksa azaltacak kadarı hiç yoktur. Bırakmak çok daha basit ve acısızdır.
Sigarayı azaltmak insanı öyle bir hale getirir ki, sigara tiryakinin yaşamını tamamen kontrolü altına alır ve tiryaki dünyanın en güzel şeyinin bir sonraki sigara olduğuna inanmaya başlar.
Azaltmanın başarısızlığa uğradığı binlerce hikâye duymuşsunuzdur. Başarıyla sonuçlandığını bildiğiniz birkaç girişim ise oldukça kısa bir süre sonra gerçekleşmiş ve tiryakinin aniden sigarayı tamamen bırakmasıyla sona ermiştir. Bu tiryakiler sigarayı azaltmalarına rağmen bırakmışlardır, azalttıkları için değil. İnsan sigarayı azaltarak yalnızca çektiği eziyeti artırmış olur. Başarısızlıkla sona ermiş bir sigarayı azaltma girişiminden sonra tiryakinin sinirleri yıpranmıştır ve bağımlılığın ömrünün sonuna kadar süreceğine inanmaya başlar. Bu onun bir girişimde daha bulunana kadar bir kaç yıl daha sigara içmesine neden olur.
Bir de şöyle bakın olaya:
Aslında sigarayı azaltmak sigaranın ancak bir süre yoksun kaldıktan sonra zevk verdiğini kanıtlar! Bu da sigara içmenin ne kadar gereksiz olduğunu açık bir şekilde ortaya koyar.
Sigarayı azaltmakla ortaya çıkan ikinci önemli nokta ise arada bir içilen sigara diye bir şeyin olmamasıdır. Sigara içmek, kırmak gayreti göstermezseniz yaşamınız boyunca sürecek zincirleme bir olaydır.
UNUTMAYIN: SİGARAYI AZALTMAK SİZİ DAHA KÖTÜ DURUMA DÜŞÜRÜR.


Ara sıra sigara içenler

Çok sigara içenler ara sıra sigara içenleri genellikle kıskanırlar. Buna hiç gerek yoktur. Ara sıra sigara içenler bir bakıma daha çok bağımlıdırlar ve asıl acınacak durumda olan onlardır. Gerçi sağlık açısından daha az risk alırlar ve daha az para harcarlar ama diğer bakımdan daha kötü durumdadırlar.
Tiryakilerin hiçbirinin sigaradan zevk almadığını unutmayın. Tiryakilerin zevk aldıkları tek şey sigara özlemini gidermektir. Bu yüzden zamanla birbiri ardına sigara içmeye başlarlar.
Birbiri ardına sigara içmeyi engelleyen üç ana neden vardır.
1. PARA: Birçok tiryakinin daha fazla sigara satın alabilmesi için yeterli parası yoktur.
2. SAĞLIK: Kendisini sigara özleminden kurtarmak için
vücuduna zehir vermek zorundadır. Vücudunun bu
zehirle başa çıkma kapasitesi insandan insana ve
kişinin o andaki durumuna göre değişir. Bu sigara
tüketimini otomatik olarak kısıtlar.
3. DİSİPLİN: Bu disiplin toplum, iş yeri, arkadaşları,
yakınları ya da kafasındaki sürekli çekişmeden dolayı
kendisinden kaynaklanır.
Bu aşamada bazı terimleri tanımlamak yerinde olur.
SİGARA İÇMEYENLER: Hiçbir zaman tuzağa düşmemiş fakat bu yüzden de övünülecek yanları olmayan, sadece tanrının lütfunu üzerinde taşıyan kişilerdir. Başlangıçta kimse bağımlılık kazanacağını sanmaz. Sigara içmeyen bazı kişiler ara sıra bir sigara içerler.

ARA SIRA SİGARA İÇENLER: Bunlar iki gruba ayrılırlar:
1. Farkında olmadığı halde tuzağa düşmüş tiryakiler.
Onları kıskanmaya hiç gerek yoktur. Onlar daha
merdivenin ilk basamağındadırlar ve büyük bir
olasılıkla yakında ağır birer tiryaki olacaklardır.
Bütün alkoliklerin arada sırada içki içerek başladığını unutmayın, aynı şekilde bütün içiciler de arada sırada sigara içerek başlarlar.
Anımsayın: Siz de ara sıra içerek başlamıştınız.
2. Eskiden çok sigara içen ve sigarayı tamamen
bırakamayacağını düşünen kişilerdir. En acınacak
durumda olan bunlardır. Bunlar üzerinde ayrı ayrı
durulması gereken alt gruplara ayrılırlar.

GÜNDE BEŞ TANE SİGARA İÇENLER: Sigara onun için gerçekten bir zevkse neden yalnızca beş tane içer? Bağımlı değilse ve kolaylıkla bırakabiliyorsa neden içmeye devam eder? Unutmayın, “alışkanlık” insanın kafasını duvara vurmasıdır, acı yok olduktan sonra bir rahatlama duygusu belirir. Günde yalnızca beş tane sigara içen tiryaki sigara özleminin verdiği stresi günde bir saat bile gideremez. Günün geri kalan bölümünü ve yaşamının büyük bir kısmını farkında olmadan kafasını duvara vurarak geçirir. Parası yetmediği veya sağlığını düşündüğü için yalnızca beş tane sigara içer. Koyu bir tiryakiyi sigaranın zevk vermediğine inandırmak kolaydır da gelin bir de ara sıra içen birini inandırmaya çalışın. Şimdiye kadar sigarayı azaltmaya çalışmış herkes bunun gerçek bir eziyet ve yaşamının geri kalanını bağımlı olarak geçirmenin bir garantisi olduğunu iyi bilir.

YALNIZCA SABAHLARI VE AKŞAMLARI SİGARA İÇENLER: Günün bir yarısında sigarasızlık özlemi çekerek kendine ceza verir diğer yarısında bu özlemi giderir. Zevk alıyorsa neden bütün gün sigara içmediğini, almıyorsa neden içtiğini bir sorun kendisine.

ALTI AY İÇEN ALTI AY İÇMEYENLER: (Ya da “İstediğim an bırakabilirim, şimdiye kadar binlerce kez bıraktım.”) Sigaradan o kadar zevk alıyorsa neden altı ay boyunca içmez? Zevk almıyorsa neden altı ay sonra tekrar başlar? Aslında bağımlılığından hiçbir zaman kurtulamaz. Gerçi bedensel alışkanlığından kurtulur ama asıl sorun –o inandırıldığı aldatmacalar– etkisini hâlâ sürdürür. Sigarayı her bırakışında artık bir daha başlamamayı umar ama bir süre sonra yine tuzağa düşer. Birçok tiryaki sık sık bırakıp sonra tekrar başlayanları kıskanır. “İnsanın istediği zaman sigara içip istemediği zaman içmemeyi böyle kontrol edebilmesi ne güzel bir şey,” diye düşünür. Aslında bu tür tiryakiler hiçbir şeyi kontrol edemezler. Sigara içtikleri zaman içmemeyi isterler. Bırakmanın bütün angaryasını yaşadıktan sonra yoksunluk duygusu başlar ve tekrar tuzağa düşüp sigara içmemeyi istemeye başlarlar. Her bakımdan en kötü durumu seçmiş olurlar. Sigara içerken içmemeyi isterler sigarayı bırakmayı başardıklarında ise tekrar başlamak isterler. Şöyle bir düşündüğünüzde bütün tiryakilerin aynı durumda olduğunu fark edersiniz. Sigara içebildikleri zamanlar ya bunu gayet normal karşılarlar ya da keşke içmesek derler. İçemedikleri zamanlar sigaranın değeri artar. Tiryakinin içinde bulunduğu iğrenç ikilem işte budur. Bu ikilemden kurtulamaz çünkü hâlâ bir efsane, bir hayal peşindedir. Tek çıkar yol sigarayla birlikte bu hayalden de vazgeçmektir.

YALNIZCA ÖZEL ANLARDA SİGARA İÇENLER: Evet işin başında hepimiz yalnızca özel anlarda içeriz. Bu özel anların bu kadar çabuk artması ne garip değil mi? Daha ne olduğumuzu anlamadan sürekli içmeye başlarız.

SİGARAYI BIRAKMIŞ FAKAT HÂLÂ ARA SIRA BİR SİGARA YA DA PURO İÇENLER: Bir bakımdan en kötü durumda olanlar bunlardır. Ya sürekli bir şeyden yoksun kaldıkları duygusu içindedirler ya da ara sıra içilen puroların sayısı artar. Tiryaki karanlığın içine giden ince bir ipin üzerinde yürümektedir. Er ya da geç ağır bir tiryaki olacaktır. Sigaraya başladığı zaman düştüğü tuzağa düşmüştür.
Acaba sigarayı ne zaman bıraksam?


Ayşe Arman sigara hakkında ne yazdı?
“Günde 3 paket sigara içerdim. Alya'ya hamile kalınca, sigarayı bıraktım. Bir daha da başlamamayı başardım.
devamı için tıklayınız.

B
Bağımlılık ve Sigara

Birkaç yıl önce sigaraya başlamış bir gence sorduğumuzda “neden içiyorsun bunları? “yaa nebileyim, keyifli, hoşuma gidiyor, bazen başımı döndürüyor, öylesine işte, arkadaşlarımla olunca eğlenceli..” diyecektir.
10-15 yıldır sigara içen birisine sorun “yaa alışkanlık işte, iyi anımda da kötü anımda da hep yanımda, onsuz bir kahve düşünemiyorum, tek keyifim, tek yaramazlığım, kimse sigarama laf etmesin çok seviyorum” gibi cevaplar verecektir.
20 yıl ve daha uzun süredir sigara içenlere sorduğumuzda “alllah kahretsin, hayatımda herşeyi halledebiliyorum da şu sigara çok farklı, kaç kere bırakmaya denedim olmuyor, kurtulmak istiyorum olmuyor, artık nefesim kesiliyor, yavaş yavaş zararlarını görmeye başladım ama yine de bırakamıyorum, bırakmayı düşündüğüm an sanki daha fazla içiyorum…”
Aslında tiryakilerin gayet iyi bildiği cevaplar bunlar.

Genel olarak “Neden içiyorsun?” sorusuna en sık verilen cevaplar:
1. Keyifim
2. Stresime iyi geliyor
3. Can sıkıntıma iyi geliyor
4. Rahatlatıyor
5. Konsantrasyonumu arttırıyor
6. Alışkanlık
7. Sosyalleşme
8. Kilo kontrolü sağlıyor

Şu an “benim durumum çok farkı”, benim için bunların hiç biri geçerli değil diyenleri duyar gibi olduk 
Evet, Binlerce tiryakiye neden sigara içtikleri sorulduğunda, yanıtlar çok farklıdır. Oysaki gerçek sebep hep aynıdır!
Hepimiz genellikle sosyal baskılar ve sosyal arkadaş ortamları gibi saçma sapan nedenler yüzünden sigaraya başlıyoruz. Peki oltaya yakalandığımızı fark ettiğimizde neden hâlâ sigara içmeye devam ediyoruz?
Sigara içenler genelde, neden sigara içtiğini bilmez. Gerçek nedeni bilselerdi sigarayı bırakırlardı.
Sigara içen herkes kalbinin derinliklerinde aptalca birşey yaptığının farkındadır. Oltaya yakalanmadan önce sigara içmeye gerek duymadığını bilir. Birçok tiryaki ilk sigarasının tadının ne kadar iğrenç olduğunu ve bağımlı olabilmek için ne denli çaba harcadığını hâlâ anımsar. Tiryakiler sigara içmeyenlerin aslında hiçbir şey kaçırmadıklarının farkındadırlar ve kendileriyle alay etmelerine çok kızarlar.
Tiryakilerin sigara içmeye devam etmelerinin gerçek nedeni iki faktörün kurnazca bileşimidir.
1. NİKOTİN BAĞIMLILIĞI (fizyolojik bağımlılık)
2. BEYİN YIKAMALAR (psikolojik bağımlılık)

Sigaraya başlamamızın tek nedeni sigara içen diğer binlerce insanlardır.
Bize sigaranın dünyanın parasına mal olan, ölüme yol açan pis, iğrenç bir alışkanlık olduğunu söylemelerine rağmen biz onların hiç keyif almadıklarına inanamayız. Ağzımızın suyunu akıtan sigaranın enfes değil iğrenç tadıdır. O ilk sigaranın tadı iğrenç olduğundan hiçbir zaman bağımlı olmayacağımızı zannederiz ancak içmezsek bir şeyden yoksun kaldığımızı sanırız. Alışmak için o kadar zahmet çektikten sonra o yoksun kalınan şeyin ne olduğunu kimse bilmez. Ne zaman sigara içen bir insan görsek, “Bu işte kesin bir şey olmalı, yoksa içmezdi” diye düşünürüz. Sigarayı bıraktığımız zaman bile bir parti ya da toplantıda sigarasını yakan birini görünce içimizi bir yoksunluk duygusu kaplar ve, “O kendini güvenli hissediyor, yakıveriyor bir tane,” diye kıskanırken sigaraya yeniden başlayıveririz.

Bu aldatmacaların gücünü hafife almamamız ve etkilerinin farkında olmamız gerekir. Hepimiz uyuşturucudan bu denli korkarken bağımlılık yaratan bir numaralı uyuşturucunun esiri olmamız ne büyük bir çelişkidir
Bir şeyden yoksun kalan sigara içmeyenler değil, tiryakilerdir! Bütün yaşamı boyunca aşağıdaki unsurları tüketirler:
SAĞLIK
ENERJİ
VARLIK
İÇ HUZUR
ÖZGÜVEN
CESARET
ÖZSAYGI
MUTLULUK
ÖZGÜRLÜK
Bu verdiği şeylerin karşılığında ise ne alır?
Hiç sigara içmeyenlerin sürekli sahip oldukları iç huzur ve özgüvene kavuşma hayalinden başka KESİNLİKLE HİÇBİR ŞEY.



Beynin sigara yalanlarıyla yıkanmış
BEYİN YIKAMALAR VE “UYUYAN ORTAK”
Sigaraya nasıl ve neden başlarız?
Bunu tam olarak anlayabilmek için bilinçaltının ya da Allen Carr deyişimiyle “uyuyan partnerimizin” olağanüstü gücünü incelemek gerekir.
Hepimiz kendi yolunu kendi çizen zeki varlıklar olduğumuzu düşünmeye meyilliyizdir. Aslında yaşamımızın yüzde doksan dokuzu önceden belirlenmiştir. Biz içinde yaşadığımız toplumun ürünüyüz. Nasıl giyineceğimizi, ne tür evlerde oturacağımızı, yaşam tarzımızı, değişik olduğumuz yönleri bile (örneğin politikada tutucu mu yoksa açık görüşlü mü olduğumuz) toplum belirler. Bilinçaltının üzerimizdeki etkisi çok büyüktür ve düşünceler dahi gerçekler konusunda milyonlarca insanı yanıltılabilir.

Ömür boyu mahruz kaldığımız beyin yıkamaları sakın küçümsemeyin!
Reklamcılar bilinçaltının yönlendirme gücünü çok iyi bilirler; bu yüzden yollar bizi adım adım takip eden büyük reklam afişleriyle, gazetelerin her sayfası ise ilanlarla doludur. O kadar para boşuna mı harcanıyor sanıyorsunuz? O reklamlar size sigara aldırtmıyor mu?
Çocukluğumuzdan beri her gün sigaranın bizi rahatlattığına, bize cesaret ve güven verdiğine ve dünyadaki en değerli şeyin sigara olduğuna dair mesajlar alırız.
Abarttığımızı mı sanıyorsunuz?
 Filmlerdeki bütün idam sahnelerinde idam edilecek kişilerin en son arzuları nedir? Doğru, bir sigara. Bunun bizde bıraktığı etki çok derindir. Bilincimiz fark etmese de “uyuyan partnerimiz” mesajı alacak zamanı bulur. Buradaki mesaj: “Dünyadaki en değerli şey, en son düşüncem ve en son yaptığım şey bir sigara içmektir.”
 Bütün savaş filmlerinde yaralılara bir sigara verilir. Savaştan dolayı herşey biter, ne yiyecek kalır, ne su, ne ilaç ama sigara ve çakmak herzaman vardır. Garip değil mi?
 Bu son zamanlarda değişti mi sanıyorsunuz? Hayır, kocaman reklam panoları ve gazete ilanları çocuklarımızın beynine işlemeye devam ediyor, farkında mısınız?
 Sözüm ona televizyonda sigara reklamı yapılması yasak. Televizyonun en çok izlendiği saatlerde gösterilen filmlerde oyuncuların büyük bir keyifle sigaralarını yaktıklarını görüyoruz.
 Bugün reklamcılığın en sinsi yanı sigarayı spor olayları ve zenginlik ile bağdaştırmaktır. Bunu da doğal olarak tütün devleri finanse ediyor.
 Yarış arabaları model ve isimlerini sigara markalarından alıyorlar –ya da tam tersi mi?
 Birçok çizgi filmiinde dahi sigara içiliyor! Kim içiyor? Tabi ki kahraman rolünde yaratılmış olan içiyor!
 Julia Roberts’ler, Sylvester Stallon’ler gerçek hayatta yakınlarına bile yaklaştıramazsınız ancak filmlerinde içerler.
 Son yıllarda izlediğiniz filmlerdeki sigara sahnelerini hatırlıyor musunuz? Sigara içen ve içmeyenler bunları gördüğünü belki fark etmez bile fakat “uyuyan partner” amacı çok açık olan bu gizli reklamları sabırla sindirir. Titanic, Matrix ve buna benzer gişe satışları çok yüksek olan filmleri hatırlayaın, hepsinde içiliyor ve özenle seçilmiş sahneler ve kişiler içiyor!


Bir de sözde karşıtı reklamlar yapılıyor; Kanserin tehlikesi, kesilmiş bacaklar, kötü kokan nefes vs. Bunların hiçbiri sigara içenleri sigaradan vazgeçiremiyor. Mantıklı düşünürsek vazgeçirmesi gerekir ama vazgeçirtemiyor. Gençleri sigaraya başlamaktan bile alıkoyamıyor. Aslında değişen en ufak bir şey yok. Tuzak dün ne idiyse bugün de o.
Genç erkekler güçlü bir izlenim bırakmaya, Bred Pitt ya da Teoman’ın görüntüsüne özenerek sigaraya başlarlar. (Oysa güçlü olma duygusu ilk sigaranın verdiği en son duygudur. İnsan aslında içine çekmeye cesaret edemez ve çok çektiğinde önce baş dönmesi sonra mide bulantısından yakınır). Aslında o anda yapmak istediği tek şey diğer çocuklardan uzaklaşıp o pis sigaraları fırlatıp atmak ve bu ne iğrenç şey, neyini içiyorsunuz demek olur.
Kızlar havalı, çekici, modern genç kadın olma amacındadırlar. Sigaralarından ufak ufak nefesler çekerken ne kadar komik göründüklerini hepimiz görmüşüzdür. Erkekler güçlü, kızlar da havalı ve modern görünmeyi öğrendikten sonra sigaraya hiç başlamamış olmayı dilerler. Kadınların sigara içerken gerçekten havalı göründüklerini mi yoksa bunun özellikle “yaratılmış” bir uydurma “imaj” mı olduğunu düşünüyor sunuz?

Bu beyin yıkama olayında en etkili faktör aslında tiryakilerin kendileridir. Sigara içen insanların zayıf iradeli ve zayıf bedenli kişiler oldukları doğru değildir.
O zehirle başa çıkmak için iyi bir performans gerekir.
Tiryakiler sigaranın sağlığa zararlı olduğunu ısrarla ortaya koyan istatistikleri görmezlikten gelirler. Herkesin günde iki paket sigara içen, yaşamı boyunca bir gün bile hastalanmamış ve en az seksen yaşına gelmiş bir amcası vardır. Kimse genç yaşlarda ölen diğer yüzlerce tiryakiyi ya da o amcanın sigara içmeseydi hâlâ yaşayacağını aklına bile getirmez.
Arkadaşlarınız arasında küçük bir anket yaptığınızda çoğu tiryakinin güçlü kişiliklere sahip insanlar olduğunu görürsünüz. Çoğunlukla serbest çalışan, yönetim pozisyonlarında bulunan ya da doktor, avukat, polis, öğretmen, hemşire, sekreter gibi belli bir eğitim gerektiren mesleklerde çalışan, diğer bir deyişle yaşamları stres dolu kişilerdir. Tiryakilerin düştüğü en büyük yanılgı sigaranın stresi hafiflettiğidir. Bu yüzden sigara sorumluluk sahibi olan ve stresli bir yaşam süren ve aynı zamanda hayranlık duyulan ve taklit edilen baskın insan tipi ile sık sık bağdaştırılır. Can sıkıntısı sigara içmenin ikinci nedeni olarak bilindiğinden bağımlılığın yaygın olduğu bir başka grup da tekdüze iş yapan kişilerdir. Sigaranın can sıkıntısını geçirdiği düşüncesi de bir yanılgıdır.
Beynimizi yıkayan aldatmacaların boyutları inanılmayacak kadar büyüktür. Toplumumuz tiner gibi uçucu madde bağımlılığını ve eroin bağımlılığını dışlar oysa yılda tinerden ölenlerin sayısı onu, eroinden ölenlerin sayısı yüzü bulmaz.
Fakat nikotin adında başka bir uyuşturucu vardır ki, yüzde altmıştan fazlamız yaşamında bir kez bağımlılık kazanır ve çoğu, yaşamının sonuna dek bu yüzden çok para harcar. İnsanlar fark etmeden gelirlerinin büyük bir kısmını sigaraya harcarlar ve sigara her yıl binlerce kişinin yaşamını mahveder. Batı toplumunda trafik kazaları, yangınlar dahil bir numaralı ölüm nedeni sigaradır.

Son yıllarda genel kanı biraz değişti ve sigara içmek sağlığa zarar verebilen biraz antisosyal bir alışkanlık olarak nitelendirilmeye başlandı. Fakat hâlâ her markette, büfede yaldızlı paketler içinde yasal olarak satılmaya devam ediliyor. Sigara içenlerden trilyonlarca tütün vergisi alınıyor ve tütün endüstrisi yalnızca reklam için yılda yüzlerce milyar harcıyor.

Öncelikle o parlak yüzlü paketlerin içine bakın da orada ne kadar pislik ve zehir gizli bir görün.
Kristal küllükler veya altın çakmaklar ya da kandırılmış milyonlarca kişi yüzünden aklınızın karıştırılmasına izin vermeyin ve kendinize şu soruları yöneltin:
Ben niye sigara içiyorum?
Gerçekten içmek zorundamıyım?
HAYIR, TABİİ Kİ İÇMEK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ.

Sigaranın en kötü yanı sağlığa ve cüzdana verdiği zarar değil, insanda yarattığı psikolojik etkidir. İnsan sigara içmeye devam edebilmek için akla gelebilecek her tür açıklamayı arar.



Bırakmak neden zordur?

Bazı tiryakiler için sigaray bırakabilmek mucize gibi gelir, bazıleri daaha önceki bırakma girişimlerimde haftalarca ağır depresyonlar yaşamışlardır veya depresyon olmasa da sıkıntılı ve gergin günler geçirmşlerdir. Ve bunların sonucu olarak yine bir sigara yakarlar, tadı iğrenç gelir ve neden o sigarayı yakma gereği duyduğuklarını anlamaya çalışırlar. Bir an herşey çok anlamsız gelir ama yine de içmeye devam ederler.
Aslında bütün tiryakiler sigarayı bırakmaya can atarlar. En koyu tiryakiye bile, “Sigaraya başlamadan önceki zamanlara geri dönme şansınız olsaydı, şimdiki aklınızla tekrar sigaraya başlar mıydınız?” diye sorduğunuzda, “KESİNLİKLE HAYIR,” cevabını alırsınız.
Sigaranın sağlığına zarar verdiğini kabul etmeyen, sosyal baskıya aldırmayan ve sigaraya para ayırabilen koyu bir tiryakiye, “Çocuklarınızı sigara içmeye teşvik eder miydiniz?” diye sorduğumuzda yine, “KESİNLİKLE HAYIR,” cevabıyla karşılaşırsınız.
Bütün tiryakiler anlam veremedikleri bir gücün etkisi altında olduklarının farkındadırlar. İlk zamanlar insan kendini “bırakacağım, bugün değil ama yarın” düşüncesiyle avutur. Sonunda öyle bir noktaya gelinir ki, ya irademizin olmadığını ya da sigaranın doğasında yaşamdan tat alabilmemiz için gerekli bir şey olduğunu düşünmeye başlarız.
Sorun bırakmanın neden zor olduğunu açıklamak değil. Gerçek sorun insanların neden sigaraya başladıkları veya neden bir zamanlar dünya nüfusunun yüzde altmışından fazlasının sigara içtiğidir.

Bu sigara konusuna akıl sır ermez.
Birlikte gerçeklere bakalım (ister kabul edin ister etmeyin gerçekler bunlar, bu yüzden lütfen okumaya devam edin!):
• Sigaraya başlamamızın tek nedeni binlerce insanın halihazırda sigara içiyor olmasıdır. Oysa her biri başlamamış olmayı dilediklerini belirtip sigaranın para ve zaman kaybı olduğunu söylerler. Onların sigaradan zevk almadıklarına bir türlü inanamayız.
• Sigara içmeyi büyümekle bir tutup kendimizi bir müptala haline getirmek için çaba harcarız.
• Sonra yaşamımızın geri kalan bölümünü çocuklarımıza sigara içmemelerini söyleyerek, kendimizi ise bu bağımlılıktan kurtarmaya çalışarak geçiririz.
• Ayrıca yaşam boyu bu pislik için bir servet harcarız. Günde ortalama bir paket içen bir tiryaki sigara için yaşamı boyunca 40-50.000 YTL harcar. Bu parayla ne yaparız? (Pencereden dışarı atsaydık daha iyi olurdu.) sistemli olarak bu parayı ciğerlerimizi kansere yol açan katranla doldurmak ve damarlarımızı yavaş yavaş tıkayıp zehirlemek için kullanırız.
• Her geçen gün artan bir şekilde bedenimizin kas ve organlarını oksijenden yoksun bırakırız ve giderek daha uyuşuk bir hale geliriz.
• Kendimizi bir ömür boyu pisliğe, kötü kokan nefese, sararmış dişlere, yanık izlerine, kirli küllüklere ve durmuş sigaranın o iğrenç kokusuna mâhkum ederiz.
• Yaşamımızın yarısını, ya toplumun bize sigara içmeyi yasakladığı yerlerde (hastaneler, okullar, otobüsler, tiyatrolar, camiler vs.) ya da sigarayı azaltmaya veya bırakmaya çalışırken yaşadığımız çaresizlik içinde geçiririz.
• Yaşamımızın sigara içtiğimiz geri kalanını ise sigara içebildiğimiz fakat keşke içmesem dediğimiz durumlarla harcarız.

Ne biçim bir hobi bu böyle; yaparken keşke yapmasam dedirten, yapmazken ise kendini özleten?
Toplumun insana yaşam boyu cüzzamlı bir hasta olarak bakmasına, daha da kötüsü gerçekte akıllı ve mantıklı olan bir kişinin ömür boyu aşağılanmasına yol açan etken sigaradır. İnsan farkında olmadan sigara paketinin üzerine ufacık yazılmış uyarıyı okuduğunda, nefes darlığı çektiğinde, göğsünde bir ağrı olduğunda, sigara içmeyenlerden oluşan bir grubun içinde bulunduğunda ya da kansere veya ağız kokusuna karşı bir kampanya sırasında kendisini yine aşağılanmış hisseder.
Aklının bir köşesinde bu berbat gerçekler varken sigaradan ne elde edebilirim? HİÇBİR ŞEY! Eğlence? Keyif? Rahatlama? Destek? Enerji?
Herhalde, “İyi, güzel, biliyoruz ama bir kere tuzağa düşünce bırakmak zor geliyor,” diyorsunuzdur.

Peki ama bırakmak neden bu kadar zor ve neden sigara içmek zorundayız? (Sigara tiryakileri yaşamları boyunca bu soruların cevaplarını bulmaya çalışırlar!)
1. Bazısı sigaranın eksikliğini şiddetli bir şekilde duymaktan korkar. Aslında nikotin eksikliğinin yarattığı özlem duygusu o kadar hafiftir ki birçok tiryaki uyuşturucu bağımlısı olduğunu fark etmeden yaşayıp ölür.
2. Bazısı sigaranın çok eğlenceli olduğunu söyler. Bu doğru değildir. Sigara pis ve iğrenç bir şeydir. Sigarayı yalnızca zevk için içtiğini sanan bir tiryakiye sigarası bittiğinde içtiği marka yoksa onun yerine hiç sevmediği bir markayı içip içmeyeceğini sorun. Sigara tiryakileri hiçbir şey içmemektense en nefret ettikleri markayı bile “keyifle” içerler. Bunun keyifle bir ilgisi yoktur. İnsanlar dondurma yemekten zevk alırlar ama hiçbir zaman günde yirmi tane dondurma yeme gereksinimi duymayız. Hayatta zevk aldığımız başka şeyleri yapmadığımız zaman çaresizlik içinde kıvranmayız.
3. Bazısı sigara içme nedenlerini psikolojinin derinliğine inip, “Freudyen sendromlarda” veya “anne kucağındaki bebek” dönemlerde arar. Aslında durum tam tersidir. Sigara içmeye başlamamızın asıl nedeni yetişkin ve olgun olduğumuzu göstermek istememizdir. Herkesin önünde bir emzik emmek zorunda olsak utancımızdan ölürdük.
4. Bazıları bunun tam tersini, burnundan dumanı içine çekmenin ya da ateş solumanın maço izlenimi verdiğini düşünür. Bu düşüncenin aslı yoktur, çünkü kulak deliğinde yanan bir sigara saçma olurdu. Kansere yol açan katranı ciğerlere doldurmak ise çok daha saçmadır.
5. Bazısı, “El alışkanlığı,” der. Öyleyse neden ucunu yakıp içine çekiyorsun?
6. Bazısı, “Ağız alışkanlığı,” der. Öyleyse neden yakıp içine çekiyorsun?
7. “Dumanın ciğerlerime girerken verdiği duygu,” derler. Berbat bir duygu o ve adına “boğulma” denir.
8. Birçok kişi sigara içmenin can sıkıntısını geçirdiğini savunur. Nerdeyse saat başı gün be gün aynı şeye yapmaktan daha sıkıcı ne olabilir? Sigaranın ilgi çekici bir tarafı yoktur. Yoksa şöyle bişey hiç duydunuz mu: “vay canına, dün bir sigara içtim, acaip heyecanlıydı..”
9. Bazıları sırf arkadaşları içiyor diye içtiklerini söylerler. Kimse gerçekten o kadar aptal olamaz. Eğer öyleyse, dua etsinler de arkadaşları baş ağrısından kurtulmak için başlarını kesmeye kalkmasınlar!
10. Bu konuya biraz kafa yoran tiryakilerin çoğu sonunda bir alışkanlık olduğu sonucuna varır. Bu gerçek sebep değildir ama bütün mantıklı nedenleri eledikten sonra geriye kalan tek mazaret budur. Fakat ne yazık ki bu açıklama da aynı derecede mantıksızdır. Yaşamımızında pek çok alışkanlığımızı değiştiririz, bunların bazıları çok da eğlencelidir. Sigara içmenin bir alışkanlık olduğu ve alışkanlıkların değiştirilmesinin zor olduğuna inanmamız konusunda beynimiz yıkanmıştır. Alışkanlıkları kırmak gerçekten bu kadar zor mudur? Yemek alışkanlığımızı örnek alalım: Normalde sabah ve öğlen yemek yemekten pek fazla bir zevk almayan, sadece yenilmesi gerekiyor diye yiğen, yalnızca bir öğünde zevkle yemek yiyen (ki o da akşam yemeğidir) bir çok kişi; tatilde en çok sevdiği öğün kahvaltıya dönüşür. Tatil bitip normal hayata geri dönüldüğünde ise en ufak bir çaba harcamadan eski alışkanlık devam eder. Alışkanlıkların terk edilmesinin zor olduğunun yanlış bir düşünce olduğu açıktır. Şu bir gerçektir ki bizler hayatımızda sürekli başka alışkanlıklar kazanıp türlü alışkanlılarımızı terk ederiz.

İğrenç bir tadı olan, bizi ölüme sürükleyen, bir servete mal olan, aslında bırakmak için can attığımız ve istesek bir anda keserek kurtulabileceğimiz bu pis ve tiksindirici alışkanlığı bırakmak neden bu kadar zor geliyor? Cevap sigara içmenin bir alışkanlık olmamasında yatıyor: SİGARA İÇMEK NİKOTİN BAĞIMLILIĞIDIR! İşte bu nedenle “bırakmak” zor gelir.
Birçok tiryaki için neden “bırakmanın” zor olduğunu anlatır bu ancak bunu sadece bir madde bağımlılığı olduğunu kabul etmezler. Sigaradan gerçek bir zevk ve/veya destek aldıklarına eminlerdir ve eğer bırakırlarsa gerçek bir fedakarlıkta bulunacaklarını zannederler. Böyle düşünenler için sigarayı bırakmak gerçekten çok zordur.
Güzel olan şu ki, neden sigara içtiğimizin gerçek sebeplerini ve nikotin bağımlılığını anladığınız zaman, sigara içmeyi bırakacaksınız.
Evet “küt” diye bırakacaksınız.
Kısa bir süre içinde anlayamadığınız tek şey neden bunca zaman içmek zorunda hissettiğiniz olacak!
Sigarayı bırakmak neden zor olsunki? Doğru yöntemle bırakınca SİGARA İÇMEYEN BİR İNSAN OLMANIN NE KADAR HARİKA olduğunu ilk andan itibaren anlayacaksınız. Birden diğer bağımlıları sigara içmemenin ne kadar mükemmel olduğuna ve sigarayı bırakmanın nekadar kolay olduğuna ikna edememek sizi şaşırtacak.



C
Sigara Cezaları
Sigara yasaklarına aykırı hareket edenlere uygulanan cezalar, yeni yılda artırılırken, yasakların yerel bazda da daha sıkı takibine ilişkin bir sistem üzerinde çalışılıyor.
Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) Başkanı Kazım Çalışkan'ın verdiği bilgiyi göre, alkol ve tütün mamulleri ile ilgili yasaklar, bugünden itibaren yeniden değerleme oranı çerçevesinde, yüzde 12 oranında yükseltildi.
Bu çerçevede, kapalı alanlarda sigara içenlerden alınan 62 TL'lik idari para cezası, 69 TL'ye yükseltildi. Tütün ürünleri ile ilgili izmarit, paket, ağızlık, kağıt ve benzeri atıkları çevreye atanlara kesilen ceza da 23 TL'den, 25 TL'ye çıkarıldı.
Öte yandan TAPDK, 19 Mayıs 2008 tarihinde yürürlüğe giren sigara yasaklarının yeni dönemde yerel bazda da sıkı takibi için bir çalışma yürütüyor.
Valilikler bünyesinde İl Tütün Kontrol Kurulları oluşturulduğuna dikkat çeken Çalışkan, bu kurulların sigara yasaklarının izlenmesi konusunda daha aktif hale getirileceğini bildirdi.
Çalışkan, şöyle konuştu:
''Bunları aktivite edip, Kontrol Kurulları kanalı ile yerel bazda sigara yasaklarına uyulup uyulmadığına ilişkin daha sıkı takip etme yönünde bir çalışmamız var. Yerel takibi daha güçlendirici bir sistem üzerinde duruyoruz. Kuralların fonksiyonlarını etkin hale getirerek, bunlara işlerlik kazandırabiliriz.''
Çalışkan, Alkollü İçki ve Tütün Mamulleri Satış Yönetmeliği üzerindeki çalışmaların da devam ettiğini bildirdi.

Can sıkıntısı ve sigara
Şu anda sigara içiyorsanız, herhalde ben anımsatmasam sigaranızı unutmuştunuz bile. Sigarayla ilgili bir başka yanılgı da sigaranın can sıkıntısına iyi geldiğidir. Sigara içerken sürekli, “Sigara içiyorum” diye düşünmezsiniz. O, ancak uzun süre sigarasız kaldıktan sonra veya sigarayı azalmaya çalışırken ya da başarısızlıkla sona eren bir sigarayı bırakma girişiminden sonra içtiğiniz ilk sigaralarda olur.
Aslında durum şudur: Nikotine bağımlıysanız ve sigara içmiyorsanız bir eksiklik duyarsınız. Kendinizi sizi strese sokmayacak bir şekilde oyalarsanız uzun süre nikotin eksikliği duymadan dayanırsınız fakat canınız sıkıldığında beyninizi meşgul eden hiçbir şey yoktur, bu yüzden canavarı beslersiniz. Sigaraya şu anda çok düşkünseniz (yani sigarayı bırakmayı ya da azaltmayı düşünmüyorsanız) sigara yaktığınızı bile fark etmezsiniz. Pipo içenler ve sigara saranlar bile, bu ritüellerini hazırlıklarını otomatik olarak farkında olmadan yaparlar. Bir tiryaki o gün içtiği sigaraları hatırlamaya çalıştığında yalnızca bir kaç tanesini anımsayabilir –örneğin günün ilk sigarası ya da yemek sonrası sigarası.
Sigara aslında dolaylı yoldan can sıkıntısını artırır çünkü sigara insanı zamanla uyuşuk bir hale getirir. Sigara içenler enerji veren aktivitelere zaman ayırmak yerine can sıkıntısı içinde oturup nikotin çekilmesinin sıkıntısını hafifletmeye çalışırlar.
Sigara içenler canları sıkıldığında sigara içmeye meyilli olduklarından ve doğduğumuz andan itibaren sigaranın can sıkıntısını giderdiğini duyduğumuzdan bu olguyu sorgulamayız. Aynı şekilde sakızların da rahatlamaya yardımcı olduğu ile ilgili beynimiz yıkanmıştır. İnsanların stres içindeyken dişlerini sıktıkları bir gerçektir. Sakızın yaptığı tek şey size dişlerinizi sıkmanız için mantıklı bir sebep vermesidir. Bir dahaki sefere sakız çiğneyen birini yakından gözlemleyin ve kendinize onların rahat mı yoksa gergin mi göründüklerini sorun. Canları sıkılmış olduğu için sigara içen insanları gözlemleyin. Hala sıkkın görünürler. Sigara sıkıntıyı geçirmez.
Ağır bir sigara tiryakisi olarak sizi temin ederim ki hayatta yıllarca her allahın günü iğrenç sigaraların birini yakıp birini söndürmekten daha can sıkıcı bir eylem yoktur.


Ç
Çantada Sigara
Ağar sigara tiryakileri gün de kaç paket sigara içer?
Aslında ağar tiryaki olmanın içtiğimiz sigara sayısıyla hiç bir alakası olmadığını anlamak çok da zor değilmiş. Ağar tiryaki çantasında, kenarda köşede, evdeki ve ofisdeki çekmecelerde sigara depolayandır. O sigaraları içse de içmese de onlar orda olmalı, onlara “el uzatığında” o sigaralar çok kolay ulaşabilir olmalı. Depoda sigara kalmayınca ağar tiryaki huzursuz olur, elinde nedeyse dolu bir sigara paketi olmasına rağmen huzursuzdur. Yedek sigaralrın var mı yok mu?

Çocuklar Sigara içiyor
- Türkiye’de sigaraya başlama yaşı 11 düştü!
- Günde yarım paket sigara içen çocukların gelişmesinde gördükleri zarar bir nüklear reaktörün dibinde yaşamasından 1000kat daha fazla zararlı.
- Sigara içicilerin %82 si sigaradan kurtulmak istiyor, ve yine sigara içenlerin %82 si ergenlik döneminde başlıyor.
- Sigara firmaları çocukların peşindeler. Neden mi? Özellikle çocukların peşindeler, çünkü sigara içenlerin sadece %10 20 yaş üstü sigaraya başlar; %90 ise çok daha genç yaşta sigaraya başlar.
- Günde ortalama 600 çocuk sigarayı deniyor, ve deneyen her üçüncü sigara bağımlılığından dolayı ölüyor.



D
Damarlarda Sigara
Sigaranın zararlarını herkes çok iyi ildiğini zanneder halbuki bilemediğimiz o kadar çok şey varki….
Damarın iç yüzeyini kaplayan, kanla damar duvarı ve altındaki dokular arasında bariyer görevi yapan endotelin, vücudun en aktif ve en geniş dokusu olduğunu kaydeden Prof. Dr. Oğuz, korumaya yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Endotelin kanın damar duvarına yapışmasını önlediğinin altını çizen Prof. Dr. Oğuz, damarların sağlıklı olmasının endokrin dokusuyla yakından ilgili olduğunu vurguladı.
Damar sertliği gibi hastalıkların endotel dokusundaki tahribatla başladığını bildiren Prof. Dr. Oğuz, şöyle devam etti: “Endotelin korunması damar hastalıklarının önlenmesinde birinci amaçtır. Sigara, yüksek tansiyon ve kolesterol, endotel dokusunun, dolayısıyla damarların baş düşmanıdır. Düzenli yaşam tarzı, sağlıklı beslenme, fiziksel egzersiz ve mümkün olduğunca stresten uzak kalmak damar sağlığını korur.” Sigara hayatımızın her anında bir kabus..


Dişler de sigara içiyor
Sigaranın ağızda sıcaklığı artırarak, mikropların üremesi için elverişli bir ortam oluşturduğu, bu nedenle sigara içen kişilerin dişlerinin daha hızlı çürüdüğü bildirildi.
Selçuk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ercan Durmuş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sigaranın, akciğer ve mide kanserleri dışında, ağız ve diş sağlığı için de büyük zararlar oluşturduğunu söyledi.
Doç. Dr. Durmuş, sigara çok tüketildiği zaman dişlerin üzerinde kalıntılar oluşturduğunu, bunun diş çürükleri ve diş eti hastalıklarına yol açan bakterilerin üremesine zemin hazırladığını kaydetti.
Sigaranın ağız bölgesi için en büyük zararının ise ağız sıcaklığını artırması olduğunu dile getiren Doç. Dr. Durmuş, ``Sigara, ağızda sıcaklığı artırarak mikropların üremesi için elverişli bir ortam oluşturuyor. Bu nedenle sigara içen kişilerin dişleri çok daha hızlı çürüyor`` dedi.
Sigaranın özellikle soğuk içeceklerle birlikte tüketilmesinin oluşacak sıcak-soğuk farkı nedeniyle dişlerdeki tahribatı artırdığını anlatan Doç. Dr. Durmuş, şunları kaydetti:
``Bu şekilde soğuk içeceklerle birlikte sigara içilirse, diş minesinde mikro düzeyde çatlaklar oluşur. Bu da dişlerin kolayca çürümesini beraberinde getirir. İçilen birkaç sigara bile ağız ve diş sağlığı için zararlıdır. Ancak sigaranın daha büyük boyutlarda ağız ve diş sağlığını etkilemesi, günde bir paket ve üzerinde sigara içilmesi durumunda gerçekleşir. Tiryaki düzeyinde sigara içenlerde dilin tat alma noktalarında duyu kayıpları oluşur. Sigara, burun bölgesinde de koku alma özelliğini azaltarak kişinin yemeklerden tat alma düzeyini düşürür. Bu nedenle kişi, yemekleri daha şekerli ve daha tuzlu olarak tüketir. Bu da sadece ağız bölgesine zarar vermekle kalmaz vücuttaki bazı organların da olumsuz etkilenmesine yol açar.``
Doç. Dr. Durmuş, sigaranın boğaz bölgesinde de enfeksiyonlara neden olabildiğini, özellikle kronik faranjitin en önemli nedenleri arasında sigaranın geldiğini sözlerine sözlerine ekledi.


Dünya Sigarasızlık Günü
Dünya Sigarasızlık Günü 31 Mayıs!

E
Enerjini çalan sigara
Tiryakilerin çoğu ciğerlerini katranla doldurduklarının farkındadırlar ama sigaranın genel bir uyuşukluğa neden olduğunu bilmezler.
Yalnızca ciğerlerini değil aynı zamanda yavaş yavaş damarlarını da nikotin, karbonmonoksit gibi zehirlerle doldururlar.
Oksijen ciğerler ve kan dolaşımı tarafından vücudun çeşitli organ ve kaslarına taşınır. Sigara içen insanlar kaslarını ve organlarını giderek daha fazla oksijenden yoksun bırakırlar ve böylece bedenleri her geçen gün daha kötü çalışmaya ve daha uyuşuk olmaya başlar, ayrıca vücudun diğer hastalıklara olan direnci de azalır.
Bütün bunlar çok yavaş ve azar azar gerçekleştiğinden tiryakiler hiçbir şeyin farkına varmazlar. Kendilerini her gün bir önceki günle aynı hissederler. Herhangi bir hastalıkları olmadığı için uyuşukluklarına neden olarak yaşlarının ilerlemesini gösterirler.
Sigara tuzağının en sinsi özelliklerinden biri, fiziksel ve zihinsel etkilerinin algılanamayacak kadar yavaş olmasıdır. Bu yüzden bu etkileri fark etmeyiz bile ve normal kabul ederiz. Kötü beslenme alışkanlığının etkilerine çok benzer. Göbeğimiz o kadar yavaş büyür ki, panik yaratmaz. Koca göbekli insanlar görünce, nasıl o hale gelene kadar önlem almadıklarına şaşırırsınız.
Ama bunun bir gecede olduğunu varsayın, yağsız, kaslı, ince ve atletik bir vücutla yatağa gidiyorsunuz. Yağlı, aşırı kilolu, şişman göbekli birisi olarak kalkıyorsunuz. Dinlenmiş ve enerjik kalkacağınıza, berbat ve yorgun, gözlerinizi zor açıyorsunuz. Panik olup, o gece nasıl bir hastalığa yakalandığınızı düşünürsünüz. Burda da hastalık tamamen aynısı! Ama o duruma gelmek 20 yıl sürüyor ya , o zaman fark etmiyoruz!
Sigarayla da aynısı olur. Beyninize girip sadece 3 haftalığına sigarayı bırakırsanız nasıl hissedeceğinizi size gösterebilseydim, sizi sigarayı bırakmanıza ikna etmek için başka birşey yapmama gerek kalmazdı. “Gerçekten bu kadar iyi mi hissedicem? Gerçekten bu kadar mutlu mu olucam?” diye düşünürdünüz. Ya da “Farkında olmadan bu kadar aşağıya mı batmışım?
Bedenin kötü kullanılması ve enerji eksikliği diğer olumsuz davranışlara da yol açar. Tiryakiler sportif aktivitelerden ve hobilerden uzak durup kendilerini yemeğe ve içkiye verirler.
Malesef ben sizin beyninize girip sigarayı bırktıktan 3 hafta sonra neler hissedeceğinizi size gösteremem. Ama bunu kendiniz yapabilirsiniz! Kalbinizin en derin köşesinde, size söylediklerimin doğru olduğunu biliyorusunuz. Yapmanız gereken tek şey var: HAYAL GÜCÜNÜZÜ KULLANMAK!



Emre Üstünuçar- “sigarayı bıraktıran çocuk”
Sigarayı bıraktıran çocuk Emre Üstünuçar “sigaradan kurtaramayacağım kimse yok" dedi. AYŞE ARMAN
devamı için tıklayınız.

Esir ettin beni sigara
Tiryakiler sigarayı genellikle sağlık, para ve sosyal saygınlık gibi nedenler yüzünden bırakmaya karar verirler. Bu korkunç uyuşturucu ile ilgili beynimizi yıkamış asılsız inançların bir bölümü kendini sigaraya incelikle esir etmektir.
İnsanlık geçen yüzyıl kölelikten kurtulmak için o kadar savaş verdi ama tiryakiler kendi kendilerini yaşam boyu esarete mâhkum ederler. Sigara içtikleri zaman bile aslında içmemek ister ve bu isteklerini içlerine atarlar. İçtiğimiz sigaraların çoğundan zevk almak bir yana içtiğimizi bile fark etmeyiz. Ancak bir süre sigarasız kaldıktan sonra sigaradan zevk aldığımız aldatmacası ortaya çıkar (örneğin sabah içtiğimiz ilk sigara ya da yemek sonrası içilen sigara vs.).
Sigara azaltmak ya da bırakmak istediğimiz ya da toplumun bizi içmemeye zorladığı zaman (hastanelerde, süpermarketlerde, tiyatrolarda, camilerde vs.) değer kazanır.
Sigaraya çok düşkün tiryakiler sigara yasağının giderek daha da çok yayılacağını akıllarının bir köşesine yerleştirsinler. Bugün metrolarda geçerli olan yarın bütün resmi yerlerde uygulanacak.
Sigara içen bir insanın bir başkasının evine gittiğinde, “Sigara içersem rahatsız olur musunuz?” diye sorduğu zamanlar geride kaldı. Bugün yabancı birinin evine giden zavallı bir tiryaki çaresiz bir şekilde küllük aranır ve içinde izmarit bulmayı umar. Küllük bulamazsa sigarasızlığa dayanmaya çalışır. Dayanamazsa sigara içmek için izin istemek zorunda kalır ve, “İçmeden duramıyorsanız için,” ya da, “İçmezseniz daha iyi olur, çünkü koku sonra uzun süre çıkmıyor,” gibi yanıtlara maruz kalır.
Kendini zaten kötü hisseden zavallı tiryaki o anda yerin dibine girmek ister.
Sigara içtiğim zamanlarda kiliseye gitmek benim için azaptı. Kızımın düğününde bile gururlu bir baba olarak orada durmam gerekirken ben ne yapıyordum? “Umarım yakında bu iş biter de dışarıya çıkıp bir sigara yakabilirim,” diye düşünüyordum.
Böyle durumlarda tiryakileri izlemek size yardımcı olur. Hemen bir araya gelirler ve bir değil yirmi paket birden ortaya çıkar. Konuşulanlar hiç değişmez.
“Sigara içiyor musunuz?”
“Evet, buyrun benden yakın.”
“Sonra bir tane de ben sizden alırım.”
Sigaralarını yakarlar, derin bir nefes alırlar ve, “Ne şanslıyız, bizim bir ödülümüz var, sigara içmeyen zavallıların ödülü yok,” diye düşünürler.
Sigara içmeyen “zavallının” ödüle ihtiyacı yoktur. İnsan bedeni kendimizi sistemli bir şekilde zehirlemek üzere yaratılmamıştır. Ne acıdır ki, tiryakiler sigara içerken bile sigara içmeyenlerin yaşamları boyunca sahip olduğu iç huzur ve özgüvene sahip değillerdir. Sigara içmeyen bir insan camide oturup sıkılarak zamanın geçmesini beklemez. zamanının tadını çıkarır.
Kışın kapalı salonda bowling oynarken sürekli tuvalete gidiyormuş gibi yapıp sigara içtiğimi anımsıyorum. Hayır, o zamanlar okula giden on dört yaşında bir genç değil, kırk yaşında seçkin bir finans uzmanıydım. Ne acı. Geri dönüp oynadığım zaman bile oyundan zevk alamazdım. En sevdiğim hobi olduğu halde ve zevk almam gerekirken, tekrar sigara içebilmek için oyunun sonunu beklerdim.
Benim için sigara içmemenin en büyük mutluluğu yaşamımın yarısını sigara açlığıyla geçirmek ve sigara yaktığım zaman keşke içmesem diye düşünmek yerine, yaşamdan zevk alabilmek ve bu kölelikten kurtulmak oldu.
Tiryakiler sigara içmeyenlerle birlikteyken ya da onların evindeyken kendilerini zavallı hale süşürenin bu insanlar olmadığını, “küçük canavar” yüzünden eğlencelerinden olduklarını unutmamalıdırlar.


F
Fazla sigara içtim..Sigarayı çok seviyorum..

Okumaya başlamadan önce biraz düşünmenizi istiyoruz:
 Sevdiğiniz herkesin bol bol sigara içmesini istiyorsunuz değil mi?
 İstemez misiniz? Bu kadar çok sevdiği bişey istemez mi insan herkes yapsın?
 Çocuğunuza, anne-babanıza, kardeşlerinize, arkadaşlarınıza sık sık sigara hediye ediyorsunuzdur?
 Etmiyor musunuz? Neden? Genelde sevdiğimiz “şeyleri” sevdiklerimize de vermek isteriz?
 Sigarayı gerçekten sevdiğiniz için mi içtiğinizi zannediyorsunuz?


Şunları bilmekte fayda var..

“Ben sigara içmeyi çok seviyorum, pek de bırakmayı düşünmüyorum..”diyen bir çok insanla yaşadığımız diyalog:
Uzman: “Çocuğunuz var mı?”
Tiryaki: “Evet, neden sordunuz?”
Uzman: “Sigarayı sevdiğinizi ve çok keyifle içtiğinizi söylüyorsunuz, bu durumda çocuğunuzun da bu keyifi kaçırmamasını istiyorsunuzdur, birran evvel başlasın o da..”
Tiryaki: “Aman aman, allah korusun, umarım hiç başlamaz..”
Uzman: “Neden böyle diyorsunuz? İnsan çok keyif aldığı bişey istemez mi çocuğu da yapsın, o da keyif alsın?

Evet, duruma bu açıdan baktığıızda anlarız ki aslında her tiryaki çıkamadığı bir “tuzağın” içinde olduğunun farkındadır ve “yavrusu” aynı tuzağa düşsün istemez.

Sinsi Tuzak
Sigara, insan ve doğa tarafından tasarlanmış en sinsi, en kurnaz tuzaktır. Bizi başlangıçta bu tuzağa düşüren, tuzağın içindeki binlerce yetişkindir. Hepsinin çok eğlenceli, çok keyif alarak yaptıkları bişey olduğunu zannederiz. Halbuki bize sık sık söylemişlerdir. Sigaranın dünyanın parasına mal olan, hastalıklara yol açan pis, iğrenç bir alışkanlık olduğunu söylemelerine rağmen biz onların hiç keyif almadıklarına inanamayız. Hatta bu tuzağa düşebilmek için de baya baya uğraşırız.
Yemi, peyniri olmayan tek tuzak sigaradır. Ağzımızın suyunu akıtan sigaranın enfes değil iğrenç tadıdır. O ilk sigaranın tadı iğrenç olduğundan beynimiz hiçbir zaman bağımlılık kazanamayacağımız kanısına varır ve zevk almadığımızdan dolayı ne zaman istersek o zaman bırakabileceğimizi düşünürüz. Bunun böyle olmadığını anladığımızda ise aradan yıllar geçmiştir ve biz çoktan tuzağın dibine kadar inmişizdir. Bile bile lades böyle bişey.
Sağlıklı düşünen bir yetişkinin beyni gün boyunca ortalama 20 defa yaptığı bişeyi kendine açıklamak zorundadır. Sigara içmemiz için “mantıklı” hiçbir açıklama bulamadığımızdan duygusal bir açıklama bularak, kendimizi yatıştırırız.
“Madem ben bu kadar zararlı olduğunu bile bile halen içiyorsam, demekki benim için çok özel bişey, demek ki –SEVİYORUM”.
Bir kişi karşınızda “seviyorum” derse, diyebilecek hiç birşeyiniz kalmıyor. Hepiniz hayatınızdan veya çevrenizden bilirisiniz bu durumu:
“Bu adam/kadın/arkadaş/iş/hobi hiç sana göre değil, bak seni çok üzüyor ve çok yoruyor ve bu hiç bir zaman değişmeyecek, biraz düşün lütfen” dersiniz, “Ne yapayım, seviyorum işte..”der ve bu konuşma orda biter!

Bugüne kadar tek bir sigaranızı bile sevdiğiniz veya keyif aldığınız için içmediniz! Bu gerçeği kabul etmenin ne kadar zor olduğunu çok iyi biliyoruz.
Sigara içmeniz için tek bir gerçek sebep var: Madde bağımlılığı.
Bunun dışında kendimize ve çevremize inandırmaya çalıştığımız herşey yalan. Madde bağımlılıkların ortak özelliklerinden biri de bir süre sonra hem kendimize hem çevremze yalan söyletmesidir. Bu da kabul edilmesi zor bir gerçek daha..


Mini Test:

Eğer vücudunuzda bir düğme olsaydı,
bu düğmeye basınca ertesi sabah hayatınızda hiç sigara içmemiş gibi uyansaydınız, bu düğmeye basar mıydınız?

Evet, her sigara içicisi bunu zaman zaman hayel eder, değil mi?
Neden sevdiğimiz birşeyden hem kurtulmak, hem de hiç yapmamış olmak isteriz ki?
Çünkü o yaptığımız “şey” sevdiğimiz bişey değil!

Halen “seviyorum” diyorsanız..lütfen hemen bizi arayın!






Filmlerde sigara
1960’lar-Filmin her 5 dakikasında bir sigara sahnesi
1970-1980’ler-Filmin her 10-15 dakikasında bir sigara sahnesi
1990’lar- Filmin her 3-5 dakikasında bir sigara sahnesi


G
Gizli gizli sigara içenler
Gizli gizli sigara içenler ara sıra içenler grubuna dahil edilebilirler. Fakat gizli gizli sigara içmenin etkileri o kadar haindir ki ayrı bir bölümde ele almak gerekir. Kişisel ilişkilerin bozulmasına neden olurlar.
Sigara içenlerle içmeyenler arasındaki uçurum giderek büyüyor ve binlerce kişi bu iğrenç bağımlılık yüzünden arkadaşları ve yakınları ile birlikte olmaktan kaçınıyorlar ya da çok nadir görüşüyorlar. Gizli gizli sigara içmenin en kötü yanı tiryakinin bir şeyden yoksun kaldığı hayalinin güçlenmesidir. Ayrıca insanın kendisine olan saygısını yitirmesine neden olur; diğer her bakımdan dürüst bir kişi ailesini ve arkadaşlarını aldatmak zorunda kalır.
Herhalde ya şimdiye kadar bu tür bir şey yaşamışsınızdır ya da şu anda yaşıyorsunuzdur.
Hiç Komiser Kolombo dizisini seyrettiniz mi? Her bölümün konusu birbirine benzer. Zengin, tanınmış ve saygı gören birisi cinayet işler. Cinayeti mükemmel kurguladığını ve hiç açık vermediğini düşünür. Bu vakayı çözmesi için de karşsında sade görünüşlü Kolombo’yu görünce iyice rahatlar.
Kolombo sorgulamasını bitirdikten sonra genelde hep aynı şeyi yapar. Kapıyı kapatıp, odadan çıkar. Şüpheli tam temize çıkmış olmanın rahatlığıyla gülümserken, Kolombo tekrar odaya girer ve: “ufak bir nokta daha var efendim, ama eminim bunu da açıklayabileceksiniz…” der. Şüpheli titrer, bakışları donar ve o andan itibaren izleyen bizlerde, şüphelinin kendi de, Kolombo’nun onu yakalayacağını bilir.
Suçu ne kadar ağır olursa olsun o andan itibaren katile bir yakınlık hissetmeye başlarsınız. Sanki suçlu sizmişsiniz gibi hissettiren o gizli sigara içmeleri hatırlarsınız.
Sigara içmenize izin olmayan saatler, bir iki gizli fırt için evden dışarı çıkma, soğukta titreyerek durma, ve “keyfin” ne olduğunu anlayamama! Yakalanma korkusu. Acaba karım çakmağımı sigaramı yada sakladığım izmariti bulacak mı?
Yakalanmadan eve dönmenin rahatlığını yaşayamadan, nefesindeki ve elbisendeki sigara kokusundan yakalanacak olmanın korkusu başlar. Artık yakalanacağınızı bile bile, Kolombo’nun karşsındaki şüpheli gibi çaresiz ve korkulu hissedersiniz ve bu kokunuz gerçeğe döndüğünde, yani sonunda yakalandığınızda, yer yarılsın, içine gireyim diye düşünürsünüz. Ve zincirleme zehirlemeye tekrar geri dönersiniz!
AH ALLAH’IM SİGARA İÇMEK NE KADAR ZEVKLİ!


Gülse Birsel sigara içenleri uyarıyor
“Zavallı sigara bağımlısı, titre ve kendine gel!”
devamı için tıklayınız.



H
Her derde deva Sigaralar
Hayır, kombine sigara aynı anda iki ya da daha fazla sigarayı bir anda içmek değildir. O başınıza geldiğinde ilk sigaranızı neden yaktığınızı sorarsınız kendinize.
Kombine sigara bizi her zaman uyaran nedenlerden iki ya da daha fazlasının bir araya gelmesi sonucunda içtiğimiz sigaradır. Örneğin, toplantılar, partiler, düğünler, dışarıda yenen yemekler. Bu durumlar hem stres doludur hem de rahatlatıcıdır. Bu şimdi bir çelişki gibi gelebilir ama aslında değildir. Diğer insanlarla hatta arkadaşlarla bile birlikte olmak bazen strese yol açabilir, aynı zamanda eğlenmek hem de rahatlamak istersiniz.
Öyle durumlar vardır ki dört neden bir anda etkisini gösterir. Buna örnek olarak araba kullanmak gösterilebilir. Örneğin gergin bir ortamdan, doktordan yeni çıktıysanız stresinizi atıp rahatlamak istersiniz. Diğer yandan trafik, stres faktörünü yeniden ortaya çıkarır. Yaşamınız tehlikededir. Konsantre olmanız gerekir. Belki son iki faktörün farkında değilsinizdir ama farkında olmamanız bu faktörlerin var olmaması anlamına gelmez. Trafik sıkışmışsa veya uzun bir otoyoldaysanız işin içine bir de can sıkıntısı faktörü girer.
Başka bir klasik örnek ise kâğıt oyunlarıdır. Briç, poker gibi oyunlar konsantrasyon gerektirir. Sahip olduğunuzdan fazlasını kaybettiğinizde strese girersiniz. Elinize uzun süre işe yarayan bir kâğıt gelmezse sıkılırsınız. Ve bütün bunlar rahatlamak istediğiniz boş zamanlarınızda olur. Kâğıt oyunları sırasında ara sıra sigara içenler de dahil bütün oyuncular fazla sigara özlemi çekmedikleri halde ardı ardına sigara içmeye başlarlar. Küllükler anında dolar. Oyuncuların üzerine kalın bir sigara dumanı yerleşir. Sigara içenlerden birinin omuzuna dokunup sigara içmekten zevk alıp almadığını sorduğunuzda “dalga mı geçiyorsun” yanıtını alırsınız. Böyle akşamların sabahında insanın ağzında küllüğü anımsatan bir tat olduğunda sigarayı bırakma kararı alınır.
Bu kombine sigaralar çok değerlidir, sigarayı bıraktığınızda en çok onları özleyeceğimizi sanırız. Yaşamdan artık eskisi gibi tat alamayacağımızı düşünürüz. Aslında hep aynı ilke geçerlidir: bu sigaralar da yalnızca sigaranın yarattığı özlemi giderirler ve bazı durumlarda bu özlemi giderme gereksinimimiz daha fazladır.
Şunu artık bir açıklığa kavuşturalım. Özel olan sigara değil yaşanan olaydır. Sigara gereksinimden kurtulur kurtulmaz bu tür olaylardan daha çok zevk alacağız ve daha az strese gireceğiz.


İ

İndirmli sigara bırakma
Hemen Allen Carr Türkiye Merkezini arayın ve kampanyamıza katılın..
0212 – 358 53 06-08


İradem sigarayi bırakmaya yetmiyor
Sizce sigarayı bıraktığınız …
 ilk günlerde kendinizi kötü hissetmezseniz,
 gergin günler yaşamazsanız,
 hayatınızdan hemen daha fazla keyif almaya başlarsanız,
 stresli durumlarda sigara aklınıza bile gelmese,
 kendinize güveniniz artsa,
 konsantrasyon bozukluğu yerine konsantrasynunuzda ciddi bir artış yaşasanız,
 içen arkadaşlarınızın yanında kendinizi yoksun hissetmezseniz
…yine de iradeye ihtiyaç duyar mısınız?
 Sizce sigarayı bu kadar kolay bırakmanın bir yolu var mı?
 Bu konuyu yeterince araştırdınızı mı düşünyorsunuz?



İradeyle Sigara Bırakılmaz, Bırakılsa da İşkencedir!

Toplumumuzda sigarayı bırakmanın çok güç olduğu düşüncesi yaygındır, hatta hayatında hiç sigara içmemiş insanlar bile buna inanırlar.
Sigarayı bırakmayı öğütleyen kitaplar bile bırakmanın ne kadar zor olduğuyla başlar. Aslında bırakmak o kadar kolaydır ki.
Evet, bu son cümleye kuşkuyla yaklaşmanız çok doğal fakat olayı iyice bir düşünün lütfen:
Sigarayı bırakmak için yapmanız gereken tek şey sigara içmemektir. Kimse sizi sigara içmeye zorlamaz (kendiniz hariç tabii), yaşamak için yemek ve içmek gibi sigara içmek zorunda değilsiniz.
Bırakmak istiyorsanız neden güçlük çekesiniz ki? Hiç zor bir şey değil.
Tiryakiler irade gücü yöntemiyle bırakmaya çalıştıklarında olayı kendi kendilerine güçleştirirler. Sigara irade gücüyle bırakılmaz! Sigara içen insanlar zaten iradesi güçlü insanlardır. Sigara irade gücüyle bırakılsaydı, bir çoğu zaten kolaylıkla bırakırdı. Ancak sorun iradeyle çözülecek bir sorun değil!

Kendi iradesiyel bırakan tiryakilerin çektiği eziyet zihinsel bir şeydir ve yanlış inanışladan kaynaklanır. Fiziksel bir ağrı yoktur ama etkisi yinede çok güçlüdür. İnsanın kendisini perişan ve güvensiz hissetmesine yol açar. Tiryaki sigarayı unutmak bir yana sigaradan başka bir şey düşünemez olur. Günlerce hatta haftalarca ağır depresyonlara girer. Düşüncelerinde hep kuşku ve korku vardır.
“Bu delirten istek daha ne kadar sürecek?”
“Bir daha mutlu olabilecek miyim?”
“Bir daha uyanmak isteyecek miyim?”
“Bir daha yediğim yemeklerden zevk alabilecek miyim?”
“Gelecekte stresle nasıl başa çıkacağım?”
“Sosyal bir ortamda bir daha zevk alabilecek miyim?”
Tiryaki her şeyin hemen ilerlemesini bekler fakat içinde bulunduğu derin keder sürdükçe sigaranın değeri daha da artar.
Sigarayı irade yöntemiyle bırakmayı başarmış olanlar beyinlerini zorlayan “asılsız” inançlar yüzünden uzun süre sıkılır ve zorlanırlar. Bedensel bağımlılık sona erdikten çok sonra tiryaki hâlâ sigara özleminden yakınır. Yeterince dayanırsa artık bir daha başlamayacağına inanmaya başlar.
İradeyle bırakmış tiryakilerin sadece %2si başarılı olmuştur ve çok güç ve zahmetli olan bu yolda yaşamları boyunca sigara konusunda hassas kalırlar. Uzun zaman sigara içmeyenlerin tekrar başlamalarının nedeni budur işte.

Şimdi sigara sorununuzu bir ele alalım:
Hiçbirimiz sigara içicisi olmaya karar vermeyiz. İlk içtiğimiz sigaralar yalnızca bir denemedir ve tatları iğrenç olduğundan ne zaman istersek o zaman bırakabileceğimizi sanırız. İlk sigaralarımızı genellikle canımız istediği zaman ve çoğunlukla sigara içen başka insanlarla birlikteyken sosyal ortamlarda içeriz.
Ne olduğunu daha doğru dürüst anlamadan düzenli olarak sigara almaya ve sürekli sigara içmeye başlarız (istemesek bile). Sigara içmek hayatımızın bir parçası olur. Yanımızda sigara bulundurduğumuzdan emin olmak isteriz, çünkü bulunmaması veya azalması bizi uzursuz eder, hatta panik yaratır.
Bağımlı olduğumuzu anlamamız çoğunlukla uzun yıllar sürer!
Genellikle, ancak sigarayı bırakma girişiminde bulunduğumuz zaman bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu fark ederiz. İlk bırakma girişimlerimiz daha sigaraya yeni başladığımız zamanlarda olur, çoğunlukla para sıkıntısı yüzünden (genç bir erkek bir kızla tanışır, para biriktirmek ve sigaraya değil onunla harcamamak ister) ya da sağlık yüzünden (genç hâlâ aktif bir sporcudur ve nefesinin daraldığını fark eder).
Neden ne olursa olsun stresli bir durum yaşanılıacak diye beklenir. Bırakır bırakmaz vücut nikotin ister, böylece tiryakinin canı sigara ister, içmediğinden dolayı da içinde bulunduğu stres artar. Stresli durumlarda kendisine destek olan yardımcısı artık olmadığından üç kat eziyet çeker. İşkence dolu bir süreden sonra ya bir tavizde bulunup “daha az içmeye” niyetlenir ya da “yanlış zaman” seçmiş olduğu sonucunu çıkarıp “daha az stresli olduğu bir anı beklemeye” karar verir. Oysa stres olmadığı zaman sigarayı bırakmaya da gerek kalmaz; bir dahaki stres durumunda tiryaki bir girişimde daha bulunur. Doğru zaman bir türlü gelmez çünkü yaşam giderek daha az değil daha çok stresli bir hale gelir. Anne babamızın evinden çıkar, evleniriz, kendi evimizi kurarız, borçlanırız, çocuklarımız olur, işimizdeki sorumluluğumuz artar vs. Tabiki tiryakilerin yaşamında stres hiç azalmaz..
Tiryaki başlangıçta yaşadığı başarısızlıklar sonucunda bir sabah kalkıp sigara içmek istememe olasılığına inanmaya başlar. Bu umut genellikle sigarayı bırakmış diğer kişilerden duyduğu hikâyelerden kaynaklanır (örneğin “grip olmuştum iyileştikten sonra artık canım sigara içmek istemedi”).
Kendinizi kandırmayın. Bu tür söylentileri araştırırsanız olayın öyle dışarıdan göründüğü gibi basit olmadığını anlarsınız. Çoğu durumda tiryaki kendini zaten sigarayı bırakmaya hazırlamış oluyor ve gribi yalnızca bir bahane olarak kullanıyor. Bir çok tiryaki ne zaman grip olsa sigara içmesini engellediği için dört gözle iyileşmeyi bekler.
Sigarayı “birden bire” bırakan insanların çoğu bir şok yaşamıştır. Ya yakın bir akrabaları sigara yüzünden ölmüştür ya da sağlıkla ilgili bir sorun yüzünden korkmuşlardır. “Bir gün aniden sigarayı bırakmaya karar verdim. Ne mükemmel bir insanım,” demek çok kolaydır.
Kendinizi kandırmayı bırakın! Öyle bir şey kendiliğinden olmaz; sizin de biraz katkıda bulunmanız gerekir.

Sigarayı irade gücü yöntemi ile bırakmak neden bu kadar zordur ? Yaşamımızın çoğunu gerçekleri görmezlikten gelip “yarın bırakacağım” diyerek geçiririz.
Bazen bir şey sigarayı bırakma girişimde bulunmamıza neden olur. Sağlıkla ilgili sorunlar, parasal nedenler, sosyal saygınlık ya da son zamanlarda çok fazla nefes darlığı çekmişizdir ve aslında sigaradan zevk almadığımızı fark etmişizdir.
Neden ne olursa olsun gözlerimizi açıp sigaranın olumlu ve olumsuz yanlarını tartmaya başlarız ve aslında yaşamımız boyunca bildiğimiz sonuca tekrar varırız. Zaten mantıklı düşündükten sonra bir tek mantıklı kanıya varılabilir: SİGARAYI BIRAKMAK!
Tiryaki sigara içmezse daha iyi olacağını bildiği halde sigarayı bıraktığında bir özveride bulunduğu duygusuna kapılır. Bu gerçi bir yanılgıdır ama çok etkili bir yanılgıdır. Sigaranın yaşamın iyi ve kötü anlarında kendisine destek olduğuna inanır.
Hem toplumun beynine işlediği hem de kendi bağımlılığının yarattığı boş inançları aklına yerleştirmiştir.
Bunlara bir de sigarayı bırakmanın ne kadar güç olduğu konusundaki daha da etkili yanılgı eklenir:
1. Aylardır sigara içmeyen ve hâlâ sigara diye ölen tiryakileri duyar. Bunlar mutlu olmasını bilmeyen insanlardır, önce sigarayı bırakırlar sonra da yaşamlarının geri kalan bölümünü sigara içmek isteyerek geçirirler.
2. Yıllarca sigara içmeden mutlu bir şekilde yaşarken bir gün bir sigara içip tekrar bağımlı olan tiryakileri de bilir.
3. Büyük bir olasılıkla hastalıkları iyice ilerlemiş olan, kendilerine gözle görülür bir şekilde zarar veren ve sigaradan zevk almadıkları belli olan tiryakilerde tanıyordur – fakat yine de sigara içmeye devam eder.
4. Ayrıca bunların bir ya da daha fazlasını kendi de yaşamıştır.

İşe, “Yaşasın! Duydun mu? Ben artık sigara içmek zorunda değilim,” diye başlayacağına birçok tiryaki arkadaşları ve yakınlarından özür dilemeye bile başlar: “Bak sigarayı bırakmaya çalışıyorum. Önümüzdeki haftalarda herhalde gergin olurum lütfen biraz anlayış göster!” Bu tür girişimler başlamadan başarısız olur.
Tiryakinin birkaç gün sigarasız dayandığını kabul edelim. Ciğerlerindeki tıkanıklık kısa bir süre sonra kaybolur. Birkaç gündür sigara almadığı için cebinde parası vardır. Sigarayı bırakmak istemesinin nedenleri bir anda aklından çıkar. Bu, araba kullanırken kötü bir kaza görmeye benzer. Bir süre yavaş kullanırız fakat acelemiz olduğu bir an yine her şeyi unutup gaza basarız.
Diğer taraftan vücudunuz nikotinsiz kalmıştır. Bedeninizde bir ağrı yoktur; bir soğuk algınlığı yaşasanız benzer hissedeceksiniz ancak bunun yüzünden gitmemezlik ederdiniz ne de depresyonlara girerdiniz. Gülerek geçiştirirdiniz. Oysa tiryakinin düşündüğü tek şey bir sigara isteğidir. Bunun neden bu kadar önemli olduğunu kendi de anlamaz. Birkaç saat ya da gün önce sigarayı bırakmanın nedenlerini sayan kişi tekrar başlamak için bahaneler bulmaya çalışır ve şu gibi şeyler söylemeye başlar:

1. Yaşam çok kısa. Yarın bir bomba patlayabilir ya da bir arabanın altında kalabilirim. Zaten çok uzun süredir içiyorum. Hem bugünlerde artık her şeyin kansere yol açtığını söylüyorlar.
2. Yanlış zaman seçmişim. Yılbaşından / tatilden / yaşamımdaki bu stres döneminden sonra bıraksam daha iyi olacakmış.
3. Konsantre olamıyorum. Gerginim ve moralim bozuk. Doğru dürüst çalışamıyorum. Arkadaşlarım ve ailem beni artık sevmiyor. İşin gerçeği herkesin yararı için benim tekrar sigaraya başlamam gerekiyor.
4. Ben sigaraya çok düşkünüm ve anlaşılan bir daha sigarasız mutlu olmama olanak yok.

Tiryaki bu noktaya geldiğinde kaderine razı olup bir sigara yakar ve şizofreni artar. Açlığını giderdiği ve vücudunu nikotin işle “beslediği” için büyük bir rahatlama duyar fakat uzun süre sigara içmediyse sigaranın tadından iğrenir ve bu iğrenç şeyi neden içtiğini bir türlü anlayamaz. Sonunda iradesinin yetersiz olduğuna inanmaya başlar. Aslında hiçbir eksiği yoktur.
Yanlızca kararını değiştirmiş ve yeni düşüncelerinin ışığında tamamen mantıklı başka bir karar vermiştir. İnsan kendisini perişan hissettikten sonra sağlığın ne anlamı kalır ki? Mutsuz olduktan sonra varlıklı olup da ne olacak? Hiçbir şey. Kısa fakat eğlenceli bir yaşam, uzun ve mutsuz bir yaşamdan çok daha iyidir.
Ne mutlu ki, bunun tam tersi doğrudur. Sigarasız bir yaşam çok daha eğlencelidir.
Tiryakilerin çektikleri eziyetin sigarasızlıkla bir ilgisi yoktur. Sigarasızlık gerçi bu eziyetin başlamasına neden olur ama asıl işkence insanın kafasında gerçekleşir ve buna kuşku ve kararsızlık yol açar. Tiryaki başından bir özveride bulunduğu inancıyla girdiği için bir süre sonra yoksunluk duygusuna kapılır – bu da bir tür strese yol açar. Ne zaman beyni, “Yak bir sigara,” dese strese girer. Sigarayı bırakır bırakmaz sigara içmeye gereksinim duymaya başlar. Fakat sigarayı bırakmış olduğu için içemez, bu durum onu iyicene depresyona sokar ve bu depresyon onu tekrar sigaraya iter.
Bırakmayı güçleştiren bir başka etken de bir şey olsun diye beklemektir. Ehliyet almayı amaçladığınızda ehliyet sınavını geçer geçmez hedefinize ulaşmış olursunuz. “İrade gücü yönteminde” ise: “Sigarasızlığa yeterince uzun bir süre dayanırsanız sigara içme isteğiniz yok olacaktır,” kanısı geçerlidir.
Hedefinize ulaştığınızı nasıl anlarsınız? Bir şey olsun diye beklerseniz, hiçbir zaman anlamazsınız, çünkü artık bir şey olmaz. Son sigaranızı söndürdükten sonra sigarayı bırakmış oldunuz; eğer hâlâ bir beklenti içindeyseniz bu yalnızca sigarasızlığa ne kadar zaman dayanacağınızın beklentisidir.
Aslında gerçekten bir şey olur fakat tiryaki bunu fark etmez. Nikotin eksikliğinin yarattığı ihtiyaç o kadar hafiftir ki, fark edilmez bile. Tiryakilerin çoğu yaklaşık üç hafta sonra sigarayı “bırakmayı” başardığını düşünür. Bunu kanıtlamak için bir sigara yakar ve her şey yeniden başlar. Sigaranın tadı iğrenç gelir ama bedenine tekrar nikotin sokmuş olduğu için sigarasını söndürür söndürmez nikotin seviyesi düşer ve içinden bir ses: “Bir tane daha istiyorsun,” demeye başlar. Tam kurtulmuşken tekrar bağımlılık kazanır.
Ondan sonraki ilk sigarasını genellikle hemen yakmaz. “Tekrar bağımlılık kazanmak istemiyorum,” diye düşünür. Şöyle biraz zaman geçsin diye bekler. Belki birkaç saat, belki birkaç gün, belki birkaç hafta. Sonunda, “Tekrar bağımlılık kazanmadığıma göre ikinci bir sigara içmemde bir sakınca olmasa gerek,” diyerek daha önceki tuzağa yeniden düşer, fakat artık çok kaygan bir ip üzerinde yürüyordur.
Sigarayı bırakmış birçok kişi zaman zaman “özel bir ödül” olarak ya da kendisini sigaranın tadının iğrenç olduğuna inandırmak için “bir” puro içer. Tadı başta iğrençtir fakat vücuduna yine nikotin vermiştir, söndürdüğü an vücudundaki nikotin seviyesi düşer ve bir ses: “Bir tane daha istiyorsun,” demeye başlar. Tekrar sigaraya başlamasına az kalmıştır.. Bir sigara yaktığında tadı yine iğrenç gelir ve kendisini kutlamaya başlar: “Yaşasın! Zevk almadığım sürece bağımlılık kazanmam nasıl olsa, yılbaşından / tatilden / bu stresten sonra tekrar bırakırım.”
Çok geç. Yeniden bağımlılık kazanmış, ilk düştüğü tuzağa yeniden düşmüştür.

Lütfen doğru bakış açısını kazanmadan ve doğru hazırlığı yapmadan sigara bırakma girişimlerinde bulunmayın! Bulunduğunuz durumlarda yukarıda verilen örnekleri yaşama olasılığınız çok yüksek..

İşyerlerinde sigara

19 Mayıs 2008 tarihinden itibaren cezai hükümleri ile uygulanmaya başlanan 5727 sayılı kanun ile revize edilen 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'la birlikte sigara yasağının kapsamı genişledi. Belirtilen tarih itibariyle kurumlar içinde sigara içmek tamamen yasaklandı.
Ancak bu kanunu tüm işyeri sahipleri bir fırsata dönüştürebilir.
Her gün daha fazla kurum sigaradan kurtulmanın yollarını aramaktadır. “Sigarasız Kurum” politikasının hayata geçirilmesi son derece hassas dengeler üzerindedir. Yanlış uygulamalar, kurum içinde kriz yaşanmasına, sigara içenlerin kuruma bağlılıklarının ve dolayısıyla performanslarının azalmasına yol açar. Sigaranın yasaklanması ve/veya sigara içenlere özel odaların sağlanması ise, dünyanın hiçbir yerinde yeterince etkili bir çözüm olamamıştır.

25 yıldır 40 ülkede hizmet veren ve bugüne kadar yaklaşık 10 milyon sigara içicisinin kurtulmasını sağlayan Allen Carr-Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu yöntemi, dünyanın en başarılı ve en geniş sigara bıraktırma ağıdır. Ayrıca yüzlerce kuruma hizmet vererek, sigarasız çalışma ortamı politikasını etkili ve verimli biçimde hayata geçirmelerini sağlayan tek yöntemdir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)- Tütünsüz Dünya Hareketi Eski Başkanı Prof. Dr. Judith Mackay, Allen Carr’ı dünyanın en başarılı yöntemi olarak kabul etmektedir.


K
Karikatürle sigara bırakma
Dünyanın en başarılı sigara bıraktırma yöntemi olan Allen Carr- sigarayı bırakmanın kolay yolu- tiryakilere sigarayı en keyifli şekilde bıraktırmak için her yolu deniyor İngiltere “THE INDEPENDENT” gazetesinin de dağıtımını üstlendiği karikatürlü kitap “bir haftasonunda” sigarayı bırakmayı vaad ediyor! İnsanları güldererek sigaradan kurtarmanın daha yaratıcı çözümü olamazdı heralde. Tebrikler Allen Carr! Sigarayı bırakmanın kolay yolu karikatürlü kitabı şu an Allen Carr Türkiye Merkezi tarafından tercüme ediliyor ve çok yakında Türkiye’de de ulaşabilir olacak.

Keyifli sigaralar
“Ben sigara içmeyi çok seviyorum, pek de bırakmayı düşünmüyorum..”diyen bir çok insanla yaşadığımız diyalog:
Uzman: “Çocuğunuz var mı?”
Tiryaki: “Evet, neden sordunuz?”
Uzman: “Sigarayı sevdiğinizi ve çok keyifle içtiğinizi söylüyorsunuz, bu durumda çocuğunuzun da bu keyifi kaçırmamasını istiyorsunuzdur, birran evvel başlasın o da..”
Tiryaki: “Aman aman, allah korusun, umarım hiç başlamaz..”
Uzman: “Neden böyle diyorsunuz? İnsan çok keyif aldığı bişey istemez mi çocuğu da yapsın, o da keyif alsın?

Evet, duruma bu açıdan baktığıızda anlarız ki aslında her tiryaki çıkamadığı bir “tuzağın” içinde olduğunun farkındadır ve “yavrusu” aynı tuzağa düşsün istemez.

Sinsi Tuzak
Sigara, insan ve doğa tarafından tasarlanmış en sinsi, en kurnaz tuzaktır. Bizi başlangıçta bu tuzağa düşüren, tuzağın içindeki binlerce yetişkindir. Hepsinin çok eğlenceli, çok keyif alarak yaptıkları bişey olduğunu zannederiz. Halbuki bize sık sık söylemişlerdir. Sigaranın dünyanın parasına mal olan, hastalıklara yol açan pis, iğrenç bir alışkanlık olduğunu söylemelerine rağmen biz onların hiç keyif almadıklarına inanamayız. Hatta bu tuzağa düşebilmek için de baya baya uğraşırız.
Yemi, peyniri olmayan tek tuzak sigaradır. Ağzımızın suyunu akıtan sigaranın enfes değil iğrenç tadıdır. O ilk sigaranın tadı iğrenç olduğundan beynimiz hiçbir zaman bağımlılık kazanamayacağımız kanısına varır ve zevk almadığımızdan dolayı ne zaman istersek o zaman bırakabileceğimizi düşünürüz. Bunun böyle olmadığını anladığımızda ise aradan yıllar geçmiştir ve biz çoktan tuzağın dibine kadar inmişizdir. Bile bile lades böyle bişey.
Sağlıklı düşünen bir yetişkinin beyni gün boyunca ortalama 20 defa yaptığı bişeyi kendine açıklamak zorundadır. Sigara içmemiz için “mantıklı” hiçbir açıklama bulamadığımızdan duygusal bir açıklama bularak, kendimizi yatıştırırız.
“Madem ben bu kadar zararlı olduğunu bile bile halen içiyorsam, demekki benim için çok özel bişey, demek ki –SEVİYORUM”.
Bir kişi karşınızda “seviyorum” derse, diyebilecek hiç birşeyiniz kalmıyor. Hepiniz hayatınızdan veya çevrenizden bilirisiniz bu durumu:
“Bu adam/kadın/arkadaş/iş/hobi hiç sana göre değil, bak seni çok üzüyor ve çok yoruyor ve bu hiç bir zaman değişmeyecek, biraz düşün lütfen” dersiniz, “Ne yapayım, seviyorum işte..”der ve bu konuşma orda biter!

Bugüne kadar tek bir sigaranızı bile sevdiğiniz veya keyif aldığınız için içmediniz! Bu gerçeği kabul etmenin ne kadar zor olduğunu çok iyi biliyoruz.
Sigara içmeniz için tek bir gerçek sebep var: Madde bağımlılığı.
Bunun dışında kendimize ve çevremize inandırmaya çalıştığımız herşey yalan. Madde bağımlılıkların ortak özelliklerinden biri de bir süre sonra hem kendimize hem çevremze yalan söyletmesidir. Bu da kabul edilmesi zor bir gerçek daha..

Mini Test (sigara içenler için):

Eğer vücudunuzda bir düğme olsaydı,
bu düğmeye basınca ertesi sabah hayatınızda hiç sigara içmemiş gibi uyansaydınız, bu düğmeye basar mıydınız?

Evet, her sigara içicisi bunu zaman zaman hayel eder, değil mi?
Neden sevdiğimiz birşeyden hem kurtulmak, hem de hiç yapmamış olmak isteriz ki?
Çünkü o yaptığımız “şey” sevdiğimiz bişey değil!

Halen “seviyorum” diyorsanız..lütfen hemen bizi arayın!


Kilo ve Sigara
Sigarayı bırakıp da kilo almak istemiyorum diyorsanız..lütfen önce bunları düşünün :
Sigara içmenin kilo kontrolünde faydalı olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Sigara içen ve kilolu olan tanıdıklarınız var mı?
Sigara kilo kontrolü sağlasaydı tanıdığınız tüm sigara içiciler incecik olurdu değil mi?
Obez insanların 4/3 sigara içerler biliyor muydun?
Sigaranın içersinde kalori yakan herhangi bir maddenin bulunduğunu mu düşünüyorsunuz?
İnsanın 4000 bin zehirli dumanı içine çekmesinden kurtulması ile kilo almanın/vermenin nasıl bir bağlantısı olabileceğini düşünüyorsunuz?
Sizce sigarayı bırakan insanlar kilo alırsa neden alırlar?


Sigarayı bırakmak sağlıklı bir yaşama doğru çok önemli bir adımdır, belki de en önemli adımdır. Bu adımı atmaya seçmek isterken bir çok insan kilo alacağını düşünür ve endişe taşır. Hatta bu endişe bir çok kişide (özellikle de kadınlarda) bu adımı atmaktaki en büyük engel olur.

“Sigarayı bırakmak kilo aldırır” düşüncesi nereden geliyor?
Bu düşünce ne kadar yanlış olsada, bu düşünceye kapılmamızın bir çok nedeni var:
1. Çevrede 10larca sigarayı bırakmış ve kilo almış örnekler,
2. Kişinin kendi geçmiş deneyimleri,
3. Sigaranın iştah kapattığı diye yanlış inanış,
4. Sigaranın metabolizamayı hızlandırdığı ve fazladan kalori yakımı sağladığı diye yanlış inanış,
5. Sigaranın bağarsakları çalıştırdığı diye bir yanlış inanış daha.

Evet, irade gücüyle sigarayı bırakan kişiler kilo alırlar çünkü sigara yerine bütün gün bişeyler yerler ve içerler. Hep ümit ederlerki bu bir gün kendiliğinden geçecek. Bu yaptıkları şey sigarayı “bırakmak” değildir! Sigaranın yerine “bişey koymaktır”. Yani var olan çok ciddi bir sorunlarını hayattan çıkartmak isterken yerine başka bir sorun koyarlar. Halbuki doğru yöntemle sigarayı bıraktığınızda kilo almanız söz konusu değildir.

Kilo almak beslenme tarzımız ve hareket oranımızla ilgilidir!
Beslenme tarzımda ve hareket oranımda hiç bir şey değişmedi sadece sigarayı bıraktım ve kilo aldım diye bir gerçek yoktur.
Kilo almak ne demektir? Vücütumdaki yağ oranı veya su oranı veya kas oranı arttı demektir.
Sigara kullanmıyoruz diye birden vücut yağ veya su depolamaya başlamaz, kendi kendine kas da yapamaz
Dolaysıyla şu gerçeği artık lütfen kabul edelim: sadece sigara bırakarak kilo almanız mümkün değildir.
Sigara içicilerin çok iyi bildiği bir durum: çok kez yaşamışsınızdır, karnınız acıkmıştır, bişey yemezsiniz onun yerine sigara içersiniz ve birkaç dakika sonra o açlık duygusu kaybolur, doğru mu? Ve biz bu açlık duygusunu sigaradan dolayı bastırdık diye düşünürüz, doğru mu? Peki şimdi..sigara içmeyen birisini düşünün lütfen, karnı acıkıyor, ve bişey yemiyor, sizce birkaç dakika sonra ne oluyur? Evet onların da açlık duygusu kayboluyor…allah allah bunun için hiç bişey yapmaları gerekmedi, akıllarına sigara da gelmedi 
Siz açlığınızı kontrol edebiliyorsunuz, sigara içmenize rağmen, ondan dolayı değil ! Nikotin denilen maddenin iştahınız üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.
Sigara içmenin kilo kontrolünde herhangi bir faydası olsaydı çevrenizde hem sigara içen hem de kilolu olan hiç kimse olmazdı. Araştırma sonuçlarına baktığımızda obez insanların 4/3 sigara içerler! Böyle bir araştırma sonucu da olamazdı!
Ve sigara içenlerin çoğunun spor yapmaya hali olmadığı için de ayrıca kilolu olurlar. Bir çok kişi sigarayı bıraktıktan sonra ilk kez hayatlarında spor alışkanlığını geliştirir ve kilo vermeyi de başarır.
Kilo vermeyi sağlayan bir başka durum ise:
Yıllarca “kendimi zehirliyorum, bile bile öldürüyorum” düşünceleri vicdanımızı kemiririken sigarayı bıraktıktan sonra “başardım” düşüncesi muhteşemdir. Kişi kendisini hem fiziksel, hem zihinsel, hem duygusal yeniler. Bu yenilenme sürecinin sonunda kendimize güvenimiz artar. Ve yıllardır hayata geçiremediğimz bir çok kararı hayata geçirmeyi başarırız!

Neden sigara içmek kalori yakar diye düşünürüz?
Sigara içen bir kişinin vücutu uzun yıllar saat başı aldığı zehirli dozları atmakla meşguldü. Bağışıklık sisteminin hayati önem taşıyan bu görevi yerine getirebilmesi için tabiki enerjiye ihtyacı var. Ancak bu fazladan harcanan enerji insanlara kilo aldıracak/verdirecek kadar değildir.
Bir de fazladan yapılan el harektlerinden dolayı kalori yaktığını düşünenler vardır…Evet, her hareket kalori yakar! Elimi hareket ettirmek için kendimi zehirlemek zorunda değilim!
Kilo verdirecek kadar hareket etmenin tek yolu: düzenli spor yapmaktır!

Nikotin bağımlılığının kişilere düzünli olarak yaptırdığı tek şey sigara içmektir.Bu kadar sık ve düzenli yapılan bişey tabiki günlük hayatımızda yaptığımız bir çok şeye denk gelir ve o kadar sık ve düzenli denk gelirki beynimizde şartlanmalar oluşur. Tüm tiryakilerin “ayrılmaz ikilileri” vardır! Kahve-sigara, yemek sonrası-sigara, iş bitirdim-sigara, tuvalet-sigara…bunlar yıllar içinde o kadar ayrılmaz hale gelirki, kişi sanki birini diğersiz yaşayamam inancına kapılır. Halbuki insan varlılığının tuvalet ihtiyacı, yani bağarsakların boşaltma sisteminin çalışması milyon yıllık evrensel bir geçmişe sahiptir. Bağarsaklarımızın çalışması mağra devrinden bugüne bize miras kalmıştır! Sigarayla şartlanması dışında hiçbir alakası yoktur.

Kimler sigarayı bırakınca kilo alırlar?
Doğru metotla sigarayı bırakan hiç kimse kilo almaz hatta verir!

Bu yüzden “kilo alırım” bahanesinden birran evvel vazgeçin ve dünyanın en güçlü bağımlılığından kurtulmak için doğru adımı atın!



Konsantrasyon ve sigara
Okumaya başlamadan önce biraz düşünmenizi istiyoruz:
 Sigara içenler içmeyenlerden daha iyi konsantre olurlar mı?
 Uzun süren toplantılarda ilk ara vermek isteyenler kimler: sigara içenler mi, içmeyenler mi?
 Sigara gerçekten konsantrasyonu arttırsaydı çocuklarımızın ve gençlerin özellikle sınav dönemlerinde bir kaçtane içmesini istemez miydik?
 Sigara neden konsantrasyonu arttırsın ki?
 Sigaranın içersinde hangi madde böyle bir beceriye sahip acaba diye sordunuz mu kendinize hiç?

Şunları bilmekte fayda var..

İnsan beyni muhteşem bir organdır!
Beynimizin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için ihtiyacı olan iki şey vardır: besin ve oksijen. Bu ne demek: aç karna ve oksijensiz bir ortamda uzun süre konsantre olamayaz.
Bu kadar basit yani konsantre olabilmemiz için ekstra bir malzemeye ihtiyacımız yok!

Sigara konsantrasyona yardımcı olmaz, sigaranın içersinde herhangi bir madde konsantrasyonumuzu arttıracak beceriye sahip değildir.

Bir şeye konsantre olmaya çalışmak ne demek? Uzun süre odaklanabilmek demek. İnsan beyni odaklanma gücüne sahiptir. Herkes konsantre çalıştığı süreleri bilir, okadar iyizdir ki bu konuda, dikkatimizi dağatacak herşeyden otomatik olarak kaçınmaya çalışırsınız, örneğin üşüdüğünüzü ya da sıcaktan rahatsız olduğunuzu, hatta uykumuz geldiğini bile fark etmezsiniz. Gerçek anlamda konsantre bir şekilde çalışan ağar tiryakiler bile bazen sigarayı unuturlar. Saatler sonra “nasıl dayandım ben bu kadar uzun süre” diye şaşırdığınız zamanlar olmuştur.

Gerçek nedir?
Bu kadar güçlü bir yeteneğe zaten sahipken tiryakilerin yaşadığı nedir?
Tek sorun vücütlarının ortalama saat başı nikotin istemsidir. Konsantre olmaya çalıştıklarında düşünme gereği bile duymadan otomatik olarak sigaralarını yakarlar, böylece yine bir süreliğine ihtiyaçlarını gidermiş olur, yapmaları gereken işi yaparlar ve bu arada sigara içtiklerini unutmuşlardır bile.Hiç bir sorun yok gibi görünür. Sorun olduğunu nezaman anlarlar? Sigara içme isteği olupta içemedikleri zaman! O zaman işte hayat durur!
Sigara konsantrasyon yeteneğini arttırmaz. Tam tersine yok bile eder! Sigara içenler konsantrasyon bozukluğu, unutkanlık, baş ağrısı, genel uyuşukluk ve zihinsel yorgunluk gibi rahatsızlıkları yaşarlar ve bunu stresli ve yoğun hayatlarına bağlaralar. Nedense sigara kullanıyor olmaları kimsenin aklına gelmez!
Halbuki yavaş yavaş zehirle doldurduğumuz damarlarımızın tıkanması tüm organlarımızda olduğu gibi beynimize de yeterli oksijen gitmesini her geçen gün daha fazla engeller. Uzun süre konsatre olamamaların asıl sebebi budur!

Sigarayı kendi “iradesi” ile bırakanlar çabalarına rağmen en sık konsantrasyon yüzünden başarısızlığa uğrarlar. Gerginlik ve moral bozukluğuyla bile başedebilirken önemli bir şeye konsantre olmaya çalıştığklarında sigarayı çok aradıklarını söylerler. Diğer yandan ise sınavlarında veya uzun sürecek toplantı önceleri sigara içemeyeceklerini bilmek panik yaratır “üç saat boyunca sigarasız nasıl konsantre olacağım?”. Buna rağmen sınavların hepsini geçerler ve toplantılarını gayet iyi yönetirler ve bunları yaptıkları süresince hiç sigara içmeyi düşünmezler. Demek ki mecbur kalınca sigarasız yapabiliyorlarmış.

Tiryakilerin sigarayı bırakmaya çalıştıklarında konsantre olmakta çektikleri güçlükler nikotin eksikliğinden kaynaklanmaz. Sigara içen bir kişi beyni durduğu zaman ne yapar? Daha yakmamışsa hemen bir sigara yakar. Fakat sorununu bu şekilde kesinlikle çözemez; o zaman ne yapar? Yapması gereken şeyi: sigara içmeyen insanlar gibi sorununa bir çözüm yolu bulmaya çalışır. Bir tiryaki sigaraya hiçbir zaman toz kondurmaz. Sigarayı bırakır bırakmaz yaşamında ters giden her şeyin sigara içmemesinden kaynaklandığına inanır. Kafası durduğu bir anda tüm normal insanlar gibi uğraşmaya devam edeceğine, “Bir sigara içebilseydim sorunum çözülürdü,” diye düşünür. Derken sigarayı bırakma kararını sorgulamaya başlar.
Sigaranın konsantrasyonu gerçekten arttırdığına inanıyorsanız sigarasızlık hiçbir zaman konsantre olamamanızı garantiler. Sorun nikotin eksikliğinin yarattığı fiziksel bir şeyden değil şüphe etmekten kaynaklanır. Unutmayın ki: sigaranın eksikliğini sigara içenler duyar içmeyenler değil.
Bu okuduklarınızı %100 kabul ediyorsanız, son sigaranızı söndürüp günlük sigara tüketimimi bir günde sıfıra indirdiğiniz zaman konsantrasyon konusunda hiçbir güçlükle karşılaşmayacaksınız.


Mini Test (sigara içenler için):

1. Bir işe başlamadan önce sigara içmek isterim?
Evet/Hayır

2. Bir işe ara verdiğimde sigara içmek isterim?
Evet/Hayır

3. Bir işi bitirdiğim zaman sigara içmek isterim?
Evet /Hayır

Muhtemelen tüm soruları EVET ile cevaplandırdınız Nasıl bir mucizevi bir şeydir bu sigara, hem harekete geçirir, hem konsantrasyon sağlar, hem dinlendirir, hem öyle bir keyiftir ki bir işimiz bittiğinde bir ödül olarak kullanırız?
Artık uyanın lütfen! O işe başlasınız da başlamasınızda, ara verseniz de vermeseniz de, iş bitse de bitmesede “o sigaralar” içilecek, çünkü içilmek zorunda, çünkü söz konusu olan durum kötü bir alışkanlık falan değil, bir MADDE BAĞIMLILIĞI!

L
Leke yapan yine sigara
Bu dişlerimin sarı halini yapan her zaman kahve ve çay zannederdim..yıllarca gülümsememi sakladım, en derin ve içten kahkah halimde bile ağzımı elimle örttüm. Hayat kalitemizi bu kadar köklü etkilediğini hep biliyordum sevgili sigaralarımın ancak vücüdumda, zihnimde ve duygularımda varolan tüm ağarzaların da sigaradan kaynaklandığını hiç tahmin edemedim.
Ne zaman Allen Carr yöntemiyle hayatımdaki bu gizli hırsızdan kurtuldum hayatımdaki muhteşem değişimler başladı Sigaraya hırsız diyorum çünkü yıllarca sinsi sinsi hiç çaktırmadan çalmış hayatımdan.
Bir de o sinsi kara lekeler vardır, tiryakilet çok iyi bilir:
Sigarayı bırakmanın bir başka mutluluğu da aklımızın bir köşesinde gizlenen o kara lekelerden kurtulmaktır.
Bütün tiryakiler aptal olduklarını bilirler ve beyinlerini sigaranın olumsuz etkilerine kapatırlar görmezlikten geldiklerini bilirler. Sigarayı çoğunlukla hiç düşünmeden, otomatik olarak içeriz fakat kara lekeler aklımızın bir köşesinde pusuda bekler.
Sigara içtiğimiz sürece bu kara lekelerin ortaya çıktığı anlar şunlardır:
• Sigara paketlerinin üzerindeki uyarı yazısını okuduğumuzda
• Kanserle ilgili bir şey duyduğumuzda
• Sigara karşıtı kampanyalar başladığında
• Öksürük krizi tuttuğunda
• Kalbimizde bir ağrı olduğunda
• Çocuklarımızdan, arkadaşlarımızdan ya da yakınlarımızdan biri bize acıklı bir şekilde baktığında
• Diş doktoruna gittiğimizde veya birini öperken ya da sigara içmeyen birisiyle konuşurken nefesimizin ne kadar kötü koktuğunu ve dişlerimizin ne kadar lekeli olduğunu fark ettiğimizde
• Sigara içmekten dolayı sosyal saygınlığımızı yitirdiğimizde

Bütün bunları farkında değilsek bile o kara lekeler aklımızın bir köşesinde pusuda bekler ve bağımlılığımız arttıkça bizi kendilerine çekmeye çalışırlar. Bu çekiş ancak o iğrenç bağımlılıktan kurtulmaya karar verdiğimizde sona erer.
Bu kara lekeler olmadan ve bir daha sigara içmek gereksinimi duymayacağınızın bilincinde olarak yaşamanın zevkini ne kadar vurgulasam azdır.

Lütfen sigara içme!
Lütfen sigara içme demenin yolları…
“Anneciğim lütfen sigara içme”,,
“aşkım bırak şu sigarayı artık”,
“uff yaa yine iğrenç kokmuşsun, içme şu sıkkımı neolur!”,
“bugün benim için sigara içmesen..”,
“bari sabah sabah zehirleme bizi..”
“herşeyini ve her yönünü seviyorum, bir şu sigaran yok mu, lütfen içme artık.”
“çık balkonda iç sigaranı illa içeceğim diyorsan..”
“çocukların yanında lütfen sigar içme!”
“lütfen tuvaletlerde sigara içmeyin..”
“bu bölüm sigara dumanına karşı”
“üff içme şunu yanımda..”
“lütfen aynı anda yakmayın sigaralarınızı..”
“sen benim en iyi arkadaşımsın ama yine de çocuklarımın yanında sigara içmene izin veremem, lütfen beni yanlış anlama..”

“ormanda sigara içmek çok tehlikelidir, lütfen içmeyin..”


M
Maç izlerken sigara içmek

“Maçımı da izlerim sigaraımı da içerim”..
“Şimdi stadyumlarda da mı sigaraımıza karışacaklar?”
Spor ve sigara tezattır.
Sigara sporun varlık amacına, değerlerine ve felsefesine aykırıdır.

Tüm spor faaliyetlerinden ve organizasyonlarından sigaranın çıkarılması gerekliliği son derece önemlidir ve kanıtlanmış sebepleri bulunur.
Sigara gerek içenlerin gerekse içmemesine rağmen dumanına maruz kalanların ölümcül hastalıklara yakalanmalarına sebep olur. Sigara tüm sporcuların spor kariyerlerini kısaltır ve spor performanslarına zarar verir.
Tüm dünyada hükümetler sigara kullanımını önlemeyi önemseyerek sigara kullanımına yasaklar getirirler.

Ayrıca FİFA ve OLİMPİYAT KOMİTESİ gibi uluslar arası spor kurumları da sigarayı spordan-futboldan koparmayı önemli bir öncelik haline getirmişlerdir. Başarılı ve örnek spor kulüpleri, sigarasızlık politikaları uygulayarak tüm spor dünyasına önemli bir mesaj verirler.

21. YY’ın spor kulüpleri sigara ile bağlarını her gecen gün daha da koparırlar.



Meslekler ve sigara içme oranları
(wikipedia istatistikleri Avrupa)
İnşaat çalışanları %54, yol yapımı işçileri %52, şoförler %52, boyacı %51, restaurant/ kafe/otel çalışanları %49, güvenlik elemanları %49, tezgahtar %35, sağlık personeli/hemşireler %34, ofis elemanları/sekreterler/asistanlar %32, sanatçılar/yazarlar %31, teknik servis elemanları %31, Banka ve sigorta elemanları %28, doktorlar/eczacılar %17, çiftçi %17, elektrik mühendisleri %17, ilkokul öğretmenleri %16, Lise öğretmenleri %13, üniversite öğretim üyeleri %15


Mobil terapi ile sigara bırakma
Mobilterapi 21.Yüzyıl insanın terapisidir. Mobil terapi ile sigarayı bırakmaya hazırlanabilirsin www.mobilterapi.com


N
Neden Sigara içeriz?
Sigara Neden İçilir?

Birkaç yıl önce başlamış bir gence sorduğumuzda “neden içiyorsun bunları? “yaa nebileyim, keyifli, hoşuma gidiyor, bazen başımı döndürüyor, öylesine işte, arkadaşlarımla olunca eğlenceli..” diyecektir.
10-15 yıldır içen birisine sorun “yaa alışkanlık işte, iyi anımda da kötü anımda da hep yanımda, onsuz bir kahve düşünemiyorum, tek keyifim, tek yaramazlığım, kimse sigarama laf etmesin çok seviyorum” gibi cevaplar verecektir.
20 yıl ve daha uzun süredir içenlere sorduğumuzda “alllah kahretsin, hayatımda herşeyi halledebiliyorum da şu sigara çok farklı, kaç kere bırakmaya denedim olmuyor, kurtulmak istiyorum olmuyor, artık nefesim kesiliyor, yavaş yavaş zararlarını görmeye başladım ama yine de bırakamıyorum, bırakmayı düşündüğüm an sanki daha fazla içiyorum…”
Aslında tiryakilerin gayet iyi bildiği cevaplar bunlar.

Genel olarak “Neden içiyorsun?” sorusuna en sık verilen cevaplar:
 Keyifim
 Stresime iyi geliyor
 Can sıkıntıma iyi geliyor
 Rahatlatıyor
 Konsantrasyonumu arttırıyor
 Alışkanlık
 Sosyalleşme
 Kilo kontrolü sağlıyor

Şu an “benim durumum çok farkı”, benim için bunların hiç biri geçerli değil diyenleri duyar gibi olduk 
Evet, Binlerce tiryakiye neden sigara içtikleri sorulduğunda, yanıtlar çok farklıdır. Oysaki gerçek sebep hep aynıdır!
Hepimiz genellikle sosyal baskılar ve sosyal arkadaş ortamları gibi saçma sapan nedenler yüzünden sigaraya başlıyoruz. Peki oltaya yakalandığımızı fark ettiğimizde neden hâlâ sigara içmeye devam ediyoruz?
Sigara içenler genelde, neden sigara içtiğini bilmez. Gerçek nedeni bilselerdi sigarayı bırakırlardı.
Sigara içen herkes kalbinin derinliklerinde aptalca birşey yaptığının farkındadır. Oltaya yakalanmadan önce sigara içmeye gerek duymadığını bilir. Birçok tiryaki ilk sigarasının tadının ne kadar iğrenç olduğunu ve bağımlı olabilmek için ne denli çaba harcadığını hâlâ anımsar. Tiryakiler sigara içmeyenlerin aslında hiçbir şey kaçırmadıklarının farkındadırlar ve kendileriyle alay etmelerine çok kızarlar.
Tiryakilerin sigara içmeye devam etmelerinin gerçek nedeni iki faktörün kurnazca bileşimidir.
1. NİKOTİN BAĞIMLILIĞI (fizyolojik bağımlılık)
2. BEYİN YIKAMALAR (psikolojik bağımlılık)

Nikotin bağımlılığı hakkında bilmeniz gereken herşey “Nikotin bağımlısı olanlar ve olmayanlar! Dünya ikiye ayrılır” makalesini içindedir. Lütfen üşenmeyin ve okuyun!

BEYİN YIKAMALAR VE “UYUYAN ORTAK”
Sigaraya nasıl ve neden başlarız?
Bunu tam olarak anlayabilmek için bilinçaltının ya da Allen Carr deyişimiyle “uyuyan partnerimizin” olağanüstü gücünü incelemek gerekir.
Hepimiz kendi yolunu kendi çizen zeki varlıklar olduğumuzu düşünmeye meyilliyizdir. Aslında yaşamımızın yüzde doksan dokuzu önceden belirlenmiştir. Biz içinde yaşadığımız toplumun ürünüyüz. Nasıl giyineceğimizi, ne tür evlerde oturacağımızı, yaşam tarzımızı, değişik olduğumuz yönleri bile (örneğin politikada tutucu mu yoksa açık görüşlü mü olduğumuz) toplum belirler. Bilinçaltının üzerimizdeki etkisi çok büyüktür ve düşünceler dahi gerçekler konusunda milyonlarca insanı yanıltılabilir.

Ömür boyu mahruz kaldığımız beyin yıkamaları sakın küçümsemeyin!
Reklamcılar bilinçaltının yönlendirme gücünü çok iyi bilirler; bu yüzden yollar bizi adım adım takip eden büyük reklam afişleriyle, gazetelerin her sayfası ise ilanlarla doludur. O kadar para boşuna mı harcanıyor sanıyorsunuz? O reklamlar size sigara aldırtmıyor mu?
Çocukluğumuzdan beri her gün sigaranın bizi rahatlattığına, bize cesaret ve güven verdiğine ve dünyadaki en değerli şeyin sigara olduğuna dair mesajlar alırız.
Abarttığımızı mı sanıyorsunuz?
 Filmlerdeki bütün idam sahnelerinde idam edilecek kişilerin en son arzuları nedir? Doğru, bir sigara. Bunun bizde bıraktığı etki çok derindir. Bilincimiz fark etmese de “uyuyan partnerimiz” mesajı alacak zamanı bulur. Buradaki mesaj: “Dünyadaki en değerli şey, en son düşüncem ve en son yaptığım şey bir sigara içmektir.”
 Bütün savaş filmlerinde yaralılara bir sigara verilir. Savaştan dolayı herşey biter, ne yiyecek kalır, ne su, ne ilaç ama sigara ve çakmak herzaman vardır. Garip değil mi?
 Bu son zamanlarda değişti mi sanıyorsunuz? Hayır, kocaman reklam panoları ve gazete ilanları çocuklarımızın beynine işlemeye devam ediyor, farkında mısınız?
 Sözüm ona televizyonda sigara reklamı yapılması yasak. Televizyonun en çok izlendiği saatlerde gösterilen filmlerde oyuncuların büyük bir keyifle sigaralarını yaktıklarını görüyoruz.
 Bugün reklamcılığın en sinsi yanı sigarayı spor olayları ve zenginlik ile bağdaştırmaktır. Bunu da doğal olarak tütün devleri finanse ediyor.
 Yarış arabaları model ve isimlerini sigara markalarından alıyorlar –ya da tam tersi mi?
 Birçok çizgi filmiinde dahi sigara içiliyor! Kim içiyor? Tabi ki kahraman rolünde yaratılmış olan içiyor!
 Julia Roberts’ler, Sylvester Stallon’ler gerçek hayatta yakınlarına bile yaklaştıramazsınız ancak filmlerinde içerler.
 Son yıllarda izlediğiniz filmlerdeki sigara sahnelerini hatırlıyor musunuz? Sigara içen ve içmeyenler bunları gördüğünü belki fark etmez bile fakat “uyuyan partner” amacı çok açık olan bu gizli reklamları sabırla sindirir. Titanic, Matrix ve buna benzer gişe satışları çok yüksek olan filmleri hatırlayaın, hepsinde içiliyor ve özenle seçilmiş sahneler ve kişiler içiyor!


Bir de sözde karşıtı reklamlar yapılıyor; Kanserin tehlikesi, kesilmiş bacaklar, kötü kokan nefes vs. Bunların hiçbiri sigara içenleri sigaradan vazgeçiremiyor. Mantıklı düşünürsek vazgeçirmesi gerekir ama vazgeçirtemiyor. Gençleri sigaraya başlamaktan bile alıkoyamıyor. Aslında değişen en ufak bir şey yok. Tuzak dün ne idiyse bugün de o.
Genç erkekler güçlü bir izlenim bırakmaya, Bred Pitt ya da Teoman’ın görüntüsüne özenerek sigaraya başlarlar. (Oysa güçlü olma duygusu ilk sigaranın verdiği en son duygudur. İnsan aslında içine çekmeye cesaret edemez ve çok çektiğinde önce baş dönmesi sonra mide bulantısından yakınır). Aslında o anda yapmak istediği tek şey diğer çocuklardan uzaklaşıp o pis sigaraları fırlatıp atmak ve bu ne iğrenç şey, neyini içiyorsunuz demek olur.
Kızlar havalı, çekici, modern genç kadın olma amacındadırlar. Sigaralarından ufak ufak nefesler çekerken ne kadar komik göründüklerini hepimiz görmüşüzdür. Erkekler güçlü, kızlar da havalı ve modern görünmeyi öğrendikten sonra sigaraya hiç başlamamış olmayı dilerler. Kadınların sigara içerken gerçekten havalı göründüklerini mi yoksa bunun özellikle “yaratılmış” bir uydurma “imaj” mı olduğunu düşünüyor sunuz?

Bu beyin yıkama olayında en etkili faktör aslında tiryakilerin kendileridir. Sigara içen insanların zayıf iradeli ve zayıf bedenli kişiler oldukları doğru değildir.
O zehirle başa çıkmak için iyi bir performans gerekir.
Tiryakiler sigaranın sağlığa zararlı olduğunu ısrarla ortaya koyan istatistikleri görmezlikten gelirler. Herkesin günde iki paket sigara içen, yaşamı boyunca bir gün bile hastalanmamış ve en az seksen yaşına gelmiş bir amcası vardır. Kimse genç yaşlarda ölen diğer yüzlerce tiryakiyi ya da o amcanın sigara içmeseydi hâlâ yaşayacağını aklına bile getirmez.
Arkadaşlarınız arasında küçük bir anket yaptığınızda çoğu tiryakinin güçlü kişiliklere sahip insanlar olduğunu görürsünüz. Çoğunlukla serbest çalışan, yönetim pozisyonlarında bulunan ya da doktor, avukat, polis, öğretmen, hemşire, sekreter gibi belli bir eğitim gerektiren mesleklerde çalışan, diğer bir deyişle yaşamları stres dolu kişilerdir. Tiryakilerin düştüğü en büyük yanılgı sigaranın stresi hafiflettiğidir. Bu yüzden sigara sorumluluk sahibi olan ve stresli bir yaşam süren ve aynı zamanda hayranlık duyulan ve taklit edilen baskın insan tipi ile sık sık bağdaştırılır. Can sıkıntısı sigara içmenin ikinci nedeni olarak bilindiğinden bağımlılığın yaygın olduğu bir başka grup da tekdüze iş yapan kişilerdir. Sigaranın can sıkıntısını geçirdiği düşüncesi de bir yanılgıdır.
Beynimizi yıkayan aldatmacaların boyutları inanılmayacak kadar büyüktür. Toplumumuz tiner gibi uçucu madde bağımlılığını ve eroin bağımlılığını dışlar oysa yılda tinerden ölenlerin sayısı onu, eroinden ölenlerin sayısı yüzü bulmaz.
Fakat nikotin adında başka bir uyuşturucu vardır ki, yüzde altmıştan fazlamız yaşamında bir kez bağımlılık kazanır ve çoğu, yaşamının sonuna dek bu yüzden çok para harcar. İnsanlar fark etmeden gelirlerinin büyük bir kısmını sigaraya harcarlar ve sigara her yıl binlerce kişinin yaşamını mahveder. Batı toplumunda trafik kazaları, yangınlar dahil bir numaralı ölüm nedeni sigaradır.

Son yıllarda genel kanı biraz değişti ve sigara içmek sağlığa zarar verebilen biraz antisosyal bir alışkanlık olarak nitelendirilmeye başlandı. Fakat hâlâ her markette, büfede yaldızlı paketler içinde yasal olarak satılmaya devam ediliyor. Sigara içenlerden trilyonlarca tütün vergisi alınıyor ve tütün endüstrisi yalnızca reklam için yılda yüzlerce milyar harcıyor.

Öncelikle o parlak yüzlü paketlerin içine bakın da orada ne kadar pislik ve zehir gizli bir görün.
Kristal küllükler veya altın çakmaklar ya da kandırılmış milyonlarca kişi yüzünden aklınızın karıştırılmasına izin vermeyin ve kendinize şu soruları yöneltin:
Ben niye sigara içiyorum?
Gerçekten içmek zorundamıyım?
HAYIR, TABİİ Kİ İÇMEK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ.

Sigaranın en kötü yanı sağlığa ve cüzdana verdiği zarar değil, insanda yarattığı psikolojik etkidir. İnsan sigara içmeye devam edebilmek için akla gelebilecek her tür açıklamayı arar. Başarısızlıkla sona eren bir sigarayı bırakma girişiminden sonra zararının daha az olduğuna inanarak pipoya geçenleri düşünün.
Pipo tütünlerinin bazıları gerçekten iğrençtir. Kokusu gayet hoş olabilir ama içimi bir felakettir. Piponun ucunda, alt kısımda kahverengi bir su birikir. İnsan yanlışlıkla pipoyu eğdiğinde daha farkına varmadan o pis suyu yutuverir ve içinden kusmak gelir.
Pipo içmeyi öğrenmek bazen aylar sürer. Peki, bu üç ay içinde neden bir gün oturup da kendimize bu işkenceyi niye yaptığımzıı sormayız?
Pipo içmeyi öğrenen bir sigara tiryakisi dünyanın en mutlu insanı olur. Birçoğu pipoyu tadını sevdiği için içtiğini sanır. Daha önce piposuz gayet mutlu bir şekilde yaşarken bu zevki öğrenmek için neden bu kadar eziyet çekerler acaba? Çünkü nikotine bağımlılık kazanır kazanmaz beynimizi yıkayan boş inançların etkisi iki katına çıkar. İnsan bilinçaltında vücudunun nikotine bağımlı olduğunu bilir ve diğer her şeyi aklından çıkarır. İnsanların sigara içmeye devam etmelerinin nedeni vücuttaki nikotin miktarının azalır azalmaz ortaya çıkardığı yoksunluk ve güvensizlik duygusundan korkmalarıdır. Bu korkunun farkında olmamanız korkunuz yok demek değildir.

Sigaraya başlamamızın tek nedeni sigara içen diğer binlerce insanlardır.
Bize sigaranın dünyanın parasına mal olan, ölüme yol açan pis, iğrenç bir alışkanlık olduğunu söylemelerine rağmen biz onların hiç keyif almadıklarına inanamayız. Ağzımızın suyunu akıtan sigaranın enfes değil iğrenç tadıdır. O ilk sigaranın tadı iğrenç olduğundan hiçbir zaman bağımlı olmayacağımızı zannederiz ancak içmezsek bir şeyden yoksun kaldığımızı sanırız. Alışmak için o kadar zahmet çektikten sonra o yoksun kalınan şeyin ne olduğunu kimse bilmez. Ne zaman sigara içen bir insan görsek, “Bu işte kesin bir şey olmalı, yoksa içmezdi” diye düşünürüz. Sigarayı bıraktığımız zaman bile bir parti ya da toplantıda sigarasını yakan birini görünce içimizi bir yoksunluk duygusu kaplar ve, “O kendini güvenli hissediyor, yakıveriyor bir tane,” diye kıskanırken sigaraya yeniden başlayıveririz.

Bu aldatmacaların gücünü hafife almamamız ve etkilerinin farkında olmamız gerekir. Hepimiz uyuşturucudan bu denli korkarken bağımlılık yaratan bir numaralı uyuşturucunun esiri olmamız ne büyük bir çelişkidir
Bir şeyden yoksun kalan sigara içmeyenler değil, tiryakilerdir! Bütün yaşamı boyunca aşağıdaki unsurları tüketirler:
SAĞLIK
ENERJİ
VARLIK
İÇ HUZUR
ÖZGÜVEN
CESARET
ÖZSAYGI
MUTLULUK
ÖZGÜRLÜK
Bu verdiği şeylerin karşılığında ise ne alır?
Hiç sigara içmeyenlerin sürekli sahip oldukları iç huzur ve özgüvene kavuşma hayalinden başka KESİNLİKLE HİÇBİR ŞEY.



Mini Uygulama:

1. Bir hafta boyunca karşılaştığınız tüm tiryakilere lütfen neden sigra içtiklerini sorun!
2. Aldığınız cevapları beyninizde iki kategoriye ayırmaya çalışın lütfen:
Gerçek sebep/Bahane
3. Sizi çok şaşırtan bir cevap alırsanız lütfen hemen bize yazın 
Allen Carr Türkiye Merkez 0212- 358 53 06-08


Nefes alma ve sigara
Kimler sigaradan dolayı nefes alamıyor?
 Sigara içenlerin her geçen gün nefes almaları zorlaşıyor hem kendi içlerine çektikleri 4000 zehirli dumandan dolayı hem çevrelerinde başkaların içtikleri sigaralardan dolayı.
 Sigara içmeyen ama içilen evlerde yaşayan bebeğinden yaşlısına kadar,
 Sigara içen ve içmeyen ama sigara içilen ortamlarda çalışanlar, özellikle kafe, restoran, bar, v.b. otamlarda çalışanlar,

Peki içilen sigaralardan dolayı nefes alamamak insan sağlığı için ne demek, biliyor musunuz?
Dünya Sağlık Örgütünün bu soruya 900 sayfalık bir raporu var..

Nice mutlu sigarasız yıllara
“Bir kere bağımlısın hep bağımlısın”..asla böyle bişey yok sigarada!! Bu yanlış bilgilendirmeden başka hiç bişey değil. Sigara bağımlılığı %100 biten bir bağımlılıktır!

Nikotin ve sigara

Okumaya başlamadan önce biraz düşünmenizi istiyoruz:

 Sigara içenler içmeyenlerden daha aktif ve sosyal insanlar olduğunu düşünüyor musunuz?
 Bir çok ortam ikiye bölünür: Sigara içenler ve içmeyenler. Sizce hangi grup daha çok eğlenir?
 Çocuğunuz varsa hangi grupta olmasını tercih edersiniz?
 Sigara içmeyenler bu hayatta birşeyleri eksik yaşıyorlar diye düşündüğünüz oluyor mu?
 Sigara içen aradaşlarınız ve içmeyen arkadaşlarınız arasında bir fark görüyor musunuz?
 Az içenler ve ağır tiryakiler, sizce biri daha bağımlı diğeri daha az bağımlı mı?
 Biraz bağımlıyım diye bişey olabilir mi? Biraz hamileyim olabilir mi?



“Şu iğrenç şeyleri niye içerler hiç anlamam..kendilerini zehirlerler üstüne bir de para verirler…kokusu dayanılır gibi değil..” sigara içmeyen bir kişi için sigara içen birisini anlamak çok güçtür!
Sigara içenlerde “şu yemeğin üstüne de sigara bi başka güzel oluyor..içmeyenlerde bu zevki alamıyor işte” derler, sigaralarını yakarlar, derin bir nefes alırlar ve “Ne şanslıyız, bizim fazladan bir ödülmüz var, sigara içmeyen zavallıların ödülü yok,” diye düşünürler.
Sigara içmeyen “zavallının” ödüle ihtiyacı yoktur. İnsan bedeni kendimizi saat başı zehirlemek üzere yaratılmamıştır. Ne acıdır ki, tiryakiler sigara içerken bile sigara içmeyenlerin yaşamları boyunca sahip olduğu iç huzur ve özgüvene sahip değildiller.
Olamazlar çünkü Nikotin bağımlılığı ciddi bir rahatsızlıktı.

Nikotin Nedir?

Tütünün içindeki renksiz yağlı bileşim nikotin tiryakiyi sigaraya bağlayan uyuşturucu maddedir. İnsanlığın bildiği uyuşturucu maddelerin hepsinden daha hızlı bağımlılık yaratır; tek bir sigara bile bağımlılık için yeterli olur.
Sigaradan çekilen her nefes ciğerlerden beyne ufak bir doz nikotin taşır ve bu doz etkisini bir bağımlının damarlarına enjekte ettiği eroinden daha çabuk gösterir.
İnsan bir sigaradan ortalama olarak yirmi nefes çekerse bir tek sigaradan yirmi doz uyuşturucu madde almış olur.
Nikotin etkisini çabuk gösteren bir uyuşturucu maddedir ve kandaki nikotin miktarı sigara içtikten genelde yarım saat sonra yarıya, bir saat sonra ise dörtte bire düşer. Bu da birçok tiryakinin neden günde yaklaşık yirmi tane sigara içtiğini açıklar.
Sigaranızı söndürür söndürmez nikotin hızla vücudunuzu terk etmeye başlar ve Nikotinin verdiği rahatsızlık nedeniyle tekrar sigara içmek ister.

Nikotinin atılmasını hisseder miyiz?
1. Nikotinin yarattığı özlem duygusu (geri çekilme spazmları) konusunda yaygın olan bir çok yanlış bilgi vardır. Tiryakiler nikotin eksikliğinin yarattığı acıların sigarayı bırakmaya çalışırken yaşanan o korkunç sarsıntı (travma) olduğunu sanırlar. Aslında bu özlem duygusu öncelikle zihinseldir, tiryaki zevk ya da destek diye bildiği şeyden yoksun kaldığını düşünür.
2. Nikotin eksikliğinin yarattığı gerçek özlem duygusu o kadar zayıftır ki çoğu tiryaki uyuşturucu madde bağımlısı olduğunu fark etmeden yaşar ve ölür. “Nikotin bağımlısı” dediğimizde “kötü bir alışkanlığa” başladığımızı düşünürüz. Çoğu tiryakinin uyuşturucu maddelerden ödü kopar, oysa kendileri uyuşturucu madde bağımlısıdır. Allah’tan kurtulması kolay bir uyuşturucu fakat insan önce bağımlı olduğunu kabul etmek zorundadır.
3. Nikotini kesmek hiçbir fiziksel ağrı vermez.
4. Yalnızca bir şeyin eksildiğini anımsatan boş, huzursuz bir duygu belirir. Bu yüzden birçok tiryaki sigaranın ellerle ilgisi olduğunu sanır.
5. Bu huzursuz duygu uzun sürerse tiryaki sinirli, gergin, güvensiz ve hassas hale gelir.
6. Aynen açlık gibidir –ama bu sefer bir zehire –NİKOTİN’e.
Bir sigara yaktıktan yedi saniye sonra vücuda taze nikotin girer ve özlem sona erer; böylece sigaranın tiryakiye verdiği rahatlama ve güven duygusu sağlanmış olur.
Sigaraya başladığımız ilk günlerde sigara eksikliğinin yarattığı özlem duygusu ile sigaranın verdiği rahatlama duygusu o kadar hafiftir ki varlıklarını fark etmeyiz bile. Düzenli olarak sigara içmeye başladığımızda ya sigaradan tat almaya başladığımızı ya da “alışkanlık” edindiğimizi sanırız. Ama asıl gerçek tuzağa düştümüzdür.
Tiryakilerin hepsi hiç gereği olmadığı halde saçma sapan nedenlerden dolayı sigaraya başlarlar. Az sigara da içsek çok sigara da içsek devam etmemizin tek nedeni Nikotin bağımlılığıdır.
Sigara konusu bir dizi bilmecedir. Bütün tiryakiler aslında aptalca bişey yaptıklarını ve şeytani bir şey tarafından tuzağa düşürüldüklerinin farkındadırlar. Sigara içmenin en acıklı yanı, sigara içen insanın sigaradan aldığı tek keyfin, sigaraya bağımlılık kazanmadan önce sahip olduğu iç huzura, sükûnet ve özgüvene kavuşmaya çalışmasıdır.
Nikotin zincirleriyle bağlanmadan önce fiziksel açıdan hiçbir eksiğimiz yoktur. Derken vücudumuza nikotin vermeye başlarız. Her sigara söndürüşümüzde nikotinin etkisi kaybolur ve bedenimiz bir bozukluk duyar –bu fiziksel bir ağrı değildir. Biz bu duygunun farkına bile varmayız ama o bedenimizin içinde su damlatan bir musluk gibidir. Mantığımız bunu anlayamaz, anlamak zorunda da değildir. Bildiğimiz tek şey bir sigara istediğimizdir, sigarayı yaktığımızda aşerme gider ve kendimizi o an için hoşnut ve güvenli hissederiz aynen –sigaraya başlamadan önceki gibi. Fakat bu doyum geçicidir, çünkü artık aşermemizi gidermek için sürekli daha fazla nikotin vermek zorundayız. Bir sigarayı söndürür söndürmez açlık yeniden başlar ve kısır döngü devam eder. KIRMADIĞINIZ TAKTİRDE bu kısır döngü yaşam boyu sürer.

Bir tiryakinin olayı gerçek yüzüyle görmemesinin üç ana nedeni vardır.

1. Yaşamımız boyunca beynimize bir sürü asılsız düşünce işlenir, ve beynimiz yıkanır. Bu beyin yıkamalar bize sigara içicilerinin sigarada harika bir keyif aldıklarını ve zor anlarda destek olduklarını söyler. Neden sorgulasın ki? Bunca insan bu kadar zararına rağmen bu kadar parayı boşuna harcıyor olamaz ya!

2. Nikotin çekilmesinde beden de farkedilebilir bir ağrı yoktur. O yalnızca boş, güvensiz duygudur. Aynı açlık yada stres gibi.

3. Sigara içicilerinin sigara tuzağını gerçek yüzüyle görmemelerinin asıl sebebi herşeyin ters çalışmasıdır. Sigara içmediğimiz zaman o boşlık duygusu yaşanır. Ama ilk günlerde oltaya yakalanma süreci çok yavaş ve sinsi olduğu için, bu boşlık duygusu da bildiğimiz açlık ve stres duygularına benzediği için, bu boşlık duygusunu normal kabul ederiz ve bunun asıl suclusunun, yani yaratıcısının bir önceki sigara olduğunu anlamayız! Sigarayı yaktığınız anda, anında bir güçlenme, daha az gergin ve rahatlamış hissedersiniz ve bunu sigaranın yaptığını zannedersiniz. Herşey tersten yürür. İnsan sigara içmediği zaman o boşluk duygusunu yaşar ve sigarayı suçlamaz bir sigara yakar yakmaz rahatlar. Bu yüzden sigaranın ona güç verdiği yada destek olduğu yanılgısınsa düşer.
Sigara içmek alışkanlık değildir. Yaşamımızda her türlü alışkanlığımız olur, bazıları çok da eğlencelidir. Fakat iğrenç bir tadı olan, bir servete mal olan, pis ve tiksindirici bulduğumuz ve zaten kurtulmak istediğimiz bir alışkanlığı kolaylıkla bırakmamız gerekirken neden bu kadar zorlanırız? Çünkü bu bir “alışkanlık” değil, bir UYUŞTURUCU MADDE BAĞIMLILIĞIDIR.
Sigaraya ilk başladığımızda içmeyi öğrenmemiz gerekir. Daha nasıl olduğunu anlayamadan yalnızca düzenli olarak sigara satın almakla kalmaz aynı zamanda sürekli sigaraya gereksinim duymaya başlarız. Sigaramız olmadığında paniğe kapılır, giderek daha fazla sigara içeriz.
Sigarayı artırmamızın nedeni vücudun her uyuşturucu maddede olduğu gibi nikotinin etkilerine bağışıklık kazanması ve sonuç olarak giderek daha fazla nikotine gereksinim duymamızdır. Kısa bir süre sonra sigara, doğurduğu açlık duygusunu tam anlamıyla dindirmemeye başlar; öyle ki bir sigara yaktıktan sonra kendimizi bir an öncesine göre daha iyi hissetmemize rağmen sigara içerken bile içmediğiniz zamanlardakinden daha sinirli ve gerginizdir.
Aslında durum daha da kötüdür, çünkü nikotin vücuttan çok çabuk –sigara biter bitmez– çıkmaya başlar. İnsanların sıkıntılı anlarında bir sigarayı söndürüp öbürünü yakmalarının nedeni budur işte.

Nikotin yalnızca bir uyuşturucu madde değil aynı zamanda zararlı böceklere karşı kullanılan etkisi çok güçlü bir zehirdir (ansiklopediye bakabilirsiniz). Bir sigaranın içerdiği nikotin miktarı doğrudan doğruya damarlarınıza verilirse, bu sizi öldürür. Tütün aynı zamanda karbonmonoksit dahil başka birçok zehir de içerir ve tütün bitkisi “öldürücü avrat otu” bitkisiyle aynı ailedendir.
Pipo ya da puroya geçme hayalleriniz varsa, tütünün her türü nikotin içerir ve okuduklarınız her türlü nikotin içeren cisimler (sakızlar, vücuda yapıştırılan bantlar, çeşitli spreyler)için geçerlidir!
İnsan vücudu yer yüzündeki en sofistike nesnedir. Amipler ve solucanlar dahil hiçbir canlı türü besinle zehir arasındaki farkı bilmeden yaşayamaz.
Binlerce yıldır devam eden doğal seçim sürecinde insan vücudu ve beyni yemekle zehir arasındaki ayrımı yapacak teknikleri ve zehri dışarıya atacak yöntemleri geliştirmiştir.
Bağımlılık kazanmadan önce kimse tütünün kokusundan ve tadından hoşlanmaz. Herhangi bir çocuğun ya da hayvanın yüzüne, -tabi bağımlı olmadan önce- tütün dumanı üflediğinizde öksürmeye ve tükürmeye başladığını görürsünüz.
İlk sigaramızı içtiğimizde içimize çektiğimiz duman öksürmemize neden olur. Çok içersek başımız dönmeye başlar ve kendimizi iyi hissetmemeye başlarız. Vücudumuz bize bu yolla, “BANA ZEHİR VERİYORSUN. YAPMA,” der. İşte tiryaki olup olmama bu noktada belli olur. Sigaraya genellikle fiziksel ve ruhsal bakımdan zayıf insanların başladığı doğru değildir. İlk sigaralarından nefret edenler çok şanslıdır, ciğerleri dumanla başa çıkamayanların ya da bu zor öğrenme sürecini, dumanı öksürmeden içine çekmeyi öğrenmeyi göze alamayanların yaşamları kurtulmuş olur.
Nikotin tuzağına düşmek için çok çaba harcarız. Gençleri durdurmak bu yüzden zordur. Sigara içmeyi öğrenme aşamasında oldukları için sigaranın tadını hâlâ iğrenç bulurlar ve ne zaman isterlerse bırakabileceklerini sanırlar. Neden bizden öğrenmezler? Biz neden anne babamızdan öğrenmedik ki?
Birçok tiryaki tütünün tadından ve kokusundan gerçekten keyif aldığını sanır. Bu bir yanılgıdır. Sigara içmeyi öğrendiğimizde nikotin alabilmek için vücudumuza kötü kokuya ve kötü tada karşı duyarsız olmayı öğretiriz, tıpkı kendilerine iğne yapmaktan hoşlandığını sanan eroinmanlar gibi. Eroin eksikliğinin yarattığı geri çekilme spazmları oldukça şiddetlidir ve eroinmanların gerçekte zevk aldıkları tek şey bu acının dinmesidir.
Tiryaki nikotinine kavuşabilmek için beynine kötü tat ve kötü kokuyu kapatmayı öğretir.
Sigarayı bırakmış binlerce kişi doktorların verdiği o iğrenç nikotinli sakızlara bağımlıdırlar, birçoğu hâlâ sigara içtiği halde.

Bazı tiryakiler uyuşturucu bağımlısı olduklarını öğrendiklerinde paniğe kapılırlar, bu durumun bırakmalarını daha da zorlaştıracağını sanırlar.

Aslında gerçek durum iki nedenden dolayı o kadar kötü değildir:

1. Sigaranın dezavantajlarının avantajlarından çok daha fazla olduğunu bilmemize rağmen birçoğumuzun sigara içmeye devam etmesinin nedeni sigaranın bize gerçekten zevk verdiğine ya da bir şekilde yardımcı olduğuna inanmamızdır. Sigarayı bıraksak bir boşluk doğacağını ve yaşamımızın belirli kesimlerinin bir daha eskisi gibi olamayacağını sanırız. Bu bir yanılgıdır. Gerçek, sigaranın bize hiçbir şey vermediğidir; bizden alır götürür ve yanılsamayı yaratmak için de ancak kısmen geri verir. Bunu sonra başka bir bölümde daha ayrıntılı olarak anlatacağım.

2. Nikotin çok kısa süre içinde bağımlılık yaratması yüzünden dünyanın en güçlü uyuşturucusu olarak bilinse de bağımlılık derecesi o denli güçlü değildir. Çabuk etki gösteren bir madde olduğundan nikotinin vücuttan yüzde doksan dokuz oranında atılması kısa bir süre içinde gerçekleşir ve nikotin eksikliğinin verdiği geri çekilme tepkileri o kadar hafifitir ki birçok tiryaki acı çektiğini bile anlamadan bu süreci geçirir.


Mini Uygulama:

Sigaranın size kesinlikle hiçbir şey vermediği harika bir gerçektir.
Sigara içmenin dezavantajları avantajlarından daha fazladır demiyoruz, bunun öyle olduğunu her tiryaki bilir. Sigara içmenin kesinlikle size hiçbir şey vermediğini yani hiç bir avantajı olmadığını söylüyoruz!
Çoğu tiryaki neden sigara içtiğine mantıklı bir açıklama getirmek gereğini duyar fakat yaptığı tüm açıklamalar ve saydığı tüm sebepler aldatmaca ve yanılgıdan ibarettir. Yani gerçek sebep değildir!
İlk olarak bu aldatmaca ve yanılgıları ortadan kaldırmak son derece önemlidir. Sigarayı bıraktığınızda aslında hiçbir şeyden vazgeçmek zorunda olmadığınızı fark etmeniz için sigara sorunuyla yüzleşmekten çekinmeyin ve kendinize şu soruları soru lütfen:

1. Sigara içmek bana ne veriyor?
2. Gerçekten keyif alıyor muyum?
3. Bu şeyleri yaşam boyunca ağzıma sokup kendimi zehirlemek ve üstüne bir de bunun için servet harcamak zorunda mıyım?

İyi haber şu ki: bu hayattan keyif alabilmeniz için bu kanser çubuklarını ağzınıza sokmak zorunda değilsiniz!



O
Okullarda sigara içiliyor
Sigara okulların da sorunu
Araştırma sonuçlarına göre çocukların sigarayı ilk denemeleri okulda oluyor,
Sigaralın %30 okul saatlerinde ve okul çevresinde içiliyor.
Evden, arkadaşlarının evinden ve sosyal ortamlardan daha fazla okulda sigara içiliyor.
Böylece okul çocuklar için nikotin maddesini hayatlarına soktukları ve bağımlı oldukları yer.
Okulların 1000 öğrencisinden
1’i cinayete kurban olur
6’sını trafik kazalarından kaybederiz
250’ sigaradan dolayı erken yaşta hayatını kaybeder.
Bu 250 öğrencimiz ortalama 70.000 TL bu erken ölüm için harcamış olacaktır!
Okullar sigara sorununu görmezden gelemez, sorumluluk almak zorundalar!
Sigara gibi önemli bir konunun okul ve aile içersinde en doğru ve etkili bir şekilde ele alınması amacıyla Allen Carr Türkiye Merkezinden profesyonel destek alınabilir. Bildiklerini sadece teoride değil 25 yıldır pratikte her gün uygulayan uzmanlar tarafından hazırlanmış bu Proje tüm öğrencileri, öğretmenleri ve anne babaları biligilendirir ve bilinçlendirir.

Olimpiyat ve Sigara

DÜNYADAN SİGARASIZ SPOR ÖRNEKLERİ

2002 yılındaki Tütünsüz Dünya Gününde, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından belirlenen tema “Tütünsüz Spor-Temiz Oynayın” idi. O tarihten itibaren tütünsüz spor organizasyonları tüm dünyada hızla arttı.

2000 yılındaki Sydney Olimpiyatları ve 2002 yılında FİFA tarafından Japonya ve Kore’de düzenlenen Dünya Kupası, tütünsüz spor organizasyonları olarak tarihe geçtiler.

Ardından 2003 yılında Vietnam’da tütünsüz Güney Doğu Asya Oyunları ve Fiji’de tütünsüz Güney Pasifik Oyunları düzenlenlendi. Tüm bu büyük organizasyonlar, tütün sponsorluğu olmadan ve tütünsüz bir ortamda sporun daha amaca yönelik ve daha keyifli olduğunu kanıtladı.

FİFA tüm konfederasyonları, ulusal dernekleri, ulusal ligleri, spor kulüplerini ve sporun içinde faaliyet gösteren diğer tüm organizasyonları, tütün sponsorluklarını kabul etmemeleri ve sigarasız bir kurum olmaları yolunda cesaretlendirmeye devam etmektedir.

FİFA, dünya futbolunun merkezi otoritesi olarak, spor ile tütün arasındaki her türlü ilişkiyi reddettiğini tüm fırsatlarda aktif olarak seslendirmektedir.


Ö

Özel sigaralar

Neden bazı sigaralar diğerlerinden daha özeldir?
Örneğin,
1. Yemek + Sigara
2. Çay, Kahve + Sigara
3. Alkol + Sigara
4. Tatil + Sigara
5. Stres Anı + Sigara
6. Günün İlk Sigarası

Bazı sigaraların diğerlerinden daha özel olmasının nedeni nedir? Bazı markalardan bahsetmiyorum, bazı anlarda içilen sigaralardan bahsediyorum. Neden bazı anlarda içilen sigaralar daha özelmiş gibi gelir? Aslında özel değildirler. Tüm sigaraların tadının kötü olduğunu biliyoruz. Mantıklı olarak düşünelim: “Aynı paket içerisindeki sigaralar neden farklı olsun ki? Bu paketlerin içinde birbirinin tıpa tıp aynısı 20 tane kanser çubuğu var. Sırf o sırada yemek yedim diye içtiğim sigara neden diğerlerinden daha özel olsun?”

Peki o zaman neden bazı sigaralar diğerlerinden daha özel görünür?
Bunun 2 cevabı vardır:
1. Bazı zamanlarda yaramızı kaşımaya daha fazla ihtiyaç duymamızdır. “Özel sigara” olarak kabul edilen sigaraların çoğunun belli bir kayıp süresinden sonra içilenler olduğunu göreceksiniz. Örneğin uzun yolculuktan sonra, oruçtan sonra, spordan sonra yada günün ilk sigarası gibi. Sigarayı yaktığınızda gerçekten keyif aldığınız şey sigara değil, bir süredir tatmin edilmemiş nikotin isteğinizin tatmin edilmiş olmasıdır. İster nikotinsizliğin sebep olduğu çok hafif “fiziksel kaşıntı”, ister kaşıyamadığınız anlarda yaşanan daha büyük “zihinsel sıkıntı” duygusu olsun, durum tamamen yemek için hissedilen açlık duygusuna benzer: Ne kadar uzun süre ayrı kalırsanız, sonunda ona ulaştığınızda size o kadar mükemmel gelecektir.

2. Özel sigara gibi gelenleri yakından incelerseniz, sigarayı içtiğiniz “O anın” sizin için özel olduğunu fark edersiniz. “Özel sigara” kandırmacasını görmek zor olabilir, çünkü özel olan bir anda içilen sigara, sanki anı özel kılan şeymiş gibi gelir. Halbuki asıl özel olan kişinin o sırada yaşadıklarıdır. Fakat o an yakılan sigara, anın özel hissedilmesinin sebebi sanılır!

Nikotin azalması, başka bir bahaneye gerek olmadan ortalama saate bir sigara yaktırır. Bunun dışında en çok sigara yakılan 4 durum ise şunlardır: stres, can sıkıntısı, konsantrasyon ve keyifli anlar. En çok keyif aldığınızı zannederek içtiğiniz sigaralarınızı analiz ettiğinizde bu faktörlerden bir veya daha fazlasını içerdiğini göreceksiniz. Bazı klasik örnekleri ele alalım ve bazı özel sigaralara daha doğrusu özel durumlara daha yakından bakalım:

1. Yemek + Sigara:
Yemek yemek genelde keyifli bir andır. Eğer yemeği dışarıda yiyorsak ve eğer yanımızda sevdiğimiz insanlar da varsa, o zaman çok daha da keyiflidir. Günün iş stresi de bitmiştir. Bu anlar “nikotin bağımlısı” olmayanlar için son derece keyifli anlardır. Fakat nikotin bağımlıları, içlerinde tatmin etmek zorunda oldukları bir sıkıntı yaşarlar: Nikotin açlığı. Eğer Nikotin açlığını tatmin edemezlerse (içmenin yasak olduğu bir yerdeyseler, yada masadaki tek içici kendisiyse) bırakın keyifli olmayı, yerle bir olacak kadar keyifsizleşirler!
Sigaranın böyle anlarda çok daha “lezzetli zannedilmesinin” sebebi budur.
Yoksa mantıklı düşünelim. Nezle olduğu zaman yediği yemeklerden daha fazla lezzet alan var mı aranızda? Tabiî ki hayır. Çünkü nezle olduğumuzda tat alma duyularımız körelir. Demekki yediğimiz yemeğin keyfi, onun tadını ve kokusunu almamıza bağlıdır. Peki nasıl oluyor da, tat alma ve koku alma duyularımızı mahveden bu sigara yediğimiz yemekten aldığımız tadı, dolayısıyla keyfi arttırıyor?! Mümkün değildir. Hatta tam tersi, sigara içenler yedikleri yemeğin keyfini bozmuş olurlar, çünkü o yemeğin gerçek tadını ve kokusunu alamazlar.
Hayatınızın geri kalanında güzel bir yemek yemeden önce yada sonra kendinizi zehirlemezseniz eğer, bana inanın vazgeçtiğiniz yada mahrum kalacağınız bir şey yok ortada!

2. Çay, Kahve + Sigara:
Çay ve /veya Kahve içerken içilen sigara, bazı sigara içicilerine daha özelmiş gibi gelir.
Bunun 3 sebebi vardır:
2.1. Çay ve/veya kahve içtiğimiz anlar genelde rahatladığımız, sakin olduğumuz anlardır. Bazen buna sevdiğimiz birisiyle sohbet etmekte de eklenebilir. Dolayısıyla asıl özel olan yine o an’ın kendisidir, o sırada kendini zehirlemek değil.
2.2. Çay ve/veya kahve içtiğimiz zaman sigaranın kötü tadını hissedemeyiz. Sigaranın kötü tadını hissetmemizi önleyen her şey, sigaranın daha keyifli olduğu illüzyonu yaratır. Bu nasıl bir keyiftirki (sigara), tadını ne kadar az alırsam, o kadar “lezzetli” geliyor?
2.3. Yıllardır beynimiz yıkanır. Çay ve kahve sigarayla içilir diye. Kim bilir bugüne kadar kaç kez bu sahneye tanık oldunuz.
Hayatınızın geri kalanında çay/kahve yanında kendinizi zehirlemezseniz eğer, bana inanın vazgeçtiğiniz yada mahrum kalacağınız bir şey yok ortada! Hatta tam tersi, içtiğiniz çayın / kahvenin gerçek tadını ve kokusunu alacaksınız ve daha keyifli olacak.

3. Alkol + Sigara:
Alkol içerken içilen sigara, bazı sigara içicilerine daha özelmiş gibi gelir. Ve pek çok sigara içicisi alkol aldığında içtiği sigara sayısı artar.
Bunun da 3 sebebi vardır:
3.1. Alkol içtiğimiz anlar genelde rahatladığımız, sakin olduğumuz anlardır. Bazen buna sevdiğimiz insanlarla sohbet etmekte ve/veya yemek de eklenebilir. Dolayısıyla asıl özel olan yine o an’ın kendisidir, o sırada kendini zehirlemek değil.
3.2. Alkol aldığımız zaman bir şey yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlar. Ne? Alkol aldığımız anlarda korkularımız yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlar. Alkol sigaranın beynimizde yarattığı tüm korkuları bir süreliğine yok eder, örneğin sigara içmenin yarattığı sağlık korkusunu hissetmemizi önler. Yani alkol, “sigara içmenin yarattığı korku ve suçluluk duygusunu” hissetmemizi önler. Bu sebeple alkol aldığımız anlarda hem korkmadan hem de bir suçluluk duygusu yaşamadan kendimizi zehirleyebiliriz. Alkollü anlarda sigara içmeyi daha özelmiş gibi hissettiren diğer sebep budur.
3.3. Her insanın vücudunun sigaranın içindeki zehirlere belli bir tolerans gücü vardır. Kimisinin vücudu 5 adet, kimisinin 20 adet, kimisinin ise 50-60 adet sigarayı kaldırır. Alkol aldığımız anlarda daha çok sigara yakmamızın ve alkol yanındaki sigaraları daha özel zannetmemizin diğer bir sebebi ise, alkolün vücudumuzun hassasiyetini uyuşturmasıdır. Bu sebeple alkol alan herkes, vücudunun kaldırabileceğinden daha çok zehiri, zorlanmadan vücuduna sokabilir. Ve vücudunun uyuşmuş olması sebebiyle zehirlerin ağırlığını hissedemez. O yüzden alkollü anlarda yakılan sigaralar daha özelmiş gibi gelir. Bu nasıl bir hobi-keyiftir ki, ne kadar az hissedersem o kadar özel oluyor! (ama onun acısı ertesi gün çıkar)

4. Tatil + Sigara:
Tatil, insanların kendilerini en mutlu ve huzurlu hissettikleri zaman dilimlerinden bir tanesidir. Araştırmalara göre insanlar tatildeyken, beyinleri mutluluk hormonu olarak tanımlanan endorfin hormonu salgılar. Genelde iş stresinden uzak olmak artı bir rahatlamadır. Sevdiğimiz insanlarla beraber olmak, deniz kenarında olmak (iyot-en güçlü ve doğal antidepresan), güneş ışınlarının enerji arttırması ve iyi hissettirmesi, bunların hepsi birleştiği zaman, insan kendini çok iyi hisseder. Ancak nikotin bağımlısı ise, nikotin açlığı onu huzursuz eder. Bu huzursuzluk tatilde olmanın tüm olumlu ve güzel duygularını yerle bir eder. Bir sigara yakıp nikotin açlığı bir süreliğine giderildiğinde kişi kendini rahatlamış hisseder. Bu yüzden bir sigara yaktığı zaman yaşadığı “rahatsızlık küçültmeyi” büyük bir rahatlama zanneder.

5. Stres Anı + Sigara:
Stres anında içilen sigara daha özelmiş gibi gelir. Bunun sebebi de yine can sıkıntısında olduğu gibi, her stresli anda sigara içtiğimiz için, sigaranın strese iyi geldiğini sanmamızdır. Ama bu doğru değildir. Sigara içmek strese iyi gelmez, tam tersi içen kişiyi daha stresli bir insan yapar.

Sigaranın strese iyi geldiği yönündeki yanlış inancımızın sebebi de aynıdır. Sigara yaktığımız zaman, içimizdeki nikotine açlık duygusunu küçültmüş oluruz, stresimizi değil. Biz herzaman sigara içmek strese iyi geliyor sanırız.
Bugüne kadar yaşadığınız hiçbir stresinizi sigara içtiğiniz için çözmediniz. Tam tersi, tüm streslerinizi sigara içip kendinizi zehirlemenize rağmen çözdünüz. Bakın; sigarasız da hayatın stresleriyle baş edebileceksiniz demiyorum. Bir sigara içicisiyseniz hayatın stresleriyle baş etmek daha zordur, zoru başarıyorsunuz diyorum. Hayatınızın geri kalanında stresli anlarınızda bir sigara yakıp kendinizi zehirlemezseniz eğer, vazgeçtiğiniz hiçbir şey yok ortada. Bir destek yada keyiften mahrum kalmış olmayacaksınız rahat olun.


7. Günün İlk Sigarası:
Bazı sigara içicilerine günün ilk sigarası özelmiş gibi gelir. Neden olabilir fikriniz var mı? Bütün bir gece içmediğimiz için sabah kalktığımız zaman, nikotine çok acıkmış oluruz. Aslında hiçbir ağrı sancı acı hissetmeyiz, fakat “bu kadar saattir içmiyorum, bir tane içmem lazım. İçmeden kendime gelemem” diye düşündüğümüz için bir sigara yakarız. Bu yüzden ilk sigarayı özel sanırız. Yoksa insan olarak bizler için günün ilk sigarası, en kötü olan sigaradır. Sabah uyandığımız zaman asıl ihtiyacımız gıda, su ve temizlenmek iken, biz vücudumuza 4000 zehir sokarız. Hayatınızın geri kalanında sabah kalktığınızda bir sigara yakıp kendinizi zehirlemezseniz eğer, vazgeçtiğiniz hiçbir şey yok ortada. Bir destek yada keyiften mahrum kalmış olmayacaksınız rahat olun

Özgüven ve sigara

“Sigara beni rahatlatıyor ve özgüven veriyor”

Allen Carr bu katılımcısına ne der: “Yanılgıların en kötüsü budur. Benim için bundan kurtulmakla sigarayı bırakmanın en büyük kazancı olan sigaranın esaretinden kurtulmak aynı değerdedir – bundan sonra yaşamınızı tüm sigara içicileri gibi sürekli bir güvensizlik içinde geçirmek zorunda kalmazsınız.
Tiryakiler geceleri dışardayken sigaraları azaldığında kendilerini güvensiz hissederler ve o güvensizlik duygusuna aslında sigaranın neden olduğuna inanmakta çok güçlük çekerler. Sigara içmeyenler bu duyguyu bilmezler, çünkü bu duygu tütünün bir ürünüdür.
Ben sigarayı bırakmanın sağladığı avantajların çoğunu aylar sonra seanslarımda fark etmeye başladım.
Yirmi beş yıl boyunca kontrol için doktora gitmemekte direndim. Yaşam sigortası yaptırmak istediğimde doktora gitmeyi kabul etmediğim için daha fazla para ödedim. Hastaneye, doktora veya dişçiye gitmekten nefret ederdim. Yaşlanma ve emeklilik düşüncelerine katlanamazdım.
Bunlardan hiçbirinin sigara yüzünden olduğunu düşünmüyordum, fakat sigarayı bırakınca bir kâbustan uyanır gibi oldum. Artık her günü heyecan ve mutlulukla bekliyorum. Yaşamımda doğal olarak kötü olaylarda oluyor ve ben de herkes gibi stres ve gerginliklerle karşı karşıya kalıyorum. Ama bunlarla baş edecek güvene sahip olmak çok güzel bir şey. İnsan fiziksel canlılık, enerji ve özgüvenle güzel anların tadını daha çok çıkarıyor.”


P
Pahalı sigaralar
Bugüne kadar sigaralar için kaç para harcadınız, hiç hesapladınız mı? Hadi üşenmeyin hemen hesaplayın!
1. Günde kaç paket sigara içersiniz?
2. Bu sigara paket sayınızı 365 ile çarpın!
3. Kaç yıldır sigara içiyorsunuz?
4. İkinci ve üçüncü maddelerin sonuçlarını birbirine çarpın!
5. Kullandığınız sigara markasının bir paketi kaç para?
6. Son olarak dördüncü ve beşinci maddelerin sonucunu birbirinle çarpın!

Bir servet olduğunu görüyorsunuz değil mi? Neler yapılmazdı ki bu parayla? Bir de bu para sağlığınıza sistemli bir şekilde zarar vermek, enerjinizi ve özgüveninizi yok etmek, kendinizi yaşam boyu sigaraya ve dolaysıyla kötü kokan nefese ve lekeli dişlere mahkum etmek üzere kullanıldı.
Peki, bundan sonra daha kaç yıl içmeyi düşünüyorsunuz? Sigaraya daha nekadar para harcamayı düşünüyorsunuz? Para önemli değil diyenler var halen aranızda değil mi? Para neden önemli olmasınki? O az önce hesapladığınız miktarı bir çek olarak bugün kapınızın önünde bulsanız sevinmez miydiniz? Dans bile ederdiniz! Ne kadar çabuk kurtulursanız bu anlamsız sigaralardan o kadar çabuk bu çek gerçekten sizin olacak ve bu sizi bekleyen hediyelerden sadece biri


Pasif sigara içme

Pasif sigara içicilik (passive smoking, second hand smoking) nedir? Pasif sigara içicilik ortam havasıyla birlikte sigara dumanını ister istemez içine çekmektir. Araştırma sonuçlarına göre, pasif sigara içiciliği aktif sigara içmekte olduğu kadar ciddi sağlık risklerine yol açar. Özellikle sürekli pasif sigara içiciliğine mahruz kalan kişiler için durum daha da tehlikelidir. Dünya Sağlık Örgütü sigarayı en yüksek derecede kanserojen olarak tanımlamıştır. Sigaranın %20sini sigarayı içen direk çiğerlerine çekerken, sigarada yanan ve duman haline dönüşen %80’nini pasiv içici solmak zorunda kalır. Böylece pasif içicilikte özellikle zararlı olan bu %80dir. Bu duman 950derece ile 500 derece sıcaklığı halinde yanar ve böylece binlerce zehirli ve kanserojen madde oluşturur. Sigara içen kişi sigarasından ne kadar az içine çekerse ortamda bulun pasif içici o kadar daha fazla zarar görür. Bu sonuçlar pıro ve pipo için de geçerlidir.
Sigara içen ve sigara dumanına mahruz kalan kişileri Kotinin değerleri (nikotin’in kan da dönüştüğü madde)
Tipik Kotinin değerleri:
• Sigara içen 1.000–2.500 ng/ml
• Sigara kullanmayan:
o Hiç bir dumana mahruz kalmayan: 1,7 ng/ml
o Pasif sigara içicilik: 2,6 ng/ml
o Restoran çalışanları: 5,6 ng/ml
o Gece kulubü çalışanları: 24 ng/ml
o Bar çalışanları: 45 ng/ml
Pasif sigara içiciliğini zararları
 Doğmamış bebekte gelişim bozuklukları
 Bebeklerde düşük doğum kilosu
 Yükselmiş ani bebek ölümü riski (%50)
 Çocuklarda hem bedensel hem zihinsel gelişim bozukluğu
 Çocuklarda orta kulak enfeksiyonları
 Solunum yoları enfeksiyonları
 Astım
 Yüksek kalp krizi riski
 Her türlü kanser riski, daha fazla akçiğer tümörleri, rahim kanseri


Patlicanda sigara

Patlicanda, bir çok başka sebze türünde olabileceği gibi nerdeyse ölçülemeyecek kadar az miktarda nikotin bulunabilir. Araştırmalara göre patlicandaki nikotin miktarı “hiç“ ile 100 mikkrogramm/kilo arasındadır. Zaman zaman özellikle patlicanın içersindeki nikotin miktarı fazla diye idaa edilir, ancak bunun tam tersi olduğu yıllardır ispatlanmıştır.
(Bundesinstitut für Risikobewertung: Keine Gesundheitsgefahr durch Nikotinspuren im Hühnerei, S.4, Tab.1, abgerufen 6.Nov.2007)

R
Rahatlama ve sigara
Sigara içenlerin çoğu sigaranın kendilerini rahatlattığına inanır. Oysa nikotin kimyasal bir uyarıcıdır. İki tane sigara içtikten sonra nabzınızı tuttuğunuzda yükselmiş olduğunu görürsünüz.
Çoğu tiryakinin en çok sevdiği sigaralardan biri yemek sonrası içilen sigaradır. Yemek zamanı işimizi bırakır, oturur, dinlenir, bir şeyler yer, içer her bakımdan rahatlar ve tatmin oluruz. Fakat zavallı tiryaki rahatlayamaz, o bir de başka bir açlığı dindirmek zorundadır. O sigarayı pastanın kreması olarak görür oysa aslında nikotin açlığı yemek yemekle giderilmez.
Sigara içen bir kişi hiçbir zaman tam olarak rahatlayamaz ve yıllar geçtikçe durumu daha kötüye gider.
Bu dünyadaki en gergin insanlar sigara içmeyenler değil elli yıl devamlı sigara içmiş sık sık öksüren, balgam tüküren, yüksek tansiyonlu ve sürekli gergin olan yöneticilerdir. Bu noktada sigara artık kendisinin yarattığı açlığın bir kısmını bile doyuramaz hale gelir.
“Genç bir muhasebeciyken aile kurduğum yılları hatırlıyorum. Çocuklarımdan biri ters bir şey yaptığında yaptığı şeyle kıyaslanamayacak kadar çok sinirlenirdim. Sanki bir şeytan tarafından yönetildiğime inanırdım. Bugün biliyorum ki o şeytan sigaraymış!” Yaşamımızdaki her şey kontrolümüz altındayken, bizi kontrol altında tutan tek şey sigara.
İngiltere’deki evlat edinme büroları birkaç yıl önce sigara tiryakilerinin evlat edinmesini önleme tehditinde bulunduğunda öfkeli bir adam telefon etti. “Büyük bir hata yapıyorsunuz. Ben çocukken anneme onaylamayacağı bir konu açmak istediğimde hep bir sigara yakmasını beklerdim, çünkü o zaman daha sakin olurdu,” dedi. Acaba annesiyle neden sigara içmediği bir zamanda konuşamıyordu? Tiryakiler bir restoranda hoş bir yemek yedikten sonra bile sigara içmedikleri zaman neden o kadar gergin olurlar? Aynı sırada sigara içmeyenler neden genellikle sakindirler? Tiryakiler neden sigarasız rahatlayamazlar? Markette çocuğuna bağıran genç bir anne gördüğünüzde dışarıya çıkmasını bekleyin. Çıkar çıkmaz bir sigara yakacaktır. Tiryakileri özellikle sigara içmelerine izin verilmediğinde izlemeye başlayın. Ellerinin ağızlarının yakınlarında olduğunu, parmakları veya saçları ile oynadıklarını, ayaklarıyla tempo tuttuklarını ya da ağızlarını sıkı sıkıya kapadıklarını göreceksiniz. Tiryakiler sakin değillerdir. Tam anlamıyla sakinleşmenin ne olduğunu unutmuşlardır bile. Sizi sigarayı bıraktıkdan sonra bekleyen birçok keyiften biri de budur.





Resmi dairelerde sigara

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, sigarayla ilgili kanun ve kuralları özellikle bazı resmi daireler ve resmi kuruluşlarda göz ardı edenler bulunduğunu ifade ederek, ``Kamuoyunun huzurunda açık söylüyorum; buna kesinlikle müsamaha etmeyeceğiz`` dedi.
Bakan Akdağ, Sağlık Bakanlığı ve Sağlıkta Umut Vakfının iş birliğiyle Four Seasons Otel`de düzenlenen ``Çevre ve Kanser`` konulu sempozyumda yaptığı konuşmada, kanser hastalığında çevresel etkilerin önemli olduğunu ifade etti.
Bütün toplum için konunun en önemli tarafının sigara ve benzeri tütün maddelerinin kullanımı olduğunu vurgulayan Akdağ, 2008 yılında Tütüne Karşı Ulusal Eylem Programı çerçevesinde yapılan ve uygulamasına başlanılan kanunla, sigara içmeyen kişilerin sigara içenlerin dumanının zararlı etkilerinden korunması için tedbir alındığını hatırlattı.
Akdağ, uygulamaların, toplumun büyük bölümü tarafından memnuniyetle kabul edildiğini ve uygulamadan bir yıl için istisna tutulan lokanta, kahvehane, kafe ve bar gibi mekanlarda da sigara içilmesini gelecek yıl temmuz ayı itibarıyla tamamen yasaklayacaklarını belirtti.
Uygulamaların ``Dumansız Hava Sahası`` şeklinde kamuya lanse edildiğini dile getiren Akdağ, ``Açıkça görüyoruz ki sigara dumanını kapalı mekanlarda etrafına salan kişiler, aslında başka insanların sağlık hakkını ellerinden alıyorlar. Sağlıkla ilgili hürriyetlerine zarar vermiş oluyorlar`` diye konuştu.
Bakan Akdağ, ``Sigara içme hürriyetine böyle katı biçimde niçin engel olunuyor?`` şeklinde tartışmalar yaşandığını anımsatarak, aslında sigara içmeyenlerin yanlarında sigara içilmesi halinde çok ciddi zarar gördüklerini kaydetti.
Türkiye`de kanserler içerisinde akciğer kanserinin görülme sıklığının çok yüksek olduğuna işaret eden Akdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:
``Akciğer kanserlerinde sigara içmeyerek veya sigara dumanını solumayarak korunmanın büyük ölçüde mümkün olduğunu biliyoruz. O nedenle bu kuralları çok kararlı bir biçimde uygulayacağız. Sigara konusunda koyduğumuz kanun ve kuralları yakından takip ediyoruz. Müşahede ettiğimiz, gözlediğimiz bir husus var. Özellikle bazı resmi daireler, resmi kuruluşlarda meseleyi göz ardı edenler var. Yönetim kademesi üste doğru çıktıkça bu göz ardı etme biraz daha kolaylaşıyor. Kamuoyu huzurunda açık söylüyorum; buna kesinlikle müsamaha etmeyeceğiz. Yani birtakım uyarıların, gerekli cezalandırmaların yapılmasını sağlamak için gerekli teşebbüsleri yaptık ama bundan böyle bu hususta daha da kararlı duracağız. Yani böyle bir karar alınmışsa, insanlara zarar vermemek için kapalı mekanlarda tütün dumanının ortaya salınmasına kısıtlamalar getirilmişse buna en başta devletin resmi dairelerinde uyulması gerekir. Bunu yapmazsak başkalarına söyleyecek çok fazla lafımız kalmaz.``
Çevreyle ilgili alınan tedbirlerin olumlu etkilerinin yıllar sonra ortaya çıktığını, asbestle ilgili alınan tedbirlerin 40 sene sonra kendisini göstermeye başladığını aktaran Akdağ, ama sigara konusunda alınan tedbirlerin etkilerini, kardiyovasküler ve diğer hastalıklar açısından hemen görmenin mümkün olduğunu kaydetti.
Bakan Akdağ, kanserden korunma konusunda alınan çevresel etkilerin uzun sürede kendisini göstereceğini, bu nedenle zaman kaybetmemek gerektiğini vurgulayarak, hem yöneticilere hem de gönüllü kuruluşların, toplumun sağlığının korunması konusunda el ele çalışması gerektiğini belirtti.
Recep Akdağ, sigara ile ilgili getirilen kısıtlamaların hem içen hem de içmeyenlere büyük yararı olduğunun araştırmalarla ortaya konulduğunu anlattı.


S
Sabah sigaraları
“özel sigaralar” başlığı altında okuyunuz lütfen!

Sigarasız hayat
Sigarasız hayat güzel hayat!

Sigarayı bırakmak zor mu?
Bir tiryakinin bağımlılığından ne kadar kolay kurtulacağını belirleyen sonsuz etken vardır. Herkesin karakteri, işi, yaşam koşulları ve sigarayı bırakmak için seçtiği zaman farklıdır.
Belirli meslek sahipleri için daha zor olabilir, ama yanlış inançlar ortadan kalkınca bu fark kaybolur. Bunu birkaç örnekle açıklamaya çalışayım.
Tıp alanında çalışan kişiler için daha zor olduğu söylenir. Oysa sağlık açısından etkilerini daha iyi bildikleri ve bunlarla her gün karşılaştıkları için doktorların sigarayı bırakmaları daha kolay olmalı diye düşünürüz. Onları sigarayı bırakmaya zorlayan nedenler daha güçlüdür ama aşağıdaki nedenlerden dolayı bırakmaları daha kolay olmaz:

1. Sağlık açısından risklerin sürekli bilincinde olmak
korku yaratır. Bu korku sigara özlemini gidermemizi
gerektiren durumlardan birini doğurur.
2. Doktorlar mesleklerinden dolayı büyük bir stres
içindedirler ve çalışırken ortaya çıkan sigarasızlığın yarattığı stres ile uğraşmak istemezler.
3. Bir de suçluluk duygusunun verdiği stres eklenir.
Doktorlar insanlara iyi örnek olmak zorundadırlar.
Bu baskı özveri duygusunu güçlendirir.

Doktor sigara özlemini ancak gerçekten hak ettiği ve günlük stresin geçici olarak yok olduğu aralarda giderebilir. Bu yüzden de sigara onun için çok değerlidir. Doktorlar ister istemez uzun süre sigarasız kalan ve ancak ara sıra sigara içen tiryakiler kategorisine girerler. Tiryaki “irade yönteminde” özveride bulunduğuna inandığı için kendini kötü hisseder. Ne verdiği aradan, ne de içtiği çay ya da kahveden zevk alır. Böylece özveride bulunduğuna daha çok inanmaya başlar ve belli çağrışımlardan dolayı her şeyin sorumlusunun sigara olduğunu düşünür. Bu aldatmacalardan kurtulup sigara içemediğiniz için üzülmekten vazgeçerseniz vücudunuz nikotin isterken bile siz büyük bir zevkle kahvenizi içebilirsiniz.
Bir başka zor durum da can sıkıntısıdır, özellikle de stresle bir araya geldiği zaman. Bunun tipik örneklerini şoförler ve küçük çocukları olan ev kadınları yaşarlar. İşleri stresli fakat monotondur. Sigarayı “irade yöntemi” ile bırakmaya çalışan bir ev kadını “yoksun kaldığı” şeyi anımsayacak çok zamanı olduğundan depresyon duygusu hisseder.
Doğru mantık kullanıldığında bu durumun da üstesinden gelinir. Sigarayı bıraktığınızı düşünmekten korkmayın. Sigarayı düşündüğünüzde o lanet canavardan kurtulduğunuz için mutlu olun. Olaya pozitif bakarsanız sigarasızlık bir eğlenceye dönüşür.
Yaşları, cinsiyetleri, zekâ dereceleri, meslekleri ne olursa olsun Allen Carr Yönteminin VERDİĞİM TALİMATLARIN HEPSİNE UYAN tiryakiler sigarayı bırakmayı hem kolay hem de eğlenceli bulacaklardır.


Sigara ve Stres
Stres derken yalnızca yaşamın çeşitli trajedilerini değil aynı zamanda telefon görüşmeleri gibi sosyal olayların yarattığı veya bir annenin çocukları yüzünden girdiği stresli durumları ele almak istiyorum.
Örneğin telefon görüşmeleri. İnsanların çoğu fakat özellikle işadamları telefon görüşmelerini hafif stresli bir olay olarak görürler.Gelen çoğu telefon memnun müşterilerden ya da sizi kutlamak isteyen patronunuzdan değildir. Genellikle ya bir sorun vardır –bir şey ters gitmiştir– ya da biri bir şey istiyordur. Sigara içen bir insan o anda ağzında sigara yoksa bir tane yakar. O sigarayı neden yaktığını bilmez ama bir şekilde kendisine yardımcı olduğunu sanır.
Aslında olay şudur. Farkına varmadığı halde bir stres içine girmişti zaten –bir süredir içmediği için sigara özlemi çekiyordu. Bu özlemi giderdiğinde diğer stres azalır ve insan rahatlar. O anki o rahatlama duygusu aldatmaca değildir. Sigarasını yakan bir tiryaki kendini bir an öncesine göre gerçekten daha iyi hisseder. Fakat o sigarayı içerken bile sigara içmeyen bir insandan daha fazla gergin olur, çünkü bağımlılığı arttıkça durumu çaresizleşir ve sigaranın verdiği rahatlama duygusu giderek azalır.
Size şok tedavisi uygulamak amaçla değil yalnızca sigaranın sinirlerimizi yatıştırmak yerine yıprattığını vurgulamak istiyorum.
Öyle bir duruma geldiğinizi düşünün ki doktor size sigarayı bırakmazsanız bacaklarınızı kesmek zorunda kalacağını söylüyor. Şöyle bir oturup düşünün bacaksız yaşam nasıl olur diye. Kendinizi bu uyarıya rağmen hâlâ sigara içen ve sonunda bacakları kesilen birinin yerine koymaya çalışın.
Bu tür hikâyeleri çok duyar ve saçma bulurdum. Keşke bana böyle bir şey dense de sigarayı sigarayı bıraksam diye düşünürdüm. Her gün beyin kanaması geçirmeyi, yalnızca bacaklarımı değil tüm yaşamımı yitirmeyi bekler olmuştum. Kendimi deli olarak değil yalnızca ağır bir sigara tiryakisi olarak görüyorum.
Bu tür hikâyeler saçmalık değil, bu berbat uyuşturucu maddenin insanın başına neler açabileceğini kesin olarak ortaya koyan gerçeklerdir. Sigara yıllar geçtikçe sistemli bir şekilde enerjinizi ve cesaretinizi çalar ve o cesaretinizi çaldıkça siz sigaranın tam tersini yaptığına inanırsınız.Tiryakilerin akşam bir yere giderken sigaraları biterse diye korkudan girdikleri paniği hepimiz görmüşüzdür. Sigara içmeyenler bunu bilmezler çünkü bu duyguyu sigara yaratır. Siz yaşamınıza devam ederken sigara yalnızca enerjinizi çalmakla yetinmez aynı zamanda güçlü bir zehir olduğu için giderek sağlığınıza da zarar verir. Tiryaki nikotin yüzünden gerçekten ölüme sürüklendiği bir seviyeye ulaştığında sigaranın ona güç verdiğini ve sigarasız yaşayamacağını sanır.
Şunu artık anlayın ki, sigara sinirlerinizi gevşetmek yerine yavaş ama kesin bir şekilde yıpratır. Sigarayı bırakmanın en büyük kazançlarından biri geleceğe ve kendinize olan güveninizin geri gelmesidir.


Sigara içmenin avantajları
Burası hep boş kalacak

Sigara özlenir mi?
Sigarayı Özleyecek miyim?
Hayır! Hem gerginlik ve stresle başa çıkabilmek hem de iyi anları doyasıya yaşayabilmek açısından fiziksel olduğu kadar ruhsal bakımdan da daha güçlü olduğunuzu farkedeceksiniz.
Artık tehlike yaratabilecek tek şey hâlâ sigara içen insanların etkisidir. “Komşunun tavuğu komşuya kaz görünürmüş” derler. Herkes tarafından bilinen bu söz yaşamımızın birçok alanında geçerlidir. Sigarayı bırakmış kişiler sigaranın dezavantajlarını, hem de uydurma “avantajlar” la karşılaştırdıklarında ortaya çok büyük bir fark çıktığı halde neden hâlâ sigara içenleri kıskanırlar?
Çocukluğumuzdan beri beynimizi yıkayan o asılsız inançları düşünürseniz tuzağa düşmemizin gayet normal olduğunu anlarsınız. Sigara içmenin ne kadar büyük bir aptallık olduğunu bir kez gördükten ve birçoğumuz bırakmayı başardıktan sonra neden aynı tuzağın içine yine düşeriz? Sigara içenlerin etkisinden dolayı.
Çoğunlukla başkalarıyla beraberken, özellikle yemek sonrasında tehlike daha büyüktür. Masadaki tiryaki bir sigara yakar ve sigarayı bırakmış olan kişi bir rahatsızlık duyar. Bu konudaki araştırmaları incelerseniz bunun ne kadar garip bir şey olduğunu görürsünüz. Sigara içmeyenler içmedikleri için mutludurlar, sigara içenlerse beyinlerini yıkayan inançların etkisiyle sigaranın kendilerine zevk verdiği hayaline kapılmalarına rağmen hiç başlamamış olmayı dilerler. Öyleyse sigarayı bırakmış bazı kişiler içenleri bu durumlarda neden kıskanırlar? Bunun iki nedeni vardır.

1. “Tek bir sigara.” Unutmayın böyle bir şey yok. Buna artık bir kerelik bir şey diye değil, o anda içen açısından bakmaya çalışın. Siz tiryakiyi kıskanırken kendisi davranışını uygun bulmaz ve o da sizi kıskanır. Tiryakileri izlemeye başlayın. Sizi bağımlılığınızdan uzaklaştıracak en iyi yardımcı onlardır. Sigaranın ne kadar çabuk bittiğine ve tiryakinin ne kadar çabuk yeni bir tane yaktığına bakın. Özellikle de tiryakinin sigara içtiğinin farkında bile olmadığına ve sigarayı otomatik olarak yaktığına dikkat edin. Zevk almadığı halde kendisini onsuz iyi hissetmediği için sigara içtiğini düşünün. Sizden ayrıldıktan sonra sigara içmeye devam etmek zorunda olduğunu unutmayın. Ertesi güne foseptik çukuru gibi olmuş ciğerleriyle uyandığında kendini zehirlemeyi sürdüreceğini düşünün. Bir daha göğsünde ağrı olduğunda, gözüne sağlık bakanlığının uyarı yazısı iliştiğinde, sigara içmeyen biriyle beraber olduğunda, bir dahaki Dünya Sigarayı Bırakma Gününde, kansere meydan okuma kampanyasında, metroda, hastanede, kitapçıya, doktora, süpermarkete, camiye vs. gittiğinde omuzlarında hep bu yükü taşıyacak, kendine fiziksel ve ruhsal açıdan zarar verme işkencesi için bir servet harcayacaktır. Yaşamını pislik içinde, ağız kokusuyla, lekeli dişlerle, aklının köşesindeki kara lekelerle geçirecek ve kendine sistemli bir şekilde zarar veren nesneye esir olacaktır. Ne için? Bütün bunlara da sigaraya başlamadan önceki haline kavuşmak hayali için katlanacaktır.
2. Sigarayı bırakmış kişilerin bazı durumlarda duydukları rahatsızlığın ikinci nedeni de sigara içenlerin aktif olarak bir şey yapmaları, yani sigara içmeleri, sigarayı bırakmış bir kişinin ise bir şey yapmadığı için yoksunluk duygusuna kapılmasıdır. Sigarayı bırakmadan önce şunu aklınıza koyun: sigara içmeyenin yoksun kaldığı bir şey yoktur. Zavallı tiryaki birçok şeyden yoksun kalır:

SAĞLIK
ENERJİ
PARA
ÖZGÜVEN
İÇ HUZUR
CESARET
SAKİNLİK
ÖZGÜRLÜK
ÖZSAYGI

Artık sigara içenleri kıskanmak yerine onları gerçekten oldukları gibi, yani perişan ve zavallı varlıklar olarak görmeye başlayın. En acınacak durumda olanlar bu gerçeklere katlanamayarak kendilerini aldatmaya devam etmek zorunda olanlardır.
Eroinmanları kıskanmazsınız. İngiltere’de eroin yüzünden ölenlerin sayısı yılda yüz kişiyi geçmez. Nikotin ise yılda yüz binlerce insanın ölümüne neden olurken bu sayı dünya çapında iki buçuk milyonu bulur. Nikotin şu ana kadar bile tarihteki tüm savaşların toplamından daha fazla kişinin ölümüne neden oldu. Her bağımlılık gibi sizinki de kendiliğinden iyiye gitmek yerine, zamanla kötüleşir. Sigara içmekten artık bugün bile zevk almıyorsanız yarın hiç almayacaksınız. Tiryakileri boşuna kıskanmayın. Onlara acıyın. Bana inanın: ACINACAK HALDELER!


Sigarayı bırakmanın kolay yolu
www.sigarayibirakmaninkolayyolu.com


Sigara içmeyenlere öneriler
 Tebrikler 21.Yüzyıl insanısınız!
 Sigara içmek nekadar “out” biliyorsunuz değil mi?!
 Sakın sigaraya başlamayın!
Sigara hakkında özendirici duydunuz herneyse bilinki YALAN! Dünyadaki tüm sigara içicilerin tekrar seçme şansı olsaydı bilinki asla başlamazlardı.
 İçenlere baskı uygulamayın!
Sigara içenler tüm bağımlılıklarda olduğu gibi “madde”lerine laff edilmesinden pek hoşlanmazlar.
 Rahatsızlığınızı içmedikleri an dile getirin!
Tüm hoşgürünüzü, anlayışınızı ve nazikliğinizi koruyarak hangi durumlarda özelikle rahatsız olduğunuzu sigara içmedikleri an söyleyebilirsiniz.
 İçmedikleri an takdir etmeyin!
Tüm diğer davranış biçimlerine uyan iletişim araçları sigara konusunda maalesef işe yaramıyor. Sigara içicisini içmediğinde takdir etmek demek ona sigarayı hatırlatmak demek. Sigarayı hatırlatmak demek, birran evvel sigara içme isteği tetiklendi demek.
 Pasif içicileğe dikkat!
Zannedildiğinden de fazla zararları olduğu artık kanıtlanmıştır.
 Çocuklarınızı koruyun!
Çocuklarınızı sigaradan koruyacak en güçlü kişi sizsiniz. Bu konuda örnek olmanız muhteşem! Sigarayı konu etmeye çekinmeyin.
 Sigara içilmeyen mekanları canlandırın ve takdir edin!
Karar sizde olduğu sürece çevrenizdeki herkesi sigara içilmeyen yerlere çekmeye çalışın.
 Toplantılarınızı içilmeyen ortamlarda düzenleyin!
Hem iş hahatınızın hem özel hayatınızın buluşmalarının sigara içilmeyen ortamlarda organize edilmesi ilgili kişilerden rica edin. Sigara içenler için kısa sigara molaları verilebilinir.
 Amaç hep aynı!
Amaç asla sigara içeni cezalandırmak değil, hep içmeyeni korumak.
 Yasaklara dikkat!
Bir çok ortamda artık sigara yasağı gerçeği var ancak görmemezlikten gelinebiliniyor (stadyumlar, tiyatro, alışveriş merkezleri v.s.). Yasak olduğunu nazikçe hatırlatabilirisiniz.
 Tanıdığınız tüm tiryakileri Alen Carr Sitesine yönlendirin!


SİGARAYLA MÜCADELE YASASI (4207 SAYILI YASA)
MADDE 1. - Bu Kanunun amacı, kişileri tütün ve tütün mamullerinin zararlarından, bunlarının alışkanlıklarını özendirici reklâm, tanıtım ve teşvik kampanyalarından koruyucu tertip ve tedbirler almaktır. Tütün ve tütün mamüllerinin içilmesi yasaklanan yerler
MADDE 2. - Sağlık, eğitim-öğretim ve kültür hizmeti veren yerler ile kapalı spor salonlarında ve toplu taşımacılık yapılan her türlü nakil vasıtaları ve bunların bekleme salonlarında, kamu hizmeti yapan kurum ve kuruluşlardan beş veya beşten fazla kişinin görev yaptığı kapalı mekânlarda tütün ve tütün mamüllerinin içilmesi yasaktır. Bu gibi mahallerde tütün ve tütün mamüllerinin içilebilmesi için ayrı yerler tahsis edilir. Tahsis edilen yerden sigara içilmeyen mahallere duman gidişini engelleyecek, havalandırma, tecrit etme gibi tedbirler alınır. Diğer yasaklar
MADDE 3. - Tütün ve tütün mamülerinin isim, marka veya alametler kullanılarak her ne suretle olursa olsun reklam ve tanıtımının yapılması veya bunların kullanılmasını teşvik ve özendirici kampanyalar düzenlenmesi yasaktır. Onsekiz yaşından küçüklere tütün ve tütün mamulleri satışı yapılamaz Uyarılar
MADDE 4. - Tütün ve tütün mamüllerinin içilmesinin yasaklandığı yerlerde,yasağı ve buna uymamanın sonuçlarını belirten uyarılar asgari on santimetrelik puntolarla herkes tarafından görülebilir yerlere asılır veya yazdırılır.Bu uyarıların yapılmasından ilgili yerlerin yetkili veya amiri durumundaki kişi veya kişiler sorumludur. Türkiye'de üretilen veya ithal edilen tütün ve tütün mamülleri paketinin üzerinde açıkça görülebilir ve rahatça okunabilir şekilde,"Yasal uyarı:Sağlığa zararlıdır" ibaresi konulur.Bu ibareyi taşımayan tütün ve tütün mamülleri ithal edilemez ve satışa çıkarılamaz. Gümrük hattı dışı eşya satış mağazalarında satılan veya yolcu beraberinde yurda sokulan tütün ve tütün mamülleri hakkında ikinci fıkra hükmü uygulanmaz. Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ve özel televizyon kurumları ayda en az doksan dakika tütün ve tütün mamülleri alışkanlığının zararları konusunda uyarıcı ve eğitici mahiyette yayınlar yapmak zorundadır. Yasağa uymayanlar hakkında işlem
MADDE 5. - Tütün ve tütün mamüllerinin içilmesinin yasaklandığı ve yasağa ilişkin yazılı uyarıların bulunduğu yerlerde tütün ve tütün mamülleri içenlere,ilgili yerin yetkilisi veya amiri durumundaki kişi tarafından yazılı uyarı gösterilmek suretiyle yasağa uyması,aksi takdirde o yeri terk etmesi gerektiği bildirilir.Bu bildirime rağmen tütün ve tütün mamülleri içenler genel zabıta marifetiyle o yerden uzaklaştırılır. İdari para cezası
MADDE 6. - Bu kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki zorunluluğu yerine getirmeyen tütün ve tütün mamüllerinin içilmesinin yasaklandığı yerin memur olmayan yetkilisi veya amiri hakkında on milyon lira para cezası verilir. Bu Kanunun 5 inci maddesine göre uyarıda bulunmayan tütün ve tütün mamüllerinin içilmesinin yasaklandığı yerin memur olmayan yetkilisi veya amiri hakkında on milyon lira para cezası verilir.Uyarıya rağmen tütün ve tütün mamülü içen kişi hakkında da aynı ceza uygulanır. Bu kanuna göre sorumluluğu yerine getirmeyen memurlar hakkında ilgili mevzuat hükümleri uygulanır. Adli para cezası
MADDE 7. - Bu kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenlere on milyon liradan beşyüz milyon liraya kadar ağır para cezası verilir.Tekerrür halinde bu cezanın yukarı haddine hükmolunur. Para cezasına ilişkin hükümler
MADDE 8. - 6 ncı maddede yazılı para cezaları o yerin en büyük mülki amiri tarafından verilir.Para cezalarına dair kararlar ilgililere Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir.Bu kanuna göre verilen idari para cezaları 6183 satılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre mahallin en büyük mal memurluğunca tahsil edilir.İdari para cezalarına karşı yedi gün içinde sulh ceza mahkemesine itiraz edilebilir.

GEÇİCİ MADDE 1. - Bu kanunun yayımı tarihinden önce Türkiye'de üretilen veya ithal edilen tütün ve tütün mamüllerinin bir yıl süreyle 4 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şart aranmaksızın satışlarına devam olunur.
GEÇİCİ MADDE 2. - Bu kanunun 2 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ayrı yer tahsisi,3 üncü maddede yasaklanan reklam panolarının kaldırılması ve 4 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince yapılması gereken işler Kanunun yayımı tarihinden bir yıl içinde yerine getirilir.

Sigara yasağı kanunu resmi gazetede yayınlandı
Okul, dershane ve kursların açık alanları ile lokanta, kahvehane, kafeterya ve birahane gibi yerlerde sigara içimini yasaklayan "5727 Sayılı Tütün ve Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunda Değişlik Yapılması Hakkında Kanun" Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Kanun, bugünden itibaren 4 ay sonra yürürlüğe girecek. Lokanta, kahvehane, kafeterya gibi yerlerdeki sigara yasağının uygulanması ise 18 ay sonra başlayacak.
Yapılan yeni düzenlemeyle, 4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunun adı "Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun" şeklinde değiştirildi.
Kanunun yürürlüğe girmesiyle kamu hizmet binalarının, koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait olan binaların kapalı alanlarında sigara içilemeyecek.
Taksi hizmeti verenler dahil olmak üzere, kara yolu, demir yolu, deniz yolu ve hava yolu toplu taşıma araçlarında da sigara içme yasağı getiriliyor.
Okul öncesi eğitim kurumları, dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık alanlarında tütün ve tütün ürünleri tüketilemeyecek.
Lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerde de tütün ürünlerinin tüketimi yasak olacak.
Ancak, yaşlı bakım evlerinde, ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde, cezaevlerinde, şehirler arası ve uluslararası güzergahlarda yolcu taşıyan deniz yolu araçlarının güvertelerinde tütün ürünleri tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulabilecek. Bu alanlara 18 yaşını doldurmamış kişiler giremeyecek.


Sigara istatistikleri
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünyada en büyük sağlık sorunun sigara olduğunu ilan etmiştir. Dünyada her yıl 4 milyon insan sigaradan hayatını kaybediyor. Eğer, gerekli önlemler alınmazsa bu sayı, önümüzdeki 20 yılda 10 milyona çıkacak.
TÜRKİYE'DE SİGARA TÜKETİMİ
1990-1995 YILLARI
İki yabancı markalı sigara fabrikası faaliyete geçti. Açılışında bütün devlet erkanı oradaydı. Bütün "billboard"lar, gazeteler, dergiler, satış noktaları neredeyse her yer sigara reklamı ile donatıldı. Bine varan araç, on bini aşan personelle dağıtım ağı kuruldu. Tüketimi körüklemek için bedava sigaralar dağıtıldı.Başta bayiler olmak üzere her yere promosyonlar yağdırıldı. Tıp fakültesi mezuniyet balosunu Marlboro düzenledi. Üniversitelerin özel günlerinin değişmez sponsoru sigara idi. "Camel Trophy" - "Marlboro Adventure" gibi organizasyonlar sürekli gündemde tutuldu. Bir çok gazeteci- televizyoncu tanıtım için başta Amerika olmak üzere seyahatlere götürüldü. Çıkarılmak istenen kanun veto edildi, sonra gündeme bile alınmayıp, bir dönem görüşülemeden kabul oldu.

Patlama Yapan Sigara Tüketimi

1993 yılında yıllık tüketim 4.7 milyar paket / 22 Trilyon TL
1994 yılında yıllık tüketim 5.4 milyar paket / 61 Trilyon TL
1995 yılında yıllık tüketim 5.7 milyar paket / 95 Trilyon TL

2004 yılında günde 17 milyon doları sigaraya harcadık.

Sosyal Sonuçlar
5 yılda (11-19 yaş arası) 5 milyon genç sigaraya başladı.
Sigara içme yaşı 11'lere indi.
Sigara, son derece prestij kazandı, bilinç altlarına yerleşti.
Sigara içmek doğal bir davranış oldu. Hiçbir kapalı yerde, sigara içen hiçbir kimseyi uyaramazdınız.
Savaşılması imkansız görünen sosyal ve ekonomik bir dev imajı oluşturuldu.
Türkiye'de Sigaradan Ölümler

Peki sigaradan daha öncelikli sorun var mı? Bir toplumsal sorunu neye göre sıralamalıyız. Şüphesiz ölçümüz insan hayatı ve sağlığına verdiği zarar ölçü olarak alındığında: Hiçbir şey, sigara kadar ülkemizde insanlarımıza zarar vermemektedir. Ölçümüz insan hayatıdır.Her yıl ülkemizde 100.000 insanımızı erken yaşlarda sigaraya kurban vermekteyiz eğer önlem alınmazsa önümüzdeki 20 yılda bu sayı 250.000'e çıkacak.Her yıl ülkemizde 100 bin kişinin ölmesi karşısında kılı kıpırdamayanlar var. Her yıl 100 bin kişi ne anlama geliyor?Her gün 1 uçak düşüyor ve 300 kişi ölüyor.

Her yıl yüz bin nüfuslu bir şehrimize bir atom bombası atılıyor

Her gün içi dolu 6 otobüs uçuruma yuvarlanıyor kimse sağ kalmıyor.

Ülkemizde en çok ölüme sebep veren diğer toplumsal sorunlarla karşılaştıracak olursak, sigarayı daha iyi tanıyabiliriz. Ülkemizde sonucu ölüm olan toplumsal belli başlı diğer sorunlarla karşılaştırılacak olunursa :
Bilinen terör yılda 2-3 bin insanımızın
Trafik terörü yılda 6-7 bin insanımızın
Sigara terörü yılda 100 bin insanımızın hayatına mal olmaktadır.
Sigaranın yol açtığı ölümler; trafik, terör, iş kazaları vb. tüm ölümlerin toplamından beş kat daha fazladır.

Sosyal Baskı ve sigara
İngiltere’de 1960’lardan beri on beş milyondan fazla kişinin sigarayı bırakmasının başlıca nedeni meydana gelmekte olan sosyal değişimdir.
Evet, biliyoruz. Sağlık ve para, sigarayı bırakmamızı gerektiren başlıca nedenlerdir. Fakat bu nedenler hep vardı. Sigaranın yaşamımızı mahvettiğini anlamak için kanser hakkındaki felaket raporlarını okumamıza gerçekten gerek yok. Bedenlerimiz olağanüstü gelişmiş mekanizmalardır ve herkes ilk nefesten itibaren sigaranın zehirli olduğunu bilir.
Sigaraya başlamamızın tek nedeni arkadaşlarımızdan kaynaklanan sosyal baskıdır. Sigaranın şimdiye kadar sahip olduğu tek artı puan bir zamanlar toplum tarafından tamamen kabul edilir olmasıydı. Bugün sigara içenler tarafından bile antisosyal bir davranış olarak görülüyor.
Eskiden güçlü erkekler gözükmek için sigara içerlerdi. Sigara içmeyenler korkak olarak nitelendirildiğinden sigara tuzağına yakalanmak için çok çaba sarfederdik. Erkeklerin çoğu gurula barlarda, kahvelerde tütün dumanı içinde otururdu. Havada her zaman yoğun bir duman olur ve düzenli olarak boyanmayan tavanlar kısa bir süre sonra sarı veya kahverengiye dönüşürdü.
Bugün durum tam tersi. Bugünün güçlü erkeği artık sigara içme ihtiyacı duymuyor, uyuşturucuya gereksinim duymuyor.
Bu sosyal değişim nedeniyle bugün sigara içen bütün tiryakiler ciddi bir şekilde sigarayı bırakmayı düşünmeye başladılar ve sigara içenler artık zayıf insanlar olarak görülüyorlar.
Sigaranın modern kadının veya güçlü erkeğin övünç kaynağı olduğu günler artık geride kaldı. Bugün herkes tiryakilerin bir nedenden dolayı sigara içmeyi sürdürdüklerini biliyor: Sigarayı bırakmayı başaramadıkları veya bırakmayı denemeye korktukları için. Tiryaki sosyal saygınlığının kalmadığını bürolarda uygulanan sigara yasağı, kamu yerlerindeki sigara içilmeyen bölümler, sigarayı bırakmış kişilerin bilgiçlik taslayarak yaptıkları saldırılar sayesinde her gün hissediyor. Tiryakinin davranışları giderek doğallığını yitiriyor. Son zamanlarda gençlik zamanımdan anımsadığım ama uzun bir süredir görmediğim durumlar yaşadım –örneğin küllük istemeye utanıp sigarasının külünü avucuna ya da çantasına döken tiryakiler.
Artık birçok tiryaki kendilerini frenledikleri için yemek aralarında sigara içmiyor. Birçoğu yalnızca oturdukları masadaki insanlardan özür dilemekle kalmıyor, bir de başka yerden şikâyet gelir mi diye etrafındaki masalara bakıyor. Batan gemiyi terk edenlerin sayısı her gün artarken daha hâlâ içinde olanlar sona kalacaklarından dolayı paniğe kapılmaya başlıyorlar.
SONA KALAN SİZ OLMAYIN!


Son sigara
Sigaraya başlamadan önceki zamana geri dönebilme şansına sahip hiçbir tiryaki bugünkü aklıyla ve bilgisiyle sigaraya başlamazdı. Aynı hiç sigaraya başlamamış gibi hissederek sigaradan kurtulmak istiyorsan hemen Allen Carr Türkiye Merkezini ara ve “ücretsiz” birebir bir sigara bıraktırma uzmanından bir randevu talep et

Spor ve sigara
SİGARASIZ SPOR NE DEMEKTİR?
Sigarasız Spor,
 Sporcuların, teknik heyetin, antrenörlerin ve çalışanların, sportif faaliyetler ve organizasyonlar sırasında tütün ürünleri kullanmamaları,
 Spor faaliyetlerine ve organizasyonlarına katılan taraftarların faaliyet süresince tütün ürünleri kullanmamaları ve pasif içiciliğe maruz kalmamaları,
 Spor faaliyetleri ve organizasyonları yapılan yerlerde tütün ürünlerinin sponsorluk, satış ve pazarlamasının yapılmaması demektir.
NEDEN SİGARASIZ SPOR?
Sigaranın insan sağlığına zarar verdiği artık tartışılmaz bir gerçektir. Tüm dünyadaki spor kulüpleri ve sporcular sigaranın hem sağlıklarına, hem vizyonlarına, hem de değerlerine zarar verdiğinin farkındadırlar. Sigara sporun varlık sebebine tamamen aykırıdır!
Özellikle son yüzyılın en çok ilgi gören spor dalı olan futbolun sigarayla tüm bağlarını koparması artık nedeyse zorunludur.
Futbolun neden sigarasız olması gerektiğinin pek çok sebebi vardır:

 Sporcuları, çalışanları, taraftarları pasif içicilikten korumak,
 Spor ile sigara arasındaki tezat ilişkiyi sonlandırmak,
 Sağlıklı bir spor ortamı yaratmak
 Gençlerin sigaraya başlamasını önlemek,
 Sigara içenleri bırakmaları yönünde cesaretlendirmek,
 Lider profildeki spor insanlarının doğru model olmalarını sağlamak,
 Sporun içindeki herkesin sağlığının önemli olduğu mesajını vurgulamak.
Dünyada günde ortalama 15 milyar sigara satılır; bu dakikada 10 milyon sigara demektir!
Satışların bir bölümü spor imajına ciddi zarar verir çünkü sigara firmaları bazı spor kulüplerinin sponsorluğunu yaparak bu satışları gerçekleştirir.
Sigara firmaları spor aktivitelerinin sponsorluğunu yaparak sigaraya olumlu bir imaj yaratmaya çalışır, tabi sporun imajını zedeleyerek!

Ş
Şarkılarda sigara
“Son bir sigara içelim sonra git gideceksen..”,
“benim en iyi dostum içkim sigaram onlar da terk ederdi olmasa param..”, “oooo oooo mastika mastika, ooooo oooo sigarası marlbora..”
“sigaramın dumanı altında yana yana en sonunda küüüül oldum.”,
“yak bi sigara sende düşlerin içinde pembe,yak bi sigara sende elbet gülecek yüzlere, yak bi sigara sende dumanı ruhum olsun,yak bi sigara sende kardeş hayal gerçek olsun”,
“İçtigim şaraptı hayalin , yakar 1 cigara biterim dumanında bitip gideriim.. İçime seni cekerim of..”,
“kahvaltım anlamsızdı, ilk sigaram bile tatsızdı”,
“bitip tükenmez sigaram ciğerim nefessiz kalmış...”,
”ah bir ateş ver, sigaramı yakayım. Sen salın gel, ben boyuna bakayım.”
”yak bir sigara kül olsun dertler ucunda”
” sigaram gibisin en tutkulu keyfimsin”…
“son sigaramsın veremem ellere çekmeye kıyamam içime”..
”bak şimdi ne oldu kadehim boş bu son sigara bir seni bitiremedim içimdesin kadah kadeh duman duman..”
”anılarla doldu taştı boş odam andıkça kanadı içimde yaram bir hayalin vardı bir desigaram seni içtim durdum sabaha kadar ..”
”sigaramın yarısını ben içtim yarısını rüzgar yaramla oynama güzelim altında ateş var”
”geceler katran karası geceler ellerim tütün kokar gecelerde..”
”Bardağımdaki çay gibi ,Yudum yudum içtim seni, Sigaramda duman gibi
Ciğerime çektim seni..”
“ Sabahlar uzak, Bu sevda tuzak bana, Çok zaman geçti, Sabrım yok yarınlara
Kaçıncı hasret, Kaçıncı yalnızlığım, Sigaramın ucunda..”
Tanju Okan, Sezen Aksu, Şebnem Ferah, Harun Kolçak, Haluk levent, Yeşim Salkım, Kayahan ve ve ve. Hepsinin sigarayla ilgili maalesef söylediği bişeyler olmuş…

Şeker ve sigara
Sigaraların içersinde şeker oduğunu biliyor muydunuz? Hatta kakao, bal, şerbetler, şuruplar, vanilya.. neden mi sigaralarda bunlar var? Çünkü çocuklarımız sigarayı ilk denediklerinde tadını beğensinler diye! Sıgara şirketlerinin yeni hedef kitlesi ergenlik çağı öncesi çocuklar(kendi raporlarında alıntı!!). Türkiye’de sigaraya başlama yaşı 10’a düştü.
Tabi ki bu şekerli maddeler tütünü sadece daha içebilir hale getirmiyor. Özellikle tatlı maddeler dumana dönüşürken, yani yanarken çok yüksek derece kanserojen maddeler ortaya çıkıyor. Ayrica sigara içersindeki şeker ve diğer tatlandırıcılar sigara dumanınla doğrudan içorganlarımıza ulaşırken, tüm bu maddelerin bronşlarımızın en iç kısımlarına iyice yapışmasını sağlıyor.

Şirketlerde sigara bırakma seminerleri
İş yerlerinde geçerli olan “yeni” sigara yasaklarıyla birlikte özellikle İk bölümleri sigara sorununa çözüm aramakta. Yasaklar yanı sira, çalışanlarının sağlını ve çalışma verimliliğini ciddi anlamda tehlikeye atması yıllardır bilinen bir gerçekti. Ayrica sigara içenler ve içmeyenler arasında herzaman gizli bir çatışma konusudur.
Şirketlerde sigara sorununu bir bütün olarak ele alan, tüm yönetim kadrosuna danışmalık yapan ve sigara sorunu çözerken adım adım yol gösteren Allen Carr Uzmanları “sigarayı bırakmanın kolay yolu seminerlerinin” faydası aşağıda özetlediler..

Şirketlerde Allen Carr sigara bıraktırma seminerleri vermenin faydaları
1. Sigara yasaklarına uyum sürecinde yol gösterir,
2. Kurumunuza özel sigarasızlık politikası oluşturmanızı kolaylaştırır,
3. Sigarasız Kurum politikanızın kurum içi iletişimini doğru yönetmenizi sağlar,
4. Çalışanlarınızın sağlığını korur ve verimliliğini arttırır,
5. Sigaranın sebep olduğu çatışmaları azaltır ve kurumunuzda daha olumlu bir çalışma ortamı yaratır,
6. 21.yüzyıla yakışan olumlu kurum imajınızı güçlendirir ve
7. Kurumunuza yüksek tasarruf sağlatır.





T
Tek bir sigara
Tek bir sigara içme düşüncesini aklınızdan çıkarın. O bir hayaldir.
Tek bir sigara, sigaraya başlamanıza yetti.
Zor durumlarda destek, özel anlarda ödül görevi göreceğini zannettiğimiz tek bir sigara, sigarayı bırakma girişimlerinin çoğunu başarısızlığa sürükler.
Tek bir sigara, bağımlılığından kurtulmayı başarmış insanları tekrar tuzağa düşürür. İnsan bazen artık sigaraya gereksinim duymadığını kanıtlamak ister ve kanıtlar. Sigaranın tadı o kadar iğrenç gelir ki, bir daha bağımlılık kazanmayacağını sanır, oysa kazanmıştır bile.
Tek bir özel sigaranın düşüncesi bile tiryakileri çoğunlukla sigarayı bırakma isteğinden alıkoyar –sabah ilk sigara veya yemek sonrasıiçilen-
“Tek bir sigara” diye bir şey olmadığını aklınızdan çıkarmayın. Sigara içmek zincirleme bir olaydır, siz kesmezseniz yaşamınız boyunca devam eder.
Sigarayı bırakmış insanların bazıları bu tek bir sigara efsanesi yüzünden yakınır dururlar. Ara sıra içilen sigara ya da paket diye bir şey olmadığı düşüncesini benimseyin –o yalnızca bir hayaldir. Sigara içmeyi düşündüğünüzde aklınıza kendinize ruhsal ve fiziksel olarak zarar verme, sigaranın esiri olma ve ömür boyu pis bir ağız kokusuyla dolaşma hakkına kavuşmak için bir servet harcayarak geçirdiğiniz pis yaşamı getirin.
Ne yazık ki o sigara gibi, iyi ve kötü zamanlarda destek veya zevk olarak kullanabileceğimiz başka bir şey yok. Ama lütfen aklınızdan çıkarmayın: sigaranın böyle bir hüneri yoktur. Bu felaketi ya yaşamınız boyunca çekersiniz ya da hiç çekmezsiniz. Çok güzel badem tadı var diye siyanür içmeyi düşünmezsiniz bile; arada bir içilen sigara ya da puro düşüncesi ile kendinize eziyet etmeyi bırakın artık.
Bir tiryakiye, “Bağımlılık kazanmadan önceki zamana dönme şansınız olsaydı tekrar sigaraya başlar mıydınız?” diye sorduğunuzda, “Şaka yapıyor olmalısınız,” yanıtını alırsınız. Oysa tiryakiler yaşamlarının her günü bu seçim şansına sahiptirler. Peki neden doğru kararı veremezler? Çünkü korkarlar. Bırakamamaktan veya yaşamın sigarasız eskisi gibi olmayacağından korkarlar.
Kendinizi aldatmayı bırakın. Başarırsınız. Herkes başarır. Tahmin edemeyeceğiniz kadar basittir.
Olayı daha da basitleştimek için anlamanız gereken bazı temel noktalar var.
1. Vazgeçmeniz gereken hiçbir şey yok. Sadece
kazanacağınız bir sürü güzel şey var.
2. Tek bir sigara düşüncesini aklınızdan çıkarın. Öyle bir
şey yok. Yalnızca pislik ve hastalık dolu bir yaşam var.
3. Sizin başkalarından hiçbir farkınız yok. Her tiryaki
sigarayı kolaylıkla bırakabilir.
Pek çok sigara içicisi, kendilerinin ağır tiryaki, yada bağımlı bir kişiliğe sahip olduklarına inanırlar. Size garanti ederim böyle bir şey yoktur. Hiç kimse tuzağa düşmeden önce sigara içmek zorunda değildir. Sizi tuzağa düşüren uyuşturucu maddedir, kişiliğiniz yada karakteriniz değil. İşte uyuşturucuların etkisi, sizin bağımlı bir kişiliğiniz olduğunu zannettirir. Bu yüzden bu yanlış inançtan derhal kurtulmanız gerekir!

Trafikte sigara
Bir sonraki yolculuğunuzda lütfen iyice bakın! Özellikle trafik sıkıştığı zaman iyice gözlemleyin! Etrafınızdaki tüm arabalarda sigara içenlerde var içmeyenler de. Gerçekten sigara içilen arabalarda rahatlamış, acaip eğlenen, sigarasında kayif alan kişiler var mı? Ve sigara içilmeyen arabalarda sinirli, gergin, sıkılmış kişiler mi var? Yoksa tam tersi mi
Hani hep derler ya sigara içmek rahatlatır, keyiflidir v.s.


Türk gibi sigara içmek
Bir çok ülkede “çok sigara içer bunlar” diye adımız çıkmıştı. Hatta bir çok dilde “türk gibi sigara içmek” diye bir deyim vardır. Adımız çıka çıka bununla çıkmişti, neyse ki bu değişen sigara yasaları imajımızı değiştirdi! Dünya basını Türkiye’deki sigara yasaklarını şaşkınlıkla takip ve takdir ediyor!


U
Uçakta sigara içmek
Sakın uçakta sigara içmeye kalkmayın!! Pilot uçağa dünyanın herhangi bir havaalanında indirip sizi bu suçtan dolayı uçaktan indirme hakkına sahiptir!


Uyku ve sigara
Araştırma sonuçlarına göre sigara içen kişilerin uyku kalitesi daha düşüktür ve sigara içenler günlerine daha az dinlenmiş başlarlar. Bunun birincil sebebi olarak sigaraların içersinde bulunun nikotindir.
Sigara içenlerin hayatı çok da kolay değil- içtikleri her sigarayla birlikte kanser olma ve kalp- damar rahatsızlığına yakalanma riski oldukça yüksek iken bir de bağışıklık sistemleri çökmüş durumdadır.
Şimdi araştırmacı bilim adamı Nareh Punjabi ve ekibi (John Hopkins Üniversitesi, Baltimore) sigarayı acilen bırakmak için bir önemli sebep daha sunmaktadırlar: sigara içenler uyku bozukluğu yaşarlar. Sigara içen kişiler derin uykuya geçemezler veya çok zorlanırlar ve böylece sabah daha yorgun uyanırlar.
Araştırmaya katılan kişilerin uyku sırasında sadece beyin dalgaları değil, ayrıca nefesleri, kan dolaşımı, kalp atış sayımı, kas ve göz hareketleri ölçülmüştür. Bir diğer katılım şartı da sigara dışında herhangi başka bir madde/ilaç v.s. kullanmamaları olmuştur
Tüm ölçüm sonuçlarında sigra içenler ve sigara içmeyenler arasında ciddi farklılıklar görülmüştür. Sigara içenlerde görülen sonuçların direk çok güçlü bir zehir olan nikotin ile açıklanmaktadır. Ü
Ülkemizde de büyük oranda uyku bozuklukları yaşayan insanların olduğu bilinmektedir. Bu kişilerin uyku ilaçları kullanımına geçmeden önce sigarayı bırakmaları daha etkili bir sonuç verebilir (tabi sigara içiyorlarsa veya sigara dumanına mahruz kalıyorlarsa)

V
Veliler sigara bırakıyor
Bazı konuları çocuklarımızla konuşmak çok zordur, örn. uyuşturucu, alkol, sigara veya cinsellik. Bu zorlanma hatta konuşmaktan kaçınmamıza bile sebep olur.
Halbuki araştırma sonuçlarına bakıldığında, bu konuları doğru, bilinçli ve samimi konuşabilen ailelerin çocukları bu konularda sorun yaşamalarını yarı yarıya indiriyor.
Ve ne kadar sık ve erken konuşulursa o kadar da etkili olduğu biliniyor.
Önümüzdeki haftalarda hepimizi ilgilendiren önemli bir konuyu ele almaya başlayacağız: Sigara.

Sigara konusu neden bu kadar önemli?

 Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünyada en büyük sağlık sorunun Sigara olduğunu ilan etmiştir.
 Dünyada her yıl 4 milyon insan sigaradan hayatını kaybediyor. Eğer, gerekli önlemler alınmazsa bu sayı, önümüzdeki 20 yılda 10 milyona çıkacak.
 Türkiye’de 100.000 insanımızı her yıl erken yaşlarda sigaraya kurban veriyoruz,
 Her bir sigaranın içinde 350’den fazla zehir bulunmaktadır, Sigara yandığı an bu sayı 4000’e çıkar,
 Ağır uyuşturucu kullanan kişilerin %99 sigarayla başlarlar, dolaysıyla çocuğunuzu sigaradan korursanız, onları daha farklı uyuşturucu kullanmamaları için de %99 korumuş olursunuz,
 Sigaraya başlama yaşı 11’e düştü.
 Çocukların günde yarım paket sigara içerek gelişmesinde görecekleri zarar bir nüklear reaktörün dibinde yaşamasından 1000kat daha fazladır
 Sigara içicilerin %82 si bu bağımlılıktan kurtulmak ister,
 Sigara içicilerin sadece %10’u 20 yaş üstü sigaraya başlar,
 Günde ortalama 600 çocuk sigarayı dener, ve deneyen her üçüncü sigara bağımlılığından dolayı ölür.

Sigara gibi önemli bir konunun okul ve aile içersinde en doğru ve etkili bir şekilde ele alınması amacıyla Allen Carr Türkiye Merkezinden profesyonel destek alabilirisiniz. Bildiklerini sadece teoride değil 25 yıldır pratikte her gün uygulayan uzmanlar tarafından hazırlanmış bu Proje tüm öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi ve anne babaları biligilendirecek ve bilinçlendirecektir.

Yetişkinler olarak hepimizin çocuklarla sigara arasındaki en güçlü duvar olduğumuz bilincine varmamız, bu konuda sorumluluk almamız ve bilinçli davranmamız bu projenin temel hedefidir.

Vergi ve sigara
ANKARA - Maliye Bakanlığı, vergi gelirleri hedefini yakalamaya yönelik olarak sigaradan alınan vergileri yeniden düzenledi. Sigaranın içindeki Türk tütünü miktarına göre alınan sabit vergiden vazgeçilerek, yüzde 58’lik nispi vergi ve 1.2 YTL’lik alt sınır getirildi. Maliye Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, tütün içeren sigaralara yüzde 58 oranında nispi verginin yanı sıra 0.06 YTL/adet maktu vergi de uygulanacak. Vergi artışıyla piyasada 1.5 YTL’nin altında sigara kalmayacak.
Not: Yeni vergilerle beklenilen gelir hedefi ne kadar tahmin edin?
Bu düzenlemelerle 2 katrilyonluk ek kaynak yaratılacağı hesaplanmıştı.

Y
Yakmadan ucunu sigara içmek
Sigara içenlerden sık sık duyarız:
“benim sigara olayım dudak tiryakiliği..yokyok ben bağımlı falan değilim, benimki el alışkanlığı..”
“peki, o zaman senin sigarayla bir sorunun yok! Elinde veya ağızında istediğin kadar tutabilirsin, sigaranın ucunu yakmadığın sürece sorun yok”.

Sizce sigara içen birisi bu öneriği uygalar mı? Tabi ki hayır! Çünkü sigara içmek el veya dudak alışkanlığı olduğu için yapılan bişey değil! Sigara sorunu herzaman nikotin bağımlılığıdır..Nikotin bağımlılığı ise cidde bir hastalık. Ciddi bir hastalığın iyileşmesi için de profesyonel destek almak iyi olacaktır.

“Yarın sigarayı bırakacağım”
Tüm tiryakiler aslında sigarayı bırakmak ister. Ancak “bugün” değil, “bir” gün
Şu tatil geçsin, şu proje tamamnlansın, annemin tedavisi tamamlansın, çocuğun okul işi hal olsun, bayram sonrası inşallah…
Erteleriz çünkü hayat “onsuz”-sigarasız- daha zor ve daha keyifsiz olacak diye korkarız!
Ve bu yüzden sigarayı bırakacağımız o doğru gün hiçbir zaman gelmez.
Ne olur sigara içtiğiniz yılların sayısına bakın! Ve artık ertelemeyi bırakın. Doğru yöntemle bırakırsanız hayatınızın “onsuz” çok daha güzel olduğunu yaşayacaksınız.

“Yatmadan sigar içmezsem uyuyamam”
Lütfen “Uyku ve Sigara” yazısına bakınız..


Yeşilay sigara bıraktırıyor
Türkiye Yeşilay Cemiyeti, mart ayının ilk haftası kutlanan Yeşilay Haftası’nda, “bir sigara da sen bıraktır” sloganıyla kurumlar için başlatacağı kampanyada, işe alımlarda sigara kullanmayan adaylara öncelik tanınması yönünde çağrıda bulundu.
İSTANBUL - Türkiye Yeşilay Cemiyetinden yapılan açıklamada, yeni başlatılan kampanyada, iş için kurumlara başvuruda bulunan eşit düzeydeki adaylardan sigara kullanmayanlara öncelik tanınmasının teklif edileceği kaydedilerek, ruh ve beden sağlığı yerinde olan, zararlı alışkanlıkları bulunmayan insanların çalıştıkları kurumların, daha yüksek kalite ve verimle iş ürettikleri, bu kurumlarda hem zaman kaybının önlendiği, hem de ekonomik kayıpların asgariye indiği ifade edildi.
Açıklamada, kampanyanın yaygınlaşması halinde, sigaraya meyilli üniversite gençliğinin ileride iş bulmakta zorlanacağı hissine kapılarak bu alışkanlıktan uzak duracağı, sigara kullananların da ilgili yasa yürürlüğe girdikten sonra kapalı mekanlarda içemeyecek olmalarından dolayı bırakma arayışlarına girecekleri belirtilerek, kampanya için başta kamu kurumları olmak üzere özel sektörden destek beklendiği bildirildi.

Yeşilay, kampanya ile Sağlık Bakanlığıyla birlikte yürütülen Ulusal Tütün Kontrol Programına destek olmayı, Türkiye’de 2010 yılına kadar 15 yaş altı çocuklarda ve gençlerde sigara kullanımını yüzde 0’a indirmeyi ve toplumun yüzde 80’inde ise sigara karşıtı bir tutum oluşturmayı amaçlıyor.




Yılbaşı gecesi sigarayı sakın bırakma!
31 Aralık gecesi dünyanın heryerinde milyonlarca insan son sigarası olmasını ümit ettiği sigarayı “ağlayarak” söndürür. Tabi ki 1 ocak sabahına kadar. Hiçbir hazırlık yapmadan sadece “özel bir gün” diye sigarayı bırakmaya kalkın. Bakalım o günün “özel” olması, sizi sigaradan nasıl kurtaracak?



Z
Zaman ve Sigara
Hiçbir işinize yaramadığı ve hiçbir fayda sağlamadığı yüzünden sigarayı bırakmak için doğru zamanın şimdi olduğu gün gibi ortada, fakat bu gerçek bir yana ben zamanlamanın önemli olduğuna inanıyorum. Toplumumuz sigaraya düşüncesizce sanki sağlığınıza zarar verebilen birazcık tatsız bir alışkanlık olarak bakıyor. Ama öyle değil. Sigara bir uyuşturucu madde bağımlılığı, bir hastalık ve Batı toplumunda bir numaralı ölüm nedenidir. Çoğu tiryakinin hayatında başlarına gelen en kötü şey bu iğrenç nesneye bağımlılık kazanmalarıdır. Bağımlı olmaya devam ederlerse başlarına korkunç şeyler gelir. Kendinize doğru dürüst bir iyileşme şansı verebilmek açısından zamanlama önemlidir.
Öncelikle sigaranın sizin için hangi zamanlarda ve durumlarda önemli olduğunu bir düşünün. Bir işadamıysanız ve sigaranın stresi giderdiği yanılgısı yüzünden sigara içiyorsanız yıllık izin gibi göreceli olarak boş olduğunuz bir anı seçin. Özellikle rahatlamak için veya canınız sıkıldığında sigara içiyorsanız bunun tam tersini yapın. Ne şekilde olursa olsun konuyu ciddi bir şekilde düşünüp bırakma girişiminizi yaşamınızın en önemli olayı haline getirmeniz gerekir.
Takviminizde yaklaşık üç haftalık bir süre arayın ve bu süre içinde sizi başarısızlığa itecek herhangi bir olay olup olmadığını göz önünde bulundurmaya çalışın. Düğün ya da bayram gibi olaylar, kendinizi buna göre hazırlayıp, bir şeylerden yoksun olduğunuz duygusuna kapılmadığınız takdirde sizi amacınızdan alıkoymaz. O zamana kadar sigarayı azaltmaya kalkışmayın, çünkü bu sizi yalnızca sigaranın bir keyif olduğu yanılgısına düşürür. O pis nesnelerden olabildiğince çok içmek size yardımcı bile olur. Son sigaranızı içerken özellikle kötü kokusuna ve tadına dikkat edin ve buna bir son verdiğinizde her şeyin ne kadar güzel olacağını düşünün.
NE YAPARSANIZ YAPIN, “ŞİMDİ DEĞİL, DAHA SONRA,” DEMEK VE OLAYI ERTELEMEK HATASINA DÜŞMEYİN. KENDİNİZE BİR PLAN YAPIN VE DÖRT GÖZLE BU PLANI UYGULAMAYI BEKLEMEYE BAŞLAYIN. Vazgeçtiğiniz hiçbir şey olmadığını, tam tersine yakında bir sürü güzel şeye kavuşacak olduğunuzu unutmayın.
Aslında en kolay yöntem, bırakmak için en zor zamanı –sık sık toplum içinde bulunacağınız, stresli, sıkıntılı ya da konsantre olmanız gereken bir zamanı– seçmektir. Kendinize en kötü durumlarda bile sigarasız kalarak yaşamdan zevk alabileceğinizi kanıtladığınız an diğer her durum çocuk oyuncağı gibi gelecektir. Fakat size bunu kesin bir talimatmış gibi söylersem sigarayı bırakmaya kalkışır mısınız acaba?
Kendinize aşağıdaki soruları sorun.
İlk sigaranızı içtiğiniz zaman yaşamınızın geri kalan kısmını her gün, bütün gün, hiç durmaksızın sigara içerek geçirmeye gerçekten karar verdiniz mi?

TABİİ Kİ HAYIR!

Yaşamınızın gerisini her gün sürekli sigara içerek mi geçireceksiniz?

TABİİ Kİ HAYIR!

Peki, ne zaman bırakacaksınız? Yarın? Önünüzdeki yıl? Ondan sonraki yıl?
Bağımlılık kazandığınızı fark ettiğinizden beri kendinize sorduğunuz soru bu değil midir? Bir gün uyanıp artık sigara içmek istemeyeceğinizi mi umuyorsunuz? Kendinizi aldatmayı bırakın. Uyuşturucu madde bağımlılığı giderek azalmaz, artar. Yarın daha kolay olacağını sanıyorsanız hâlâ kendinizi aldatıyorsunuz. Bugün başaramazsanız yarın neden daha kolay olsun ki? Ölümcül bir hastalığa yakalanana kadar bekleyecek misiniz? Bunun hiçbir anlamı yok.
Olaya bir de şöyle bakın. Yaşamınızın sonuna dek bu tuzağın esiri olmamaya karar verdiniz. Kolay da olsa güç de olsa kendinizi bir zaman bu tuzaktan kurtarmanız gerekir. Sigara içmek ne bir alışkanlık ne de bir zevktir. Bir uyuşturucu bağımlılığı ve bir hastalıktır. Yarın bırakmanın daha kolay değil daha güç olacağını saptadık. Zamanla kötüye giden bir hastalığı HEMEN tedavi etmek gerekir –ya da elinizden geldiği kadar çabuk. Yaşamımızın her haftasının ne kadar çabuk gelip geçtiğini düşünseniz yeter, daha fazla bir şey söylemeye gerek yok.


Zararlarını bile bile sigara içmek
Sigaranın sağlığımıza verdiği zararın korkusu aslında bize sigarayı bıraktıracak bir etken olması gerekirdi, değil mi?
Mantık sahibi aklımız “Bırak şu illeti artık. Bak kendini öldürüyorsun, aptal mısın?” der. Fakat aslında bu bir bakıma işimizi daha da güçleştirir.
Sigarayı, örneğin sinirli veya heyecanlı olduğumuz zamanlarda içeriz. Sigara içen birine sigaranın kendisini öldüreceğini söyleyin, ilk yapacağı şey bir sigara yakmak olur.
Buna en çarpıcı örnek İngiltere’nin ünlü kanser tedavi merkezi Royal Marsden Hastanesi’dir. Hastanenin önünde, ülkedeki diğer herhangi bir hastanenin önündekinden daha fazla izmarit vardır, kanserli hastalarını ziyarete gelen sigara içicileri, odayı terk ettikten sonra ilk yaptıkları şey, farkında olmadan bir sigara yakmaktır.
Sigaranın sağlımıza verdiği zaraları bilmek bugüne kadar sigarayı bırakabilmeniz için hiçbir işe yaramamasının iki sebebi vardır:
1. Tiryakiler sigaranın sağlık açısından yarattığı risklerin bilincinde olduklarını düşünürler ama bu doğru değildir.
2. Bu bildiklerini de zaten düşünmezler veya görmezden gelirler.
Bu hemen herkes için geçerlidir. Kafamızda her an bir patlama olmasını beklerken ve bu işin sonuçlarına katlanmaya hazır olduğumuza inanırken yalnızca kendinimizi aldatırız.
Paketinizden bir sonraki sigaranızı aldığınızda kırmızı bir lamba yansa ve uyarı sesi, “Evet, bu sigara bardağı taşıran son damla olacak. Şansın varmış, olacaklar hakkında önceden uyarılıyorsun. Şimdiye kadar ucuz atlattın fakat tek bir tane daha sigara içersen beynin uçacak!” deseydi ne olurdu sizce? Hemen bir sigaraya uzanırdınız!
Yanıt konusunda kuşkunuz varsa trafiğin yoğun olduğu bir anayola çıkın, gözleriniz kapalı olarak kenarda durun ve sigarayı bırakmakla gözleriniz kapalı bir şekilde bu yolu karşıdan karşıya geçmek arasında bir seçim yapmak zorunda olduğunuzu düşünün.
Nasıl bir seçim yapacağınız konusunda hiç kuşku yok.

Her tiryakinin yaşamı boyunca yaptığı: bir sabah uyanıp sigaradan nefret etme umuduyla gerçekleri gözmezlikten gelirler. Tiryakiler sigaranın sağlık açısından yarattığı riskleri düşünmezler, düşünseler “alışkanlığın” keyfini çıkarma yanılsaması dahi kalmaz.
Böylece şok etkisi yaratan sigara karşıtı kampanya filmlerin neden bu kadar başarısız olduğu açıklanmış oluyor. Çünkü bu filmleri sigara içmeyen insanlar seyredebiliyor ancak. Bu aynı zamanda tiryakilerin günde kırk tane sigara içen ve seksen yaşına gelen amcalarını neden anımsayıp nikotin yüzünden genç yaşlarında ölen binlerce insanı umursamadıklarını açıklar.

Tiryakilerin bir otobüs altında kalma olasılığı yüzbinlerde bir olduğu halde bu konuda çok dikkatlidirler. Oysa sağlığa zarar verme olasılığı neredeyse kesin olan nikotinin riskine hiç aldırmadan katlanır ve bu zararları görmezlikten gelirler. Ünlü bir İngiliz golf oyuncusu, uçaktan korktuğu için Amerika’daki turnuvalara katılmazdı ama golf sahasına birbiri ardına sigara içerek çıkardı. Ne garip değil mi? Uçağın düşme olasılığı yüzbinlerde birken ufak bir teknik arızadan kuşkulanıp uçağa binmekten korkarız fakat sigaranın dörtte bir oranındaki yüksek riskini umursamadan göze alırız.

Sigara hakkındaki yaygın başka bir efsane de sigara öksürüğüdür.
Sigara içen gençlerin çoğu öksürmedikleri için sağlıkları açısından endişe etmezler. Aslında durum tam tersidir. Öksürük yabancı maddeleri akciğerlerden dışarı atan doğal bir güvenlik sistemidir. Öksürüğün kendisi bir hastalık değil yalnızca bir belirtidir. Sigara içenler ciğerlerindeki kansere yol açan katran dolu zehirli maddeleri dışarıya atmak için öksürürler.
Şöyle bir düşünün. Güzel bir arabanız olsa ve bu arabayı hiç acımadan paslanmaya bıraksanız yakında bir pas yığını olup işinize yaramayacak hale geleceğinden aptallık etmiş olursunuz. Yine de bu yüzden dünyanın sonu gelmez; paranız varsa yeni bir tane alırsınız. Bedeniniz sizi yaşamınız boyunca taşıyan araçtır. Hepimiz sağlığın en önemli nimet olduğunu düşünürüz. Bunun ne kadar önemli olduğunu bütün hasta milyarderler onaylayabilirler. Çoğumuz geçmişte yaşadığımız bir hastalık ya da kaza süresince iyileşmek için çok dua etmişizdir. (NE ÇABUK UNUTURUZ.) Sigara içen biri olarak elinizde bir tek olan ve yaşam için gereksinim duyduğunuz aracınızı paslanmaya bırakmakla yetinmiyor aynı zamanda sistemli bir şekilde yok ediyorsunuz.
Aklınızı başınıza toplayın! Kimse sizi sigara içmeye zorlamaz. Unutmayın: SİGARANIN SİZE HİÇBİR YARARI YOKTUR.
Başınızı bir dakikalığına gömdüğünüz kumdan çıkarın ve kendinize sorun, bundan sonra içeceğiniz ilk sigaranın vücudunuzda kansere yol açacağını kesin olarak bilseniz o sigarayı içer misiniz?
Hastalığın kendisini unutun (biraz zor ama) gözünüzün önüne bir kanser kliniğine gittiğinizi ve o korkunç testlere girdiğinizi getirmeye çalışın – ışın tedavisi vs. Artık yaşamınızın geri kalan kısmını değil ölümünüzü planlamaya başlıyorsunuz. Ailenize ve sevdiklerinize ne olacak, hayallerinize ve planlarınıza ne olacak?
Sık sık kansere yakalanmış insanlar görürüz. Kendilerinin başına geleceğini hiç düşünmemişlerdir. İşin en acı veren yanı kanserin kendisinden çok, insanın kansere kendisi yüzünden yakalndığını bilmesidir.

Sigara içtiğimiz sürece hep, ”Yarın bırakacağım,” deriz. Kendinizi sonunda gerçekten bırakan insanların yerine koymaya çalışın. Sigarayı gerçek haliyle görür ve yaşamlarının gerisini, “Neden kendimi bu kadar zaman sigara içmek zorunda hissetmişim? Keşke zamanı geriye alabilsem!” diyerek geçirirler.
Sigaranın sağlığa verdiği zararlar hakkında birçok istatistik yapıldı. Fakat tiryakiler sigarayı bırakmaya karar vermedikleri sürece bunlarla ilgilenmezler. Yasal olarak zorunlu olan uyarı yazısı da bir zaman kaybıdır, çünkü insanlar büyük bir umursamazlıkla o yazıyı okumazlar, yanlışlıkla okuduklarında bile ilk yaptıkları şey bir sigara yakmak olur.
Tiryakiler tıpkı bir mayına basmak gibi sigaranın da bazı insanların sağlığına zarar verip bazılarınınkine vermediğini sanırlar. Şunu aklınızdan çıkarmayın: her sigara nefesinde –şu anda sigara içiyorsanız– içinize kansere yol açan katranlı maddeler çekiyor ve ciğerlerinizi bunlarla dolduruyorsunuz. Nikotinin yol açtığı en kötü hastalık kanser değildir –daha kalp hastalıkları, atardamar sertleşmesi, amfizem, anjin, tromboz, kronik bronşit ve astım var.
Tiryakiler bir de sigaranın korkunç etkilerinin abartıldığı yanılgısına düşerler. Tam tersine. Sigaranın bir numaralı ölüm nedeni olduğuna hiç kuşku yoktur. Sigaranın yol açtığı ya da kısmen etki ettiği birçok ölüm vakalarında sigara neden olarak gösterilmez ya da istatistiklere öyle geçmez.
Bazı tahminlere göre evlerde çıkan yangınların yüzde kırk dördü sigaradan kaynaklanıyormuş. Acaba insanın bir sigara yakmak için gözünü bir anlığına yoldan ayırdığı anda meydana gelen trafik kazaları ne kadardır?
Dikkatli araba kullananların bile başına gelmişdir: Araba kullanırken sigarayı yakmaya çalışırken birden o sigara düşer –hep de koltukların arasına düşer. Birçok tiryaki araba kullanırken aynı şeyi yapıyordur; bir eliyle yanan sigarayı ararken öbürü ile direksiyonu tutmaya çalışıyordur.
Beynimizi yıkayan o asılsız inançlar yüz katlı bir binadan düşen bir adamın mantığını benimsememize neden olur. Düşerken ellinci katta, “Şimdilik daha bir şey yok” dediği duyulur. Şimdiye kadar bir şey olmadı diye bir sonraki sigarada da olmayacak diye düşünürüz.
Olaya bir de tersten bakmaya çalışın. “Sigara içmek” yaşam boyu süren bir zincirdir ve her sigara bir diğerini istetir. Sigaraya başladığınızda ucunda bomba olan bir ipi ateşlemiş olursunuz yalnız İPİN NE KADAR UZUN OLDUĞUNU BİLEMEZSİNİZ ve her içtiğiniz sigara ile bombaya bir adım daha yaklaşmış olursunuz. BOMBANIN İÇTİĞİNİZ BİR SONRAKİ SİGARA İLE PATLAMAYACAĞINI NEREDEN BİLİYORSUNUZ?


businness card, magnetic business card, plastic business card, FC PRINT
SEO, Arama motorlari optimizasyonu, seo uzmani, arama motoruna kayit
SEO, SEO consultant, first page listing in google, get top listing in Google
Sigara birakma merkezi, sigara birakma yontemleri, sigarayi birak
Web alani, web hosting, alan adi domain name, limitsiz web alani, limitsiz trafik
link ekle, site ekle, sosyal siteler ile aninda ucretsiz
SEO, Arama motorlari optimizasyonu, seo uzmani, arama motoruna kayit
Silindir Karton Kutu Üretimi, ambalaj,yuvarlak kutu
Karton, Metal, Plastik Kapakli KUTU, Çorap Parfüm Postüp Hediye Sarap
afis kutusu, ambalaj,baskili postüp kutusu,bumerang kutu,çikolata kutusu,diploma
Grapol; Solid Surface, Acrylic, Akrilik, Corian, Du Pont, LG, Samsung, Mutfak, Tezgah, Banyo, Evye, Lavabo
Sohbet, chat, Sohbet Odalari, Bayan Arkadas, Bedava Sohbet,Chat Sohbet
Posture support, posture support brace, back pain, back support brace
crate, hire, crate hire, rent a crate, office relocation, moving house, cardboard boxes, internal relocation
Oyun, oyun oyna, okey, batak, tavla,101, king, bric
tshirt, parfum, ic camasiri, kot, jean, miss sixty
businness card, magnetic business card, plastic business card,printed stationery
Vize, ingiltere vizesi, ankara antlasmasi, vize danismanligi, ogrenci vizesi, ticari vize
swine flu, flu, flue, pandemic flu, swine influenza, A H1N1
okey, okey oyna, okey oyun, okey oyunu, okey salon, okey salonu, online okey, okey oyunlari, okey indir, bedava okey
bebek odasi, bebek mobilyasi, çocuk odasi, çocuk mobilyasi, bebek karyolasi, bebek odasi aksesuarlari, bebek yatagi, bebek besigi
Sigara, sigarayi birak, sigarayi birakmak, sigara birakma merkezi, sigara birakma yontemleri, sigara birakmak